Plüton ve İç Karanlığımız Nam-ı Diğer Karma

Ölüm ve yeniden doğumun başladığı yer; Plüton, Nam-ı diğer Zümrüd-ü Anka. Gücün niteliğe kavuştuğu, ete kemiğe büründüğü, aynı zamanda karanlıkta kalanın, herkesten saklananın da kendini ele verdiği noktadır Plüton’un bulunduğu konum. Saplantılar, alışkanlıklar, tabular, kurallar, güç, kontrol, bilinçaltı…. Tüm bunların yönetimini elinde tutan gezegendir Plüton. Bu nedenle yüzü soğuktur, dersleri ağırdır. Gizlenen, görülmeyen, reddedilen ve ısrarla ”seni yok sayıyorum, banane yoksun işte yoksun yoksun ” diye haşa huzurdan avaz avaz yırtındığımız yerdir burası. Ve elbet temsil olunan yerde bir yara vardır. Görülmek istenmemesinin, her AN’ı çerle çöple doldurup Mamak çöplüğü haline getirilmesinin nedeni de bu YARADIR vesselam :) NE demiş Mevlana:

– ” İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.”Nedir meali bu sözün? Uranüs, Neptün, Plüton’dan oluşan ve bir burçtaki seyri yıllar süren gezegenler kollektif gezegenlerdir. Kollektifin buradaki meali nedir? Ortak bilinç = İlahi Plan… Yani koca evrende bir nokta, bir zerre. O zerre ki, bütünü oluşturan, bütüne hizmet eden, ancak üzerinde pekte kontrolün olmayan :) Bu açıdan nesilleri etkilerler. Hani derizya, bu nesil çok gamsız, şu nesil nasıl cesur vs…Hah işte bu! Kişisel düzlemde ele aldığınızda ise irademizi kullanma biçimimiz üzerinde etkin rol oynar. Diyeceksiniz ki, hem ortak bilinç diyorsun, hem de irade, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu :) Deyin boncuklar deyin tabi! Sorgulamayan cahildir. Efem ben Hatice olarak kontrol delisi, tahakküm edici, gücünü yıkıcı olarak kullanan bir bireyim diyeyim. Bu gücü yıkıcı yönde kullanırken, ortak bilincin bir bölümünü oluşturan kişilerin tekamülünün tamamlanmasında ( ki burada ezdiğim kişinin kendi gücünü sahiplenmesi için çalışıyorum dikkat edin) aktif olarak rol alıyorum. Ancak ortak bilince bu hizmeti verirken kendime karma yaratıyorum ve bir sonraki anda kendi karmamın bedelini ödüyorum. Herkes tahakküm mü eder? Herkes olumsuz kutuptan mı katılım sağlar ortak bilince? Tabiiki hayır! Bunu belirleyen nedir? İradeni kullanma şeklin :) Peki iradeni kullanma şeklini etkileyen nedir? Yüzleşme!!!!! O zaman haklı haksız diye birşey var mıdır? Yoktur! Herşey olması gerektiği gibidir! Kimin için? Farkında olanlar için? Peki iradesini fantazi aleminde yaşamak amaçlı kullananlar ne olacak? Büyük ihtimal, kollektif bilincin olumsuz kutbunda hizmet vermek üzere debeleniyor olacak :)

Bu açıdan başlangıç-bitiş döngülerini gösterir ve tayin eder diyebilirim. Özellikle belirteyim ki, Plüton karma yasası ile çalışır. Karma nedir? En basit tabirle: ” Ne ekersen onu biçersin! ” Bu nedenle Plüton döngülü dönemlerde Plüto ile oyun oynamayın diye üstüne basa basa belirtirim yazılarımda. Başladığı döngüde ektiğiniz her ne ise, bitiş döngüsünde de onu misliyle geri verir. Bitiş döneminde her ne veriyorsa size, ona razı olmak durumundasınız Sevgili Dostlarım. Çünkü bu tohumları siz ektiniz :) İşte bu noktada bunu kavrayıp, karanlık yönlerinizi kabullendiğinizde ve kendinizi dengeye aldığınızda Plüton’u olumlu anlamda hayatınızda varetmeye başlarsınız. Varetmeye diyorum çünkü iradenin varetme konusundaki payı azımsanamayacak ölçüde etkendir burada. Her birimizin tekamül süreci aynı zamanda dünyaya geliş nedeni farklıdır. Bireyin her bedenlenmesinden amaç, kendi tekamülünü tamamlarken, başkalarının tekamülünü tamamlamasına da yardımcı olmaktır aynı zamanda.

Her birimiz belli bir potansiyelle geliriz dünyaya ve o potansiyellerle birlikte irademizi kullanma biçimimiz KADER’İ  oluşturur bu nettir! Potansiyeller üzerinde bireysel olarak hükmümüz yokken, İrade tamamen kontrolümüze verilmiştir. Potansiyel, ilahi Planın bir parçasıdır! İrade bireyin kimliğinin bir parçasıdır! İnsanoğlunun en çok çelişkiye düştüğü yer burasıdır zannımca. E esas maharetin burada gizli olduğunu ve herşeyin hikmetinin kavranmasına neden olacak yerin de burası olduğunu söyleyebilirim. Fakat insanoğlu ” Bana bunu yaptıran Allah ” falan diye başlayan cümle ifrazatına başlar bu noktada. E kolayına öyle gelir yahuuu :) Yoksa nasıl eylemlerimizi meşrulaştırırız ki! ;)

Bana bunu yaptıran Allah, bana bunu ettiren sistem, bana bunu ettiren Tanrı vs vs…. Bi dön bak bakayım gerçekten sana bunu yaptıran Allah mı? Sen neciliksin bu alemde o zaman bi sor bakayım kendine emi gözüm :))) Daha da sorumluluğu Allah’a yüklersen Plütonla tanışma zamanın gelmiş demektir :) Artık geçmiş olsun mu denir yoksa hayırlı olsun mu bilemedim şimdi :) Malum sorumlu Allah ya, Allah bilir :))))))))

Kaçışlar…. kaçamaklar başlar…. Sonrası…. Çıtonk….. Plüton devreye girer…. Emmoğlun Ekrem’in evini, Ekremceyiz zor durumdayken, üstelik sende yardım edebilecek durumdayken katakulliye getirip yarı bedeline satınaldıysan. ” Düşeşe getirdim şerefsizim! 100,00_TL’ye aldım ama ben bunu okullar açılmadan 200,00_TL’ye okuturum, al sana kar diyorsan” Geçmiş olsun şimdiden şekerim :) Plüton devreye girince pat bi kaza yaparsın, sigortan karşılamaz, parayı tamirhaneye mi bayılırsın, yoksa kendin gibi CİN oğlu Cin, hin oğlu hin bi hatuna tutulur da iki gülümseyecek diye yollarına mı serersin ordan gelen kazancı(!) bilemem :)))) Allah bilir dimi? :))))

Efem Psikolojik açıdan ele alırsak, Plüton’un etkin olduğu yerde duygular yoktur, etkileme, güç kurma, kontrol altına alma, tahakküm kurma isteği ve arayışı vardır. Tüm bu isteklerin merkezi ve kaynağı ise BİLİNÇALTIDIR! Doğum haritamızdaki Plüton’un bulunduğu burç, ev ve diğer gezegenlerle kurduğu açı, hayatımızın genelinde hüküm süren enerji ve olaylar silsilesinin çözümünde önemli bir rol oynamaktadır. Doğum haritasında Plüton’un geri konumda olması, bir önceki enkarneden gelen borçları simgeler. Önünde sonunda bu borçlar ödenecek!!! Parama geçer hükmüm, gider iki seansta resetletirim ben o borçları diyenler babayı resetletir :)))) benden söylemesi. Bknz; 

 

karma

Evveeet, yahu bu ne böyle hepten içimizi kararttın, yok mu bunun olumlu bi yönü diyenler varsa şayet, OLMA MIIIIII derim onlara. Beni tanıyan dostlarım bilirler, öyle yekten pembe tablolar çizip, mahareti ota, suya yükleyen biri değilim. Mesele ne ise dosdoğru anlatıp, eğrisiyle doğrusuyla gözönüne sermeyi kendime düstur edinmişim. Zaten yıllarca Astroloji, pembe tablo çizmek adına kırım kırım kırılanlar tarafından amacından çıkarıldı mı? ÇIKARILDI! Benim görevim budur canlarım. Öyle vay efenim şöyleydi vay efenim böyleydi iplemiyor evren. Birilerinin olanı olduğu gibi söylemesi gerek ki, AYDINLANALIM :) Plütonun olduğu yerde duygular yoktur bilinçaltı vardır. Ektiğin ne ise bedelini ödetir. İsimlerinizin başındaki ünvan, sahip olduklarınız ve dayınızın hükmü geçmez bu alanda. Her birey kendinden sorumludur. işte o alanda gücünüzü nasıl kullandığınız bir sonraki ana karma olarak yansır. İnanmayanlar tarih okusun! Gücün yerli yerinde kullanımını bilmeyenler, kişisel amaçlı kullananlar, ben bilmem Allah bilir diyerekten aynı naneyi yemeye devam edenler, yeri geldiğinde ders notu olarak anılmak üzere tarihin tozlu sayfalarına kaldırılmıştır Plüton dönemlerinde. İşte Plüton budur! Ve insanın en çok kendisiyle mücadele ettiği alandır!

Yok mu yerli yerinde kullanan? Olmamııııı :) İsimleri hala anılan, evrensel olarak izinden gidilen kişiler vardır! O kişiler ki, hiç bir çıkar, hiç bir kaygı, hiç bir yüksünme, hiçbir gerekçe göstermeksizin yıllar geçse de yol olur birilerine… Yüzyıllar da geçse isimleri anılır… İşte o kişiler Plüton’u olumlu yönleriyle varetmişlerdir yaşantılarında ve hep gönül bağıyla anılırlar…. Karar sizin! Ne yapmak istiyorsunuz? Önce buna karar verin ve illüzyona kapılmadan yolunuza devam edin :) Meseleyi Allah’a, Ahmet’e Mehmet’e de bağlamayın! Sorumluluk alın! Öperim hepinizi… Sevgilerimle :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 16 =