Jüpiter Retro (11 Mayıs – 13 Eylül 2020)

Aralık ayında Oğlak burcu transitine başlayan Jüpiter 11 Mayıs itibariyle geri hareketine başladı. Yaklaşık 13 Eylül 2020’ye kadar sürecek olan bu geri hareketi esnasında Haziran ayında iki ve Temmuz ayında bir tutuluma eşlik edecek. Bu açıdan özellikle süreç içindeki tutulmalar en çok haritasında Jüpiter’i Retro olan kişilere yarayacak gibi görünmekte.

Jüpiter ve Oğlak burcunun doğası birbirine uymaz. Bu nedenle de doğasının olumsuz yanlarını daha çok ortaya koymaya meyilli enerjiler taşır. Önümüzdeki süreç içerisinde Jüpiter’in gücünün düştüğü ve hatta zararlı çalıştığı bir yerleşimde ve Retro olması bolluk-bereket getirmekte zorlanacağı anlamına gelmekte.

Her ne kadar bu konularda kısıntı ve beklemeler devreye girse de Jüpiter’in Retro olduğu dönemlerde yapılabilecek şeyler de vardır. Dışsal koşullardaki destekleyici enerjiler bir nevi kaybolur. İşte bu noktada yapılması gereken içsel zenginliklerimizi fark etmektir. Çünkü Jüpiter taradığı alan enerjisini bollaştıran bir gezegendir. Söz temsili içinizdeki olumlu enerjileri besleyip büyütebileceği gibi atıyorum baskıları ya da korkuları da genişletebilir. Zira Jüpiter Oğlak’ta biraz baskıcı çalışır.

Dolayısıyla süreç içerisinde yapılabilecek en güzel şey dışsal koşullara ilişkin durgunluğu aşmaya çalışmak değil, içsel yapıları tanımaya tanımlamaya çalışmaktır. Bu noktada çalışan Retro konumundaki Jüpiter toplumsal yaşamımızda, kariyerimizde hatalar yapıp yapmadığımızı sorgulamaya iter bizi. Kimlik duygunuz, etiketiniz, imajınız ve bunlara ilişkin değerleri nasıl kullandığınızı masaya yatırmanız gerekli. İşin içinde Pluto olması, sürecin dönüştürücü olarak çalışacağının da altını çizmekte. Aynı konfigürasyon yani kavuşum, son kavuşumunu yaptıktan sonra en azından bizim için tekrar yaşanmayacak bir kavuşumdur.

İnsan, Yengeç’te ait olduğu aile ve atasal değerlerle özdeşleşirken Oğlak’ta daha toplumsal bir imajla özdeşleşir. Bu değerleri ve imajı nasıl kullandığımızla sınanırız. Bu konumdaki Retro Jüpiter disiplinli olmak ve dürüstlüğü sorgular.

Hatırlarsanız bir Jüpiter Mars Pluto kavuşumu yaşanmıştı Mart ayında. O döneme ilişkin, şöyle serzenişte bulunan bir mesaj aldım şimdilerde.

‘’ Siz etik-ahlak diyorsunuz, buna ben de katılıyorum ama şahit olduğum bir konu var. Hileli işlerle çok büyük çıkış yakalayan ve aslında başkasının koltuğuna oturmaya çalışan biri vardı ve o koltuğa oturdu, hem de üç kağıtla. Şimdi size soruyorum Burada Satürn neden izin verdi? İstediği konuma gelebilmek için her yolu deneyenler nasıl oluyor da bunu başarıyor ve onlar başarırken ahlaki standartlarına bağlı kalanlar neden başarıya ulaşmıyor?’’

Cevap vereyim: başarıyla da sınanırız… O başarıyı nasıl elde ettiğimizle sınandığımız gibi, başarıyı elde ettikten sonra oturduğumuz koltuğun taşıdığı itibari nasıl yönettiğimizle de sınanırız. Evet o dönem hileli yöntemlere meyleden bir çok kişi oldu. Çözümleme videosunda da yazılarımda da ısrarla söylediğim şey ‘’temel ahlak yasasının dışına çıkmadan yapın her ne yapıyorsanız’’ dı. Çünkü kalıcılığı belirleyen şey budur!

