4 Şubat 2015 Aslan Burcunda Dolunay

4 Şubat 2015 Çarşamba gecesi TS ile 01:10 civarı Aslan Burcunun 14 derecesinde bir Dolunay gerçekleşecek. Dolunay anı, 20 derece Akrep yükselirken, 20 derece Boğa alçalmakta. Güneş dördüncü, Ay ise 9.evde karşıtlık oluşturuyorlar. Ay Jüpiter ve Juno’yla kavuşurken, 5.evdeki Uranüs’le üçgen açı kuruyor. Ay ve Güneş’in Dolunay yöneticileriyle kurduğu ılımlı açılar, bomba gibi bir dolunaya hazırlandığımızın göstergesi gibi. Bu dönemde oluşan tamamlanmalar takibindeki yenilikler 28 Şubat – 9 Mart arasındaki süreç ile 17 Haziran – 27 Haziran arasındaki süreçte daha görünür, rahatlatır ve meyvelerini verir olacak.  Fakat esas değinmek istediğim konu bu değil :) Ay ve Güneşin de içinde bulunduğu bir boomerang açı kuruluyor. Astrolojiyi bilenler YOD açı kalıbını bilir.  Yaklaşık bir 10 gündür devam eden Jüpiter Pluto ve Mars/Venüs arasındaki YOD kalıbının dolunayla birlikte Boomerang açı kalıbına dönüşerek hayatımıza tamamlanmalar taşıması dolunayın önemli konusu…

Aşırılığın yolu bilgeliğe götürür denir hep. Ego büyümeden sönmez. Bir balon düşünün içindeki hava miktarı arttıkça balonun patlama olasılığıda kuvvetlenecektir. İşte bu dolunay Ego çözülememesi nedeniyle  aşırılaştığımız, hayale kapıldığımız, zorladığımız ve zorlandığımız karakteristik özelliklerimiz ve alışkanlıklarımıza projektörü tutacak. Birazcık gözüne fener tutulmuş tavşan moduna gireceğiz belki :))))))

Egomuz büyüdükçe ruhsal kimliğimizden uzaklaşarak sınırları aşarız. Kaybetmeyi kabul edemeyiz, kimi zamanda bırakmayı bilemeyiz. Uğraştığımız durum, kişi işimizi kolaylaştırmıyor, hayatımıza da taze bir nefes vermiyordur belki, lakin kaybetmeyi göze alamayız. Halbuki bir bıraksak belki tüy kadar hafifleyeceğiz bildiniz mi?

Sadece bir insan bir olay bir durum değil burada anlatmak istediğim: bazen bir özelliğimiz, bazen ayrıntıcılığımız bazen kibrimiz izin vermez birşeyleri dosdoğru yaşamamıza…. Limitlerimizi bilmeyiz böyle olunca, limitlerimizi bilmeyince de limitlerimizi aşan taahhütler altına girmidiğimizin de farkına varamayız. Bazen nicelik değil niteliktir önemli olan. Bir işi yaparken verdiğiniz emek, harcadığınız çaba ya da zorlanmaya bakmaz mesela işverenleriniz, yöneticileriniz. İş tamamlanmış mı tamamlanmamış mı ona bakar. Gerçek bu kadar önümüzdeyken, sonuca giden en pratik yol  yöntemi uygulamak yerine ayrıntılar arasında boğulur ve herşey düzgün olmalı diye kendimizi paralarız. Oysa bizim harcadığımız çaba enerjisi kadar enerji harcamayan, rahat iş arkadaşımız bizden daha çok takdir alır. Biz işi bitirmiş bir de süslemiştik oysa :) Arkadaşımız ise çok sade yapmış o işi. Ben bu kadar efor sarfederken ve bir de kenar süsü koymuşken aynı takdir!!!!! Annamıyo bu patron elemandan melamandan hezeyanlarına garkolurken debelenir dururruz. Çoğunuzun başından geçmiştir itiraf edin :) Ve çoğunuz da kadir kıymet bilmeyen o patrona, yöneticiye şöyle inceden inceye iyice bir giydirmişsinizdir :)))))))

Mesela sevgilimiz ve eşimiz ya da bir dostumuz çin, yaptığımız fedakarlıklar, bir arada olmak için girdiğimiz taahhütler ya da sonuca gitmek için aldığımız risler vardır. Biz elimizden geleni yaparız ancak karşımızdaki insandan karşılık bulamadığımızı düşünürüz. Hepimiz adına düşünüyorduk oysa değil mi? Onun da düşünmesi gereken şeyleri biz önceden hesaplayıp ona göre girişiyorduk birşeylere. Biz bu kadar bütüncül düşünürken onların bu kadar rahat ve aymaz olması kızdırıyor yoruyor ve üzüyordu bizi. Ve sürekli ne kadar emek verdiğimizden ne kadar çabaladığımızdan dem vurup biraz ibret almasını bekliyorduk. Bazende anla artık be adam/kadın diye azcıktan baskılayabiliyorduk.

