3 Ağustos 2020 Kova Burcunda Dolunay

3 Ağustos 2020 Pazartesi günü TS ile 19:00 civarı 11°Kova burcunda Uranüsyen bir dolunay gerçekleşecek. Kova burcunun klasik yöneticisi Satürn olarak geçer. Lakin dahilerin çıktığı bir burç olan Kova burcunda Uranüs daha ihtişamlı çalışır. Kendi yöneticisinin karelediği bu dolunay, her türlü beklenmeyeni, tuhaflıkları, son dakika gelişmelerini karşılamaya hazır olun anlamına geliyor. Tanımların biraz birbirine karıştığı bir süreç olabilir mesela.

Ay ve Güneş akslarda 1/7 üzerinde karşı karşıya gelirken, Uranüs 3.evden aksları kareliyor. Yani gökyüzünde hemen hemen 1 orb farkla bir T-kare oluşuyor. T-kareler genel itibariyle üçlü problemleri temsil eder.  Çalışma prensibi şu şekilde:

Ay ve Güneş arasındaki gerilim dışarıya apeks gezenin enerjisiyle yansır. Dışarıdan bakan bir insan, Ay ve Güneş karşıtlığını görmez, bu karşıtlığın dışarıya çıkış noktası olan Uranüs enerjisini görür. Burada Güneş Aslan burcunda güçlü fakat dolunay anında 7.evde gücünden düşmüş durumda; Ay peregrin; Uranüs ise tamamen doğasının olumsuz taraflarını ve gölge yanlarına odaklanacağı Boğa burcunda.

Meali:

İlişkiler test altında. Sadece ikili ilişkiler olarak düşünmeyin; bir şekilde ilişki içinde bulunduğumuz kişiler, gruplar ve hayat ortaklarımızla ilişkilerimizi test eden bir dolunay yaşayacağız. Dolunaylar olgunlaşma, tamamlanma ve bir sonuca varma dönemleridir. Pürüz yaşadığımız ilişkilerle ilgili krizler ani gelişmeler söz konusu olabilir. Dolunay zamanları, VAROLAN durumu ortaya çıkarır; hiç yoktan bir şey ortaya çıkarmaz. Bu yüzden dolunay dönemi ortaya çıkan koşullarla bilinçli bir şekilde ilgilenmek durumunda kalırız.

Kova yöneticileri: Uranüs/Satürn-Merkür

Takımyıldız yöneticileri: Ay/Satürn-Merkür

Uranüs’ün enerjisi, isyan yaratacak tuhaflıklarla karşı karşıya olabileceğimizi gösteriyor. Fakat söz konusu tuhaflıklar ve beklenmeyen gelişmeler, ilişkilerimizi değil- diğerleriyle ilişki/iş birliği kurma biçimimizi sorgulamamızı isteyecek. Hiç şüphesiz, şu an etkileşim içinde bulunduğumuz insanlarla etkileşimlerimiz aracılığıyla olacak tüm bunlar. Ancak süreç bize karakterimizdeki zayıflıkları, sivrileri masaya yatırmamızı isteyecek. Bu noktada özellikle belirtmek istediğim şey şu: Uranüs 3.evde. Yani evrensel yasaların işlediği bir süreçteyiz. Geliştireceğimiz çözümler, yapacağımız başlangıçlar, her ne olursa olsun Evrensel yasaları oynatmadan yapılmalı.

Bir şekilde kendimizi, düşüncelerimizi, bize ait olanı ifade etme istekliliği içerisinde olacağız. Önceden harfi harfine uyduğumuz ve belki de sorun olarak görmediğimiz şeylerden rahatsız olacağız. Uranüs, böyle anlarda daha üst boyuttan bakabileceğimizi ve bunun için de evvela zihinsel sınırlarımız gevşetme gerekliğini gündeme getirecek.

