Jüpiter Pluto Kavuşuyor – Şifa mı? Zehir mi?

Mars Pluto kavuşumunun ardından Mars, 26° 15’ üzerine kadar geldi. Şimdi sırada Jüpiter Pluto kavuşumu var. Koç yeniayı ile gökyüzüne işaret bırakan bu kavuşumlar 2020 yılı içerisinde dönem dönem gerçekleşecek gerilemeler ve başka transitlerden etkilenerek Mart ayı genelinde gündemimizi meşgul eden konularla ilgili tamamlanışlara ve revizasyonlara yönlendirecek bizleri. Etki Haziran ayına kadar biraz baskın devam edecek. Ancak belli periyotlarla tekrar tetiklenen durumlarla karşılaşacağımızı ya da bu dönem verdiğimiz kararlarla ilgili güncellemelere yönlendirileceğimizi rahatlıkla söyleyebilirim.

Mars Pluto kavuşumu eminim çoğu kişiyi epey etkilemiştir. Koç ve Akrep burçlarının yönetiminde olan bu iki gezegen içimizdeki çekirdek enerjilerle temasa geçmemize olanak sağlayacak senaryolar yarattı.

Esasında muazzam bir potansiyel veren bu kavuşum belli bir denge hali oluşturulmadığında oldukça yıkıcı da çalışabilir. Söz konusu kavuşumun ağır enerjisi Mars’ın Pluto’dan 2° uzaklaşması ile yavaş yavaş daha rahat bir sürece bıraktı. Şu an ise Jüpiter Pallas’la kavuşarak Pluto ile kavuşuma doğru gidiyor. Mars kavuşumun verdiği o gergin etkiye nispetle daha olumlu olmaya dönük bir enerji hakim olacak. O nedenle bu Jüpiter Pluto kavuşumunu biraz açmak istiyorum.

Pluto bilinçaltı zenginliğimiz, çekirdek enerjimizi temsil eder. Hepimiz Pluto’nun haritamızda bulunduğu yaşam alanında muazzam bir zenginliğe sahibiz. Fakat burada önemli olan o zenginliğe sadece sahip olmak değil, mevcut zenginliği nasıl kullandığımızdır. Neptün’deki kaderciliğin ve olana teslim olma halinin bir sonraki aşamasında, teslim olduğun şeyin sonrası için Pluto burada sorumluluk alandır, dolayısıyla kaderi dönüştürendir.

Pluto olumlu anlamda amacına uygun olarak çalıştırıldığında kişinin kendinden kendi dönüşümünü yaratma gücü verirken; insanlar üzerindeki etkisinin farkında olduğundan başkalarını kontrol ederek de istediği sonucu yaratmasına sebep olabilir. Bu noktada kazanılan söz temsili bir başarı ise, o başarının devamlılığı yine Pluto’nun elindedir.

Sadece başarı elde etmek değil o başarının nasıl elde edildiği de Pluto’nun testinden geçecektir. O başarıyı elde etmek için her yol mubahtır diyerek hareket edilmişse evet belki o başarı yakalanır ama çok büyük de kayıplar verirsiniz. Savaşa girer o savaşı kazanır ama yoldaşlarınızı kaybedersiniz söz temsili. Yani, amaç burada sadece kazanmak değil, hep beraber kazanmak. Doğru yoldan kazanmak, doğanın dengesini bozmadan ilerlemek. Eğer manipülasyon, zor kullanma varsa siz başarılı olduğunuzu zannedersiniz ama Pluto teste tabi tutuyor olabilir ve bugün verdiğini eğer gücünüzü doğru kullanmazsanız geri de alabilir.  O nedenle her zaman dile getirdiğim ‘’niyetin önemi’’ burada da oldukça önem kazanıyor.

Bugünlerde…. Pluto hem çekirdek gücümüzle temasa geçmemizi sağlarken, hem de gücümüzü nasıl kullandığımızı sorguluyor. Takıntı, manipülasyon, duygusal ya da fiziksel bastırılar, intikam, kin, kıskançlık gibi duygulara dikkat. Eğer bu duygulardan bir ya da birkaçını yaşıyorsanız Pluto’nun testi altındasınızdır. Ve Pluto dönüşüm istiyor demektir.