Tüm bu yaşadıklarımız uyguladığımız yöntem, davranış ve stratejilerin bir işe yaramadığını fısıldayor olabilir mi bize?

-O işe kenar süsü koymamamız gerektiği, o ilişkiye bu kadar verici olmamamız gerektiği olasılığını neden düşünmüyoruz.

Düşünmüyor değil, düşünemiyoruz. Belki de Özel olmak isteğimiz bu yolları görmemizi egelliyor olamaz mı? Özel olmak için verdikçe vermiştik eşimize… Özel olmak için işverenimizin gözünde, yordukça yormuştuk kendimizi. Ancak olmadı değil mi? Özel olamadık. Beklentilerimiz boş çıktı. O zaman yapacağımız tek bir şey var bu isteğimizle bir barış imzalayarak ondan özgürleşmek.

Şöyle bir düşünün, harcadığınız çabaya karşın ihtiyaç ve istekleriniz nerede ve kimler tarafından karşılanmıyor. Buldunuz mu? Hah bırakmayın! Şimdi düşünün neden karşılık bulamadınız. Nerede limitlerinizi aştınız. Hangi davranışınız bu sonuca götürdü :) İşlem bu kadar basit…..

İş ortaklıklarında ani bitişler, yer değişimleri gündemde. Kangren olmuş yapı, önünüzü tıkayon durum, olay, insan, kontrolünüz dışında yaşam yolunuzdan çekilebilir. Bazılarınız bu çekilmeleri zamansız bulabilir. Ancak evrensel sistemin vardır bir bildiği :) Sonlanma bitiş ya da kopuşların önünü kesmemenizi öneririm. O bitişler çok daha aydınlık yarınlara taşıyacak bazılarımızı. Eğer doluayın enerjisinden mümkün mertebe yararlanabilirsek çok değil Mart ve Haziran ayı arasındaki bir süreçte çok büyük kazançlar sağladığımızı farkedebiliriz. Hani vardır ya ”İyi ki öyle olmuş” dediğimiz anlar: İşte bu Dolunay o cinsten bir tamamlanmanın başlangıcını sağlayan bir dolunay :)

Evveet gelelim Dolunay yansımalarına :) Öncelikle söylemem gereken şey bu dolunay hayatımızda tıkanmış birçok yapının açılmasına vesile olacak. Bazılarımıza sürpriz tanışmalar, taşınmalar, iş değişimleri ile birlikte bir çok ortaklık ve ilişkinin boyut değiştirmesi söz konusu. Bazılarınızın hayatında bitişler ön plana çıkabilir, panik yapmayın her bitiş takibinde hakettiğiniz yeni bir kapı açılmasına vesile olacak. Aşk ilişkiler ve hayat ortaklıkları konusunda hatalı altyapı üzerine kurulmuş ilişkiler sonlanabilir. Telaş etmeyin bu dönem hayatınızdan çıkacak her ne ise, önümüzdeki süreçte ona ihtiyacınız yok! Size birşey de kazandırmayacak!

Boşanmalar, ilişki kopuşları

İş değişimleri, yer değişikleri,

Taşınmalar, taşınmaz mal edinme ya da satışları Dolunayın etki edeceği konulardır.

Uranüs bağlantılı bir yeniay olduğundan karşınıza ani fırsatlar çıkabilir, hem de çok önemli fırsatlar, eğer kendinizi değişime açmazsanız bu fırsatları farkedemeyebilirsiniz. Çoğu Mart itibariyle kendini belli etmeye başlayacak bu fırsatların. Yeni tanıştığınız bir aday, yeni başladığınız işteki ortam, satınalmak için baktığınız ev sizin alışkın olduğunuz  ya da istediğiniz kriterlere sahip olmayabilir. şu ana kadar ki aklınızla düşünürseniz elinizin tersiyle itersiniz. Fakat unutmayın bu Dolunay sonrası alışkanlıklarınız birascık değişim geçirecek. Siz siz olun farkında olun!!!

Öpüyorum hepinizi sevgilerimle……….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen + 6 =