Kuzey Ay Düğümü İkizler-Güney Ay Düğümü Yay Burcunda (5 Mayıs 2020-18 Ocak 2022)

Mayıs ayı bir çok geçişe sahnelik edecek bir ay. Bu geçişlerden ilki ve en önemlisi Ay Düğümlerinin burç değiştirmesi. Son 18 aydır Yengeç/Oğlak aksında seyreden düğümler ve Satürn Oğlak zorlu döneminin baskısı da bu geçişle bitiyor artık. Geride bıraktığımız 18 ay oldukça zorluydu. Bu zorluğun sebeplerinden en önemlisi de Satürn ve Pluto’nun Güney Düğüm tarafına eşlik etmesiydi. Satürn ve Pluto’nun Düğümlerle birlikte olduğu yıllar genellikle zordur. Yoğun deneyimler taşımasının yanında, irademizi doğru yöneltmeye itecek kadersel deneyimler taşırlar. Bunun yanında Düğümler rahat etmediği bir burçtaydı.

5 Mayıs 2020 saat 07:41 itibariyle düğümler artık İkizler/Yay eksenine geçiyor. 5 Mayıs günü saat 07:41 öncesi doğan bebeklerin Kuzey Ay Düğümü Yengeç olurken; 07:41 sonrası doğan bebeklerin ki İkizler olacak.

Yengeç/Oğlak aksına göre nispeten iyi bir geçiş bu zira Düğümler yüceldiği burçta. Diğer taraftan süreç içinde geçici de olsa Satürn de enerjisini Oğlak burcuna göre daha verimli çalıştırdığı Kova’da olacak. Aralık sonrası Satürn Kova tam geçişi ve Jüpiter Kova desteğiyle birlikte bireysel düzlemde oldukça olumlu çalışacak bir dönem olacak.

Mart ayında Oğlak burcunda Güney düğüm tarafında gerçekleşen sahip kıran; Aralık/Ocak aylarında Kova burcunda gerçekleşecek. Üstelik yücelim yöneticisinin burcu olan İkizlerdeki düğümlerden de destekleyici etkiler alıyor.

Böyle dönemlerde çok önemli yapılar kurulacak, yeni düzen gerekliliğinin gündeme gelmesinin yanında çok özel çocuklar doğacaktır. 2021 ve 2022 yılları bu anlamda önemli yıllar. Bu yıllarda doğan çocukların çoğu bir 30 yıl sonra insanlığın ve toplumun gelişimine aracılık eden görevlerde olacaktır. Çağın değişmesine öncülük ederler. Kafası farklı çalışan özel çocuklar olacak ve dünyanın evrimsel dönüşümüne katkı sağlayacaklardır. İstesek de istemesek de, hazır olsak da olmasak da doğa kendi yönetimini eline alacaktır bu dönemle birlikte. Ve biz de doğayla birlikte yenileneceğiz.

Kadersel değişimler ve kapıda. Kadersel kelimesinden kastım, hükmümüzün olmadığı getiri ya da götürüler değil. Neyin farkında olmuşsak onu kader haline getiririz keza farkında olmadıklarımızı da.

Horoskop 12 kapıdır. Her 18 ayda bir, bir kapıdan diğerine gireriz. Her kapı başka dünyalara, başka kavramlara ulaştırır bizi. Eğer bir kapıya bilinçli bir şekilde gelip, diğer kapıya da bilinçli bir şekilde geçiyorsak. Her kapıda şahit olduklarımızı gözlemci zihinle değerlendirip, gerekli dersleri alıyorsak, kaderin bize oynayacağı bir oyun yoktur değil mi?

Her kapı, arkasındakini göstermek, öğretmek, fark ettirmek, bilinçlendirmek için vardır. Bilinçlenmeyi tercih etmediğimiz zamanlarda kayıplar yaşamak bu nedenle doğaldır. Doğal olmayan  şey, hazır olmadığımız bir durumla karşılaştığımızda sorumluluk almak yerine bahaneyi kadere yüklemektir.

Evet arkadaşlar gelelim KAD İkizler etkilerine. Enerjisini çok olumlu çalıştırdığı bölgede olacak KAD. Merkür önemli hale gelecek hepimiz için. 18 aylık bu yeni periyotlarda Merkür’yen kadersel değişimler süreci başlıyor. Olmaz denenin olduğu, çok önemli teknolojik, bilimsel devrimlerin gerçekleştiği zamanlar olmasının yanında, bilgiyle sınanacağız ya da bildiğimizi sandıklarımızla.

Türkiye’nin bir dasa evresi 2024’de kapanacak. Dasa evrelerinin başlangıcının ilk 3 yılı ile bitişinin son üç yılı baskın çalışır. Neyse ki 5 Mayıs – 18 Ocak 2022 arası söz konusu kapanış evresiyle ilgili önemli ve olumlu olayların gerçekleştiği bir süreç olacak ve geriye dönüp baktığımızda 2020 ile 2024 yılları arasında yaşadıklarımızı hiç unutmayacağız arkadaşlar.

Yunus Emre’nin de dediği gibi:

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır…

Sırça köşklerden inme zamanı başlıyor artık. Ben kazanırken, senin de kazanman gerektiğini öğreniyorum. Sen kaybettiğinde aslında kaybedenin ben olduğunu hatırlıyorum tekrar.

Bilgiyi sadece kitaptaki satır aralarında bıraktığımda, onu gündelik yaşama uygulama yollarını geliştirmediğimde, sadece ezber yaptığımı ama aslında okumadığımı öğreniyorum.

Ayrıcalıkların tamamen bir sanrı olduğunu öğreniyorum. Öğrendiklerimi hazmetmenin aslında beni yenileyen bir güç olarak çalıştığını fark ediyorum.

Kendi kendimleyken aslında hiçbir şey olmadığımı; ama bazı anlarda da her şey olabildiğimi fark ediyorum. İçimdeki dahinin ortaya çıkabilmesi için, aslında her şeyi bildiğim-ayrıcalıklı olduğum sanrısından özgürleşiyorum.

Çekileceğimiz en tehlikeli tuzak: ”önyargı” ve ”ben zaten biliyorum” dur arkadaşlar.

Süreç içinde önem kazanacak konular ve geliştirmemiz gereken yönler şöyle:

  • Dualiteye uyumlamak. Durumları iki taraftan değerlendirebilme yetisi geliştirmek.
  • Mantık
  • Dinlemeye ağırlık vermek. Başkalarının düşüncelerini umursamak ya da öğrenmeye gönüllü olmak.
  • Hayatın karşımıza çıkardığı yeniliklere, yeni düşüncelere, standartlara uyumlanmaya çalışmak
  • Mantıksal bilgiye güvenmek
  • Farklılıkların önemini anlamak ve farklılıklara rağmen bağ kurmak
  • Kendi içsel çatışmalarımızı, ikilemlerimizi fark etmek ve yeri geldiğinde bunu dile getirmekten çekinmemek
  • Samimiyet duygusu geliştirmek, alçakgönüllü olmayı öğrenmek
  • Herkesle eşit kademeden iletişim kurmak, başkalarından öğrenmeye çalışmak; öğretmeye değil!
  • İnsan ilişkisi geliştirmeye çalışmak
  • Haklı olma ihtiyacından özgürleşip iletişimde kalmaya önem vermek
  • Yalnızlıktan kurtulmak ve insanlara güvenmeyi öğrenmek
  • Yardım istemekten çekinmemek ve dayanışma bilinci gerçekleştirmek
  • Duymak istemediklerini duyma cesareti gösterebilmek
  • Her şeyi bilemeyeceğimizin farkına varmak ve her an öğrenme yetisi geliştirmek
  • Mantık temeline dayanan kavrayış geliştirmek
  • Sezgilerimizi mantıksal verilerle dengelemeye çalışmak yani sezgiyi bilgiyle desteklemek
  • Başkalarıyla basit günlük etkileşim ve bağlar kurmak
  • Yaşam amacını bulmak ya da oluşturmaya çalışmak
  • Hayatı bir serüven gibi görüp, farklılıkların tadına varmak
  • Bağ kurmaya ağırlık vermek, bunun için de kendimizi bir başkasına açmaya çekinmemek
  • Yavaşlamak… Kestirme yol ve yöntemlere itibar etmek yerine yol neyi gerektiriyorsa oradan gitmeyi göze almak
  • Kendi kişisel deneyiminin bilgeliğini başkasına dayatmadan uyum yaratmaya çabalamak
  • Yargıyı ve fanatizmi bırakmak, sabit fikirli yapılardan uzaklaşmak
  • Başkalarıyla farklılıklara rağmen bütünleşebilme yollarını fark edebilmek
  • İletişimin önemini anlamak
  • Duygularını dürüstçe ifade etmek
  • Kendi haklılığını kafaya takmayı bırakmak. Bunun için de güncelliğini yitirmiş fikirleri değiştirmeye gönüllü olmak
  •  Farklılıkları kucaklayarak bu farklılıklara rağmen değil, o farklılıklarla bir bütün olarak ilişki kurmak
  • Kabullenmek
  • Saplantıyı bırakmak.(Kendi sürecine aşırı odaklanmayı ve kontrolü bırakmak)
  • Zihinsel bağ kurmaya önem vermek bunun için de iletişimin gücünü fark etmek.
  • İnsan ilişkilerine önem vermek. Bunun için de sağlıklı bir diplomasi geliştirmeye çalışmak.
  • Tıkandığımız noktada  bir başkasından fikir alma yönü geliştirmek
  • Sağlıklı merak duygusu geliştirmek. Okuma, yazma, araştırma işlerine ağırlık vererek öğrenme alışkanlığı geliştirmek
  • Varsaymak yerine soru sorarak aslında gerçekte ne olup bittiğini anlamaya çalışmak
  • Cevap vermeden önce dinlemek

….. ve önümüzdeki 18 ay boyunca Hermes sahnede!

Benim en çok önemsediğim tarihler ve bireysel düzlemde en kritik çalışacak zamanlar KAD’nin Oğlak burcundaki Satürn’le 150° açı kuracağı zamanlar arkadaşlar. Temmuz- Ağustos ve Eylül ayları bu anlamda oldukça belirgin. Sistemin bize tuzaklar hazırladığı günler olarak çalışacak ve GAD Yay’da kalanları sert sınavlara tabii tutacağı zamanlar olabilir. Bu dönemlerde özellikle çaba göstermek her birimiz için çok önemli olacak.

Farkında olmadığımız, direndiğimiz, ısrarla reddettiğimiz her şey kader olarak karşımıza çıkar ve kader aracılığıyla dönüşürüz.

13 Ekim 2001 – 13 Nisan 2003 arası doğumlular

16 Mart 1983 – 11 Eylül 1984 arası doğumlular

25 Ağustos 1964 – 20 Şubat 1966 arası doğumlular için kadersel döngüler çalışıyor. Kadersel başlangıç ve bitişler var kapıda.

Beraberinde Satürn’ü İkizler, Başak, Yay, Balık olanlar açısından da yine kadersel döngüler çalışıyor.

İlla ki bu zamanlarda doğmuş olmanız ya da Satürn’ün bu burçlarda olması gerekmez. İkizler ve Yay burçları olanların hayatında önemli değişikler olacağa benzer.

Bu grupların içine girmeyen arkadaşlar da bireysel haritalarda İkizler/yay hangi evlerdeyse o evlerle ilişkili alanlarda, Merkür ve Jüpiter’in yerleştiği alanlarda kadersel değişimler yaşayacaklar.

Esen Kalın

“Kuzey Ay Düğümü İkizler-Güney Ay Düğümü Yay Burcunda (5 Mayıs 2020-18 Ocak 2022)” üzerine 2 düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × 3 =