Henüz süreç bitmedi. Artı Mars retrosu da var önümüzdeki süreçte. Şimdi başarı yakalamış gibi görünüyor olması bakın dikkat edin: görünüyor olması, başardığı anlamına gelmez. Çünkü Satürn son transitini tamamlamadı. Artı Pluto o bölgeye son transitini gerçekleştirmedi. Yani şuan hileyle elde edilmiş bir başarıyı, başarı olarak değerlendirmekte acele etmeyin.

Evet Jüpiter bu noktada başarı ya da başarısızlığı nasıl yakaladığımızı belirler. Ancak Jüpiter’le aldığını eğer doğru yollardan gitmediysen Satürn’le Pluto ile geri verirsin.

İşte gelen sorudaki ana nokta bu: sadece başarı elde etmek değil, doğru yollardan giderek bunu yapmak. Birçok kişi kariyer hayatında gözlem altında mesela. Yeter ki siz başarıyı hayatınızın merkezine koymayın. Evet birileri hileyle bir koltuğa oturmuş olabilir. Ama unutmayın, herkes kendinden sorumludur.

Başarıya yüklediğiniz anlamları sorgulamaya çalışın bu dönemde mesela… Ola ki olmadı… Ne olur? Sizin için çok mu önemli? Ya da önemliyse bu neden bu kadar önem veriyorsunuz bu konuya? İşte şimdi bunları sorgulama zamanı olabilir. Evet o koltuğu bazen hakedene vermez, vermeyerek: hakedeni sınar. Bazen de hak etmeyene verir, vererek: haketmeyeni sınar.

Başarıya, itibara, onaya verdiğiniz önemi sorgulama zamanıdır işte şimdi. Başarı sadece bir koltuğa oturmak mıdır? İsminizin başına gelecek bir unvan mıdır? Eğer öyleyse başarıya ulaşmak için her yolu dener misiniz? Yoksa temelinize uygun davranmayı tercih edip, başarısızlığa da razı olur musunuz?

İşte Jüpiter’in Retro sürecinde sorgulamamız gereken şeyler bunlar olabilir mesela. İtibar, onay, toplumsal statü gibi kavramlara verdiğimiz önemi sorgulama zamanı. Bu konudaki sağlıksızlıkları fark etme zamanı, bakış açımızdaki yanılgıları sorgulama zamanı.

O dönem çok istedikleri ve çalışıp çabalayarak yapmak istedikleri hedefleri olan bir çift, maalesef hedefledikleri şeyi gerçekleştiremediler. Olmadı… dedim ya bazen vermeyerek de sınar evren. Hayal kırıklığı yaşadılar mı? Yaşadılar elbette, hepimiz yaşarız. Ancak sonrasında

‘’yaa olmayıversin, bizim huzurumuz var. Evet o olsaydı koşullarımız daha avantajlı olurdu ama dayanışmamızın üzerinde doğrudan etki yaratacak bir şey değil ki…. Bugün olmadı, bakarsın sonra tekrar deneriz’’ diyerek birbirlerine destek olmayı ve sahip oldukları gerçek hazinelerinin hakkını vermeyi seçtiler.

Ama benzer bir durumdaki başka çift ‘’yapamadıkları şeyi birbirlerinin başarısızlığı ve beceriksizliği olarak algılamayı tercih etti’’ tamamen nereden nasıl baktığımızla ve başarı tanımına yüklediğimiz anlamla ilintili buna vereceğimiz cevaplar.

-İtibar, sadece isminizin başındaki sıfattan, sahip olduğunuz dışsal elemanlardan mı geliyor? Yoksa kişiliğinizden mi? Ha sıfattan geliyorsa o sıfat olmadan nasıl olurdu? kendinizi nasıl hissederdiniz bunları sorgulayın mesela. Çünkü başarılara dayanarak geliştirilen itibar tam olarak itibar değildir aslında. Çünkü sıfatı kaybettiğiniz an itibarınızı da kaybedersiniz ve sıfatlar değişkendir arkadaşlar.