Dönüşüm nasıl olur? Elbette bırakarak… Mevcut anlayışı, mevcut yöntemleri bırakarak… Çünkü Pluto bırakmayı bilmez… Bırakmadığı her şey kabusu olacaktır bir süre sonra… İlerlememize engel olan, bizi geliştirmeyen ve başkalarına da zararı olan yapılar, bağlar, işler, davranış ve alışkanlıklar artık kontrolümüz dışında bir el tarafından tabiri caizse yerle bir ediliyor. Yığıntıların altında kalarak acı çeke çeke mi dönüşmek istiyoruz yoksa farkındalığımızı artırarak ve kaderimizin sorumluluğunu alarak daha fazla acı çekmeden mi? Bunun kararını vermemiz gerekiyor. Korkularımız, bastırdıklarımız, reddettiklerimiz, bilinçli olarak kullanmadığımız irademiz ve bunun gibi her şey…

Şifa(dönüşüm) mı istiyoruz yoksa intikam(kazanmak) mı? Kendi yaratımını yapabilen yani şifayı seçen önünde sonunda kazanır arkadaşlar, çok net.

Jüpiter büyük iyicildir. Büyük iyicille çekirdek gücümüzü temsil eden gezegen bir araya geldiğinde, hem çok muazzam işler başarabiliriz, hem de bir çuval inciri berbat edebiliriz. Kazanmak için saplantı, duygularına dikkat edin… Kazanmak için değil, kendi doğumunuzu yaratmak için atın atacağınız adımları. O adımı atın, temiz niyetle, korkularınıza meydan okurcasına, sizi kontrol altına alan ve güçsüz hissetmenize sebep olan duygulara karşı atın o adımı, bir başkasını yenmek için değil…. Pluto genelin hayrına olmayan şeyleri silip atar unutmayın. Ve bu süreçten sağlam çıkmak istiyorsanız kazanmaya saplantı duymayın ve başkalarını manipüle etmeyin zira Pluto tepemizde; manipülasyonun Allahını görürsünüz diyor hasılı….

Büyük iyicil Jüpiter: saf niyet, iyi niyet, temiz duygular

Dönüşüm gezegeni Pluto: irade, kararlılık, sorumluluk, kendine hakimiyet, çekirdek güç.

Bu ikisi bir araya gelirse ne olur dersiniz? İyi kullanırsanız şifa olur…. Şifa mı olmak istiyorsunuz cani mi?

Bugün itibariyle Nisan ortalarına değin Jüpiter/Pluto kavuşum etkisini tam kapasite çalıştırıyor. Pallas’ın Jüpiter’e eşliği, problemlerimizi, daha çok yönlü ve objektif değerlendirme konusunda destekleyici etkiler vererek; şu an uğraştığımız birçok meseleye çözüm geliştirme konusunda destek veriyor. Venüs’ün buradaki desteği de ‘’kafamızın üzerinde ampul yanmışçasına’’ algılamalar konusunda yaratıcı destekler veriyor. Buradaki mesaj biraz şöyle: İyimserliğini kaybetme, kendine inan, kendine haksızlık etme ama bir başkasına da haksızlık etme, adaletli ol….

Konsantrasyon yeteneğimiz Mars’ın uzaklaşmasıyla artacak çünkü gerilim azalacak. Kendine inanmak önemli, kendini abartmak değil. Pluto abartılı şeyleri dönüştüren gezegendir. Kendine inandığında, potansiyelinin farkına varma kuvvetin artar. Güç kullanmadan iradeni hakim kılarak, inisiyatif alarak, sorumluluk alarak hareket etme kapasitemiz artıyor.

Buradaki sorumluluktan kastım: eylemlerimizin sonucuna da razı olmaktır. Malum, olumlu sonucunu hepimiz kabul ederiz de; işler istediğimiz gibi gitmediğinde o sorumluluğu almayı pek istemeyiz. Ama bugünlerde sizi kısıtlayan şartların dışına çıkmak istiyorsanız rıza göstermeniz önemli. İşte o zaman hem ruhsal hem zihinsel olarak çok müspet ilerlemeler kaydedebiliriz.

Korkularınıza kendinizi teslim etmek yerine, çözüm için kolları sıvayın derim. Bu dönem sizdeki herhangi bir iyileşme etkileşimde bulunduğunuz diğer insanlara da sirayet edecektir. Her ne olursa olsun mücadelelerimizi doğanın dengesini bozmadan vermek durumundayız.

İnsanın en büyük düşmanı yine kendisidir. Dışarıda zannettiğimiz düşmanlar aslında, bizim kendimize düşman olduğumuz yönleri gösteren aracılar olarak çalışır. Esas mücadele de dışarıdaki değil içerideki düşmanla mücadele etmektir.

Esen kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × 2 =