Pluto Kuzey Ay Düğümü Karşıtlığı/Eski ile Yeninin Kapışması

27 Mart itibariyle Pluto Kuzey Ay Düğümü karşıtlığı keskinleşti. İlk etapta 15 Nisan’a kadar karşıtlığın getirdiği etkileri baskın olarak gözlemleyeceğiz. 19 Nisan sonrası ise bu kez Satürn Kuzey Ay Düğümü karşı karşıya gelecek. Bu karşıtlıklar dönem dönem tekrarlanacak ki ilk ayağını Nisan ayında yaşayacağız.

9 Nisan 2000 – 13 Ekim 2001

21 Eylül 1981 – 16 Mart 1983

23 Aralık 1962 – 25 Ağustos 1964 tarihleri arasında doğmuş kişiler karşıtlığın taşıdığı enerjilerden bir parça daha fazla etkilenebilirler. Beraberinde her birimizin haritalarında Yengeç/Oğlak ekseni neredeyse ya da öncülerde gezegeni varsa yine oldukça yoğun etki alacaklar.

Gelelim karşıtlığın taşıdığı etkilere:

Pluto Düğümlerle etkileşime girdiğinde zorunlu olaylar, baskı yaratan durumlar daha çok belirginleşir. Güç, kontrol, takıntı, manipülasyon içeren etkilere dönük enerjilerin açığa çıkacağı bir süreç var önümüzde. Bu defa Pluto Güney Düğüm ile kavuşacak. Güney Düğüm bırakılması gereken alandır gibi genel bir algı vardır. Fakat her zaman terk edilmesi gereken alan anlamına gelmez. Revizyona ihtiyaç duyulan alandır aslına bakarsanız. Pluto buradaki revizyon gereksinimi üzerinde etkili olacak. Dönüştürülmesi gereken fikirler, yaklaşımlar ya da konular vardır mesela. Karşılaştığımız Plutonik enerjiler oradaki yaklaşımların yenilenmesine zorluyordur.

Bu mecburi bir değişim süreci olabilir. Stresli koşullar artabilir, yüklendiğimiz sorumluluklarda artış söz konusu olabilir, otorite ile ilişkiler sorun teşkil edebilir, baskın kişilerin zorlamalarına maruz kalınabilir. Bu dönemde oluşabilecek herhangi bir duruma etkili bir cevap vermek istiyorsanız, değişen koşullara direnmeyin derim.

Korkular, güvensizlikler, fobiler böyle dönemlerde tavan yapar. Karşılaştığımız koşullara vereceğimiz ilk tepki çoğumuzda, bildiğimiz davranışa tutunmaktır. Davranış duruma çözüm getirir mi getirmez mi muhasebesini yapmadan, dürtüsel olarak her zamanki davranışımızla cevap veririz. İnsan kazığı hep başkalarından yediğini zanneder. Ama yaşamda en büyük kazığı, ezberlediğimiz yollardan giderek biz kendimize atarız.

Korku, güvensizlik duyguları içindeyken, durumun bize ne söylediğini anlamaya çalışmak yerine, korku ve güvensizlik yaratan sebepleri kontrol altına almaya çalışırız. Bu yaklaşım Pluto etkili döngülerde daha başka problemlere sebep olması bir yana, işleri geri dönülemeyecek bir noktaya getirir. Süreci iyi değerlendiremezsek artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Bu nedenle önümüzdeki süreci iyi değerlendirmeli, değişen şartlara esneklikle yaklaşmalı ve kendi küllerimizden kendimizi doğurmalıyız.

Toplumsal ve sosyal baskılar, sorumluluklarla ilgili krizler, geleneksel/kültürel yapılarla ilgili sorunlar, otorite ile ilişkilerdeki gerilimler; aslında itibar, saygınlık, onaylanma gibi gereksinimlerle ilgili bir dönüşüm taşıyor her birimizin hayat sahnesine.

Başkalarına olan sorumluluklarımızla, kendimize olan sorumluluklarımız arasındaki dengeyi kurmakla mükellef olacağız. Güney Ay Düğümü Oğlak, toplumun, toplumsal kuralların, çoğunluğun önem  verdiği değerlerin farkındalığını kazanmış olmasıyla ünlüdür. Bu farkındalık kabul edilmek, onaylanmak, önemli olmak, itibar kazanmak, hedeflerine ulaşmak konusunda doğal yetenek vermiş ve GAD Oğlak burcuna toplumun itibar ve beğenisini getirmiştir. Ancak bu farkındalığa yönelik tercihleri sürekli hedef haline getirmek, GAD Oğlağın, zaman içinde kendisiyle, duygu ve içgüdüleriyle temasını yitirmesi riskini de beraberinde getirmiştir.

Hedeflerine ulaşarak saygı görmek ile saygınlığı en kısa yoldan getirecek hedefleri tercih etmek arasında ince bir ayrım vardır. 

İlk önermede hedefini ilk sıraya koyan kişi, bireysel eğilim ve yetenekleri her neyse o doğrultuda tercihler yaparken; ikinci önermede başarıyı ya da itibarı ilk sıraya koyan kişi, itilimlerini, yeteneklerini değil, kendisinden beklenildiğini düşündüğü şeyleri tercih edecektir. Yani bir nevi başkalarının beklentilerine programlanmış hale gelecektir.

Eğer uzun süredir başkalarının beklentilerine göre yaşamınızı organize etmişseniz, muhtemelen bu döngüde krizlerle karşılaşırsınız. İşte o krizlerdir sizi A noktasından B noktasına taşıyacak olan :)

”Zaman yeni olanı eski kılar.” Eskiyen her şey günün şartlarına göre değişmek durumundadır. Her çağda değişmeyecek ve geçerliliğini yitirmeyecek şeyler: dürüstlük, ahlak ve erdemdir. Temelini dürüstlük, ahlak ve erdem ile karmaktır önemli olan. Gerçek saygınlık budur!

Kolektif düzlemden değerlendirdiğimde, ayrışmaların keskinleşebileceği çok önemli bir sürece girdiğimizi önemle belirtmek isterim. Çıkar ilişkilerinin doğurduğu sonuçlar bu ayrışmaları daha belirginleştirebilir. Sağduyunuzu rehber alın derim. Eğer ayrıştırmak için illa bir şeyi kriter olarak alacaksak: bu az önce de yazdığım gibi dürüstlük, ahlak ve erdem olmalı. İlla bir şekilde insanları sınıflandıracaksak, etiketine, maddi yeterliğine, arkasındaki kalabalığa göre değil dürüstlüğüne göre ayrıştıralım. Ahlakına göre ayrıştıralım, erdemliğine göre ayrıştıralım.

Esenlikle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 − 7 =