Ancak itibar, kişiliğinizden, iç gücünüzden geliyorsa doğru yoldasınız, çünkü bir dışsal koşula bağlı değilsiniz. İşte Retro Jüpiter, bu konulara verdiğimiz anlamları sorgulama yönünde dört aylık bir alan açıyor bizlere. Bazı şeylere çok mu önem veriyoruz? Ya da önem vermemiz gereken konularda geride miyiz? Bu dört aylık periyotta bunları masaya yatırabiliriz mesela. Başarı için her şeyi yapar mıydınız? Bu soruları sormak ve cevapları aramak süreci doğru değerlendirmek demektir.

Evet Jüpiter Retro olduğu dönem içinde 15 Haziran – 15 Temmuz arasında Pluto ile tekrar kavuşum yapacak. Bu süreç tutulma periyodunu da kapsadığından, geride bıraktığınız döneme ilişkin yeniden düzenleme yapmakla mükellef olacağınız süreçler olabilir. Haziran sonu Mars’ın da konfigasyona gerilimli eşlik edecek olması, retroya geçecek olması ve Ocak 2021’e kadar bu konumu koruyacak olması da önemli. Zira Mars- Jüpiter/Pluto/Satürn ileri geri hareket ederek temasta olacaklar.

Bu dönem bazı kişilere karmik deneyimler getirebilir yani.

Kolektif etkilere değinecek olursam:

Jüpiter retrosu aynı zamanda Mars’ın işin içine dahil olması ve tutulmalar, kolektif etkilerde biraz gerilimli çalışacak. Kaynaklarınızı doğru değerlendirin, durum pek iç açıcı değil. Haziran ayı ekonomi üzerinde epey etkili olacak ancak bu etki şöyle: halkın doğrudan hissedeceği bir sürecin başlangıcı niteliğinde. Yani Ekonomi’nin bir teorik yönü vardır ondan bahsetmiyorum. Ekonomik değişimlerin, alınan kararların insanların üzerindeki hissedilebilirlik oranından ve bu oranın iyiden iyiye derinleşme potansiyelinden bahsediyorum.

Kolektif etkilerde korku, sınırlama, sınırlandırılma kavramları tamamen negatif enerjiyi destekleyen bir aracı olarak çalışır. İnsanlar kapana kısıldıkça sürüngen beyine teslim olma olasılıkları artar. Bu kapana kısılmışlık halinin kolektif anlamda yaratacağı etki, insanın koşullar karşısında potansiyel olarak yetersizliğini fark etmesini sağlar. Ancak korku ve stres arttıkça kişi hiçbir şey değilim sanrısına düşer. Aslında her şeysinizdir, ancak koşullar size hiçbir şeysiniz gibi hissettiriyordur. Bu duyguya kendinizi kaptırmayın… Zihninizin kontrolü sizde olsun. Çünkü ilerleyen zamanlarda buna ihtiyacımız olacak unutmayın ;)

Koşullandırılan bir kişi olmak istemiyorsanız ki olmayın zaten, kim olduğunuzu unutmayın. Enerji fazlanızı dengeleyecek yöntemler geliştirin. Koşullar tarafından sınırlandırıldığınızda evet bunu değiştiremeyeceğinizi kabul edin ama enerjinizi dengeleme işinin, zihninizin dengesinin ipini, bu koşulların eline vermeyin derim. Çünkü çok farklı şeyler bekliyor toplumsal konularda bizleri. Şartlandırmalara dikkat!

Retro sürecinden en iyi istifade edecekler elbette ki Jüpiter’i Retro olanlar. Haziran  ayında şanslı olacaklarsa hem Jüpiter’i hem Mars’ı ya da Venüs’ü, hem de Merkür’ü Retro olanlar olabilir. Bu kişiler için köklü başlangıçlar, tıkanmış gündemlerinde ilerlemelerin söz konusu olacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Yeni başlangıçlar konusunda ilgili dönemler oldukça destekleyici.

Ancak söz konusu gezegenleri düz olanlar açısından da bir parça beklemeli dönem olabilir.

Esen kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + 20 =