Önümüzde oldukça güçlü enerjilerin çalıştığı bir süreç var. Bir şekilde ruhsal ve psikolojik olarak yanlış anladığımız, tam olarak sindiremediğimiz ya da üzerinde durmaya bile gerek duymadığımız şeylerle ilgili odağımızın daha olumlu bir noktaya evrileceğini göstermekte. Ancak sorunu sadece dışarıda ararsak Uranüs, başladığımız noktaya geri götürecektir en sonunda.

Uranüs’le başladığın yere geri dönersin gibi genel bir algı vardır. Ancak pek öyle değil. Eğer Uranüs’le olması gereken iş birliği içerisine girersek başladığımız yere geri dönmeyiz. İçsel yaşamımızda yapacağımız değişiklikler başlangıç noktasına dönüşümüzü engeller bu aşamada. Ancak bizi rahatsız eden şeylerin kaynağını sadece dışarıda arar ve

‘’ben bir şey yapmadım, onlar sorunlu’’ diye düşünürsek Uranüs başladığımız noktaya geri götürür. Yapılması gerekense, ilişkilerde bize rahatsızlık veren şeyleri besleyen alışkanlıklarımızı, davranışlarımızı hatta arzularımızı masaya yatırmak ve bu konuda güncellemeler yapmak olmalıdır.  Bu güncellemeleri yapmadan, sadece dışarıyı değiştirmeye çalışmak, çok geçmeden başladığımız yere geri götürecektir bizi. İşte burada seçim bize ait.

Satürn yükselenle kavuşumda yani zorunluluk durumu var.  Bu zorunluluk odağımızı dışarıya değil kendimize karakterimize, içsel/dışsal uyumumuza, çevirmek gerekliliğine vurgu yapıyor. Zaaflarımız, kusurlarımız, eksikliklerimizi güçlendirmeye yönlendiriliyoruz. Yaşam amacımız neyse, işte ona uyumlanma sürecindeyiz hasılı. O yüzden karşılaştığımız koşullara ilk elden vereceğimiz tepkiler bu dolunay süresinde çok önemli olacak. Her zamanki davranışlarımız dışında bakış açısı geliştirmemizi isteyen durumlarla karşı karşıyayız.

Algılarımız…. İki gezegenle bağlantılıdır arkadaşlar. Merkür-Uranüs ve sonuncu olarak da Neptün… Yanlış algıladığımız ya da algılamada yetersiz kaldığımız ikilemleri fark ederek, üzerinde yapıcı bir şekilde çalışmak durumunda kalacağız gibi.

Aşırı vericilik, aşırı empati, aşırı duygusallık gibi kişilik modellerimizi güçlendireceğiz süreç içerisinde. Bireysel merkez oluşturmada zorlanmak, enerjimizi, zamanımızı doğru yönetememek, kendimizi ötelemek gibi alışkanlıklarımıza bakalım. Bu dönem sizde isyan duygusu yaratacak herhangi bir şeyin temelinde bu tip davranış ve alışkanlıklar olabilir mi?

Yapılması gerekense evvela durumlar karşısında otokontrolü sağlamaya çalışmak, olaylara esneklikle yaklaşabilmek, ‘’bu başkaları aracılığıyla hayatıma taşınmış olsa da benim sorunum’’ diyebilecek  sorumluluğu gösterebilmek ve bireyselliğimizi güçlendirmek olmalıdır. Dolunay etkisi aşağı yukarı 15 gün olsa da bu dönem olgunlaşan konuların oturması ve bir sonuca ulaşması biraz süreç alacaktır.

Kova – Terazi – İkizler burçları ile bu burçlarda kişisel gezegeni olanlar dolunaydan ilk etapta olumlu etki alabilecek burçlardır.

Boğa – Aslan – Akrep burçları bir parça gerilimle birlikte dolunaydan etki alacak diğer gurup olarak görünmekte.

Sabitler bireysel haritalarınızda hangi alana düşüyorsa gerilimi o yaşam alanlarda hissetmeniz mümkün.

Başak – Oğlak  ve Balık burçları yine olumlu etki alırken; Koç  ve Yay burçları da bireysel haritaları nispetinde etkiler alacaklar.

Esen kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − eight =