Değişken Grupta Büyük Kare – Alışkanlıklarımızın dönüşümü

Üst Kısım görseli: Sad Clown Boy by Jessica Art

25 Mayıs 05:38 civarı İkizler burcuna geçen Venüs ile Yay burcunda geri hareketine devam eden Mars karşıt açı oluşturdu. Güneşin İkizler burcu geçişiyle birlikte, gökyüzünde değişken burçlar arasında büyük bir kare oluşmuş durumda. