Merkür Balık Burcunda Retro (17 Şubat-10 Mart 2020)

Nostalji, geçmiş, hatıralar, anılar….

Adama/adanma, kurban/kurtarıcı, bağlılık/bağımlılık ayartma/ayartılma, kandırma/kandırılma vakaları ile ilgili temaları gündeme getiren bir retro yaşayacağız. Aşağı yukarı geçen yıl Mart ayı ile benzerlik gösterse de bu yıl gerçekleşecek olan Merkür retrolarının çoğu karmik evlerde gerçekleşeceğinden ve Oğlak stelyumu ile birlikte Yengeç KAD’den açı alacağından önemli.

17 Şubat’ta başlayan Retro 10 Mart’a kadar etkisini sürdürecek +/- 4 gün sapmayla birlikte ilgili tarihler geçmişle hesaplarımızı kapatmamıza vesile olacak karmik deneyimler taşıyabilir. Gerileme Balık burcunda başlasa da yücelim yöneticisi olan Kova burcunda son bulacak arkadaşlar. İlk dönemde kafa karışıklığı yaratan süreç, Merkür dahilerin burcu Kova’ya geçtikten sonra yerini daha mantıkçı bir enerjiye bırakacak. Özgürleşeceğiz, tortuları temizleyeceğiz, hayatın kurban/kurtarıcı düzleminden bakılmayacak kadar sistemli olduğunu fark edeceğiz.

Balık bilinci sonları, geçmişi, tamamlanmayı, geri çekilmeyi temsil eder. Merkür burda ait olmadığı topraklarda olduğundan çok verimli çalışmaz. Ancak her şeyin bir nedeni olduğu gibi Balık Merkür seyirlerinin de çok ciddi bir zenginliği vardır arkadaşlar.

Bilinçaltını açan bir vazife görür Merkür burada. Sakladıklarınızı, biriktirdiklerinizi bir düşünün.

Bir bilgisayarınız varsa onun belli bir kapasitesi vardır ve o kapasitenin üzerinde veriyi saklayamazsınız bellekte. Bunun için dönem dönem yer açmanız gerekir. Miyadı dolmuş, artık işe yaramayan verileri silmeniz gerekir. Balık bırakmayı bilmez, bu anlamda Yengeç’le benzerlik gösterir, yaşanmışlıkları, anıları, anları, korkuları, fobileri biriktirir durur. Gel gelelim bilinçaltımızın da belli bir kapasitesi var. İşte Balık ve Akrep ve Yengeç Retroları belleğimizde yer kaplayan ve artık bize faydası olmayan, bilgeliğini edinmemiz gereken kavramları ortaya çıkarıp, bir nevi ayıklattırma yapmaya vesile olacak eşzamanlılıkları taşıyacak.

Aşırı yüklendiğinizde, olmazı oldurmaya çalıştığınızdan bilgisayarınızı yakarsınız!

Tuttuğunuz modası geçmiş her veri aslında ihtiyacınız olan gerçek veriyi sizden uzaklaştıracaktır arkadaşlar. Bu retro yer aç diyor bilinçaltında, hayatında….

Hayatınızda bir eksik varsa, ona yer açıp açmadığınıza bakın! Evren boşluk sevmez illa ki doldurur. Eksikliğini hissettiğiniz şey ne ise onun için gerekli boş alan yaratın. Eksik var ancak yer yoksa fazlalıklara bir göz gezdirin. Muhakkak ki hayatınızda gereksiz bir kalabalık vardır. Buldunuz mu? Hah işte bulduysanız, hemen çöpe atmayın :) Neden bu kadar tuttuğunuzu görmeye çalışın. Bulun demiyorum zira o gözünüzün önündedir de sizin gözünüzü bi kapamışlığınız vardır.

O fazlalığı orada tutmanıza sebep olan ne? Kendinize güvensizliğiniz mi? Tutkunuz mu? Sabit fikirliliğiniz mi? Değersizliğiniz mi? Egonuz mu?  Bağımlılığınız mı? bunu tespit edin ve ondan sonra o fazlalığı ahlaklı bir şekilde hayatınızdan çıkarmak üzere çalışın. Öyle attım gitti demekle olmaz :) Kaybettim diyorsanız, aldığınız dersi de kaybetmeyin zira onu da kaybederseniz evrensel sistem aynı dersten tekrar sınava çekecektir sizi unutmayın….

Önce olanı kabul edin. Sonra neleri yapmakta dozu aştığınıza, neleri ise ısrarla yapmak istemediğinize bakın. Karşınızdaki kişi, iş ya da kavramı hayatınızın merkezine oturtup, kendinizden mi vazgeçtiniz? Esas olan hizmettir dediniz de başkalarına hizmetten kendinize hizmeti mi unuttunuz? Karşınızdakinin yalan söylediğini bile bile kendinize inanmak için gerekçeler, sudan sebepler mi yarattınız? Yoksa kendi değersizliğinizle yüzleşmemek için höykürmekten başka bir şey yapmadınız mı? İyi niyeti suistimal etmeyi mi tercih ettiniz? Ya da kendisini suçlu hissettirmeye çalışıp durumdan beslenmeye mi çalıştınız?

Bunları bulup yolunuza devam edin. Ama her durumda hayatınızdaki fazlalıkları temizleyin! Bu fazlalık ister bir insan olsun, ister bir inanç, ister işle ilgili bir konu, ister bir tabu, ister bir içsel direnç fark etmez…. Yer açmak için önce bu fazlalıklardan arınmak zorundasınız! İşte bilincinizi yükseltecek olan, size şifa taşıyacak olan da budur…. fazlalıklardan arınmaktır…. Zaten bilinç hazır olmadan da yeniye yer açamazsınız, eskinin kopyasını yaşarsınız :)

Rüyalarınıza dikkat edin arkadaşlar. Şifalandırıcı rüyalar vizyonlar aktifleşecek. Geçmiş dönemdeki yaşanmışlıklarla ilgili vizyonlar görüyorsanız rüyalarınızda ya da reel eşzamanlıklarda; o deneyimle ilgili olarak ilgilenmeniz gereken durumlar vardır.

Bu dönemdeki eks aşkların dönme sebebi aslında budur arkadaşlar. Retrolar sorun olan yere dikkatimizi çeker. Bu bazen rüyalar bazen de reel eşzamanlılıklar aracılığıyla oluşur. O dikkatimizi çeken alan ya da gördüğümüz vizyon, bilinçli bir şekilde o dönemdeki deneyimden edindiğin yanlış bir tecrübeye dikkatini çekmek istiyordur. Ancak insan o an hatırladığı vizyon ya da gördüğü rüyanın gazıyla ‘’acaba seviyor muyum? arasam mı?’’ yanılgısına düşer. E birde kafa çorba olmuş :)))

Esasında o vizyon o deneyimi retroda aktifleştiriyorsa orada aldığın bir yarayı gündeme getirip iyileştirmeni istiyordur mesela. Yapılması gereken de kişilerle değil durumlarla ilgilenmek ;)

Yapılacak ilk adım belleklerinizde yer açmak arkadaşlar. Bunun için de çok kıymetli bir süreç var zira bol malzeme verecek bize. Shatabhisha nakshatrasını tarayacak Merkür. Şifacı bir takımyıldız çalışıyor arkadaşlar ve KAD etkisinde bir nakshatra olduğundan az önce üst satırlarda sıraladığım bu yolları takip edersek müthiş bir özgürlük duygusu da geliştirebilir, travmalarımızla yüzleşebilir dahası iyileştirebiliriz bilinçaltımızı. 3 Mart’a kadar Shatabhisha çalışıyor, 3 -18 Mart arası ise dhanistha.

Mars’ın Oğlak burcuna geçişini burada avantaja çevirebiliriz. 24-29 Şubat arası bu anlamda oldukça kıymetli enerjiler taşıyor. Doğru ayrıştırma yapabileceğimiz tarihler olarak karşımıza çıkmakta. Aynı tarihler Kad Yengeç’ten Merkür’e trine açı verecek. Anlamını abarttığımız, aşırılaştığımız kavramları ayan beyan ortaya çıkaran bir süreç olacak. Gerçeğiniz ne? Bunu bulmaya çalışın derim.

Bağlılık ile bağımlılık arasında; sahip çıkmakla sahip olmak arasında ince çizgiler vardır arkadaşlar. Bağımlılıklar insanı tüketen, yaratıcı enerjisini tıkayan bağlardır. Neye bağımlısınız? Ve daha kötüsü neden bağımlısınız?

Ortaya açıkça koyamadığınız şeyler bağımlılık geliştirmenize zemin hazırlar. Ortaya açıkça koymaktan çekindiğiniz ya da ortaya koyamadığınız ne? Bunu bulmadan bağımlılık tuzağından çıkamazsınız.

Ertelediklerin, unuttukların, bilinçli olarak reddettiklerin, kendi kendine uydurduğun bahanelerin, tembelliğin, kaçak dövüşmelerin, ufak hesapların hayat yolundaki esas rolünden uzaklaştırmış olabilir mi seni?

Şuana kadar ki bildiklerin ve bilgin doğrultusunda uyguladıkların hedeflediklerine/mutluluğa ulaştırdı mı seni? Bildiklerini ya da öğrendiklerini tekrar gözden geçirmeye var mısın? Dahası işin doğrusunu öğrenmeye ve öğrendiğini bundan sonra uygulayabilecek iradeye, cesarete, motivasyona ya da esnekliğe sahip misin?

Kabuğunu kırmaya, kendini fark etmeye, geriye değil ileriye gitmeye hazır mısın? Bunun için önündeki 25 günlük süreci iyi değerlendirmen gerekli. Geriden gelerek bugüne sızan küflerin ne kadarını temizlersen, yarını o kadar sağlam inşaa edersin.

Ufku rehber alıp, arşı görmeye çalışmak gerek. Bu retro, ufkunu bulanıklaştıran, yolunu kaybettiren şeyleri fark et, orayla işini bitir ki görüş açın genişlesin mesajı veriyor sanki.

Esen Kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen − ten =