28 Mart 2017 Koç Burcunda Yeniay

28 Mart 2017 Salı günü sabaha karşı 05:57 sularında 7° Koç burcunda Yeniay meydana gelecek. Gerileyen Venüs kavuşumlu Yeniay birince evde ve Satürn’den kare alıyor. Merkür’le yan yana yol alan Uranüs, Terazi burcundaki Jüpiter ve Oğlak burcundaki Pluton ile T-kare görünümüne devam etmekte. Yeniay iki yöneticisi Mars ve Pluto birbiri ile rahat bir bakış açısı oluşturmuş. Bu da yeniayın ne kadar sıkıntılı şeyleri ortaya çıkaracak olsa da yepyeni başlangıçları da beraberinde getireceğinin göstergesi gibi.

Başarı, toplum onayı, saygınlık, itibar, hayranlık kimin için önemli değildir ki. Herkes başarılı olmak ister. En önemlisi de başarısının takdir edilmesini ister. İsteklerimiz gerçekleşirse daha mutlu olacağımız, hayatımızın durağan gidişatından daha memnun olacağımız yanılgısına düşeriz. Ancak isteklerin ardı arkası kesilmediği gibi sonu da gelmez.

Sahip olduklarımızla, yaptıklarımızla, güvencelerimizle, başarılarımızla, değerli olmaya çalışıyor ve toplumdan itibar satın almaya çalışıyor olabilir miyiz? Bir çoğumuzun başarı arzusunun altında bu yatıyor. Daha çok başarayım, daha çok onay alayım demek bu durumda. Çünkü bir oyuncu ne kadar iyi oyun ortaya koyarsa, o kadar alkış alır. Alır almasına da ne zamana kadar?

Kazanılan başarılar, gerçek bir öz saygı için oldukça zayıf bir destektir aslında. Ve başarılara dayanarak öz saygı oluşturmaya çalışan benlik önünde sonunda hayatının bir aşamasında mutlaka pimi çekecektir. Çünkü Evren bağımlılık sevmez dostlarım. Başarıya dayanarak bağımlılık oluşturmuş bireye, başarının hayatın temel taşı olmadığını fakat hayatın içindeki küçük şeylerden biri olduğunu gösterecektir Evren. Hiç kuşkusuz ki bunu da başarıyı baltalayarak yapacaktır.

Başarı,itibar, toplum onayı vs.den bağımsız olarak kendi saygınlığımızı oluşturduğumuzda, kendi değerimizi bildiğimizde, gerçek tatminin içsel uyum getirdiğini anladığımızda iç dünyamız daha yaşanılası olacak.Zira her şeyi olduğu gibi, kendi gerçekliği içerisinde değil, baktığımız düzlemde, kendi olduğumuz gibi görmeye eğilimliyiz. Bu durumdan ancak sadeleşerek kurtulabliriz. Sadeleşmek ve arınmak, akıp giden hayatı, sorunlarımızı kendi gerçekliği içerisinde görmemizi sağlayacaktır. İsteklerimize, başarıya, onaya, gündelik hazlara bağımlı yaşarsak egomuza hizmet etmiş olacağımızdan egomuzu beslemeye devam edip asla arınamayacağız.

Bu yeniay başarı beklentisi içerisine girdiğimiz alanlarda pürüzler çıkarmaya epey meyilli bir yeniay. Sadece başarı değil, onay yoksunluğu, işlerimizi hal yoluna oturtamamak şeklinde de olabilir bir şeyler. Kendi değerimizden, etkinliğimiz ya da iş bilirliğimizden şüphe duymaya meyilli olabiliriz. Ancak iyi haber şu ki:

Bu yeniay, geçmişten gelen ancak bir türlü nasıl çözeceğimizi bilmediğimiz ya da farkında bile olmadığımız içsel sır ve sınırlarımızı çözmemize olanak sağlıyor. Özellikle evveliyatı 8 yıl öncesine dayanan sıkıntılar, problemler, Venüs’ün Güneş’in kalbinden geçişiyle birlikte, daha gözle görülür hale gelebilecek. Koç  yeniayının da etkisiyle sürekli sürünceyen işleri çözebilecek kudreti kendimizde fazlasıyla bulabileceğiz. Genellikle o anlarda gösterdiğimiz ilk davranış, her sıkıntılı durumlarla karşılaştığımızda verdiğimiz tepki olan panik halinde bulabiliriz kendimizi. Zira Koçtaki Venüs tecrübesizliği sembolize eder. Eğer çözümcü değilsek ya da çözümü bulamıyorsak, karşılaştığımız problemler sanki içinden çıkamayacakmışız gibi hissetmemize sebep olabilir.

Ancak unutmayalım ki: ” Her sorun, çözüm için ortaya çıkar ve her sorunun bir çözüm yolu mutlaka vardır ”

Jüpiter Pluto karesi , ortaya çıkan sorunları eğilimli olduğumuz ve inat ettiğimiz şekilde bireysel kararlarla çözme tuzağına çekileceğimize dikkat çekiyor. Kendi yol ve yöntemimizde ısrarcı olabilir, belki o an sorunu çözmüş gibi algılayabiliriz. Öte taraftan aynı sorunun uygun şartlar oluştuğunda yeniden ortaya çıkması ihtimali de mevcut. Bu nedenle kendi yolunuzda ısrar ederken iki kere düşünmekte fayda görüyorum.

Merkür Uranüs kavuşumuna Satürn üçgen açıyla eşlik ediyor ve hiç şüphesiz ki, en doğru çözüm yolunu bizlere sunuyor. Merkür’ün Uranüs’le kavuşumu bilincimizde kayda değer sıçramalar yaratabilecek bir etki. Hani eskiden çizgi filmlerde, kahraman nasıl çıkış yolu bulabileceğini düşünürken birden kafasının üzerinde bir ampul yanar ve kahramanımız o ampulün ışığında hareket ederek bir durumdan kurtulurdu, bildiniz mi? Aynen çizgi film kahramanları gibi kafamızın üzerinde bir ampul yanabilir. Ve ampulün işaret ettiği yön pek tecrübeli olmadığımız bir yön olabilir. Bu yönü denemekte oldukça fayda sağlayabiliriz hem kendimize, hem de konunun içindeki şahıs ya da durumlara.

Merkür Uranüs kavuşumu tek başına serseri bir mayın gibi çalışır. Ama yeniayda Satürn ile bağlantı halinde olması, fikir ve projelerimizi daha ayakları yere sağlam basan bir düzlemde uygulayabileceğimize işaret ediyor. Başkalarının sınırlarından ve yargılarından da bu vesile ile arınıp, kendimize ait değerleri açıkça görebileceğiz ve bireyselleşebileceğiz. Körü körüne kabul ettiğimiz değerlerden özgürleşebileceğiz. En önemlisi yeni bir şeyler deneyimleme şansımız olacak daha ne olsun. En başta dediğim gibi, sorunların ortaya çıkış sebebi bizi köşeye sıkıştırmak değil, çözüm bulmamız için hayat sahnesine doğru iteklemek. Hayata atıldıkça, sorunun sıkıntının üzerine gittikçe, başarıyla satın almaya çalıştığımız itibar belki artık içimizden çağlayanlar gibi akacak…

Sevgilerimle…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ten + 14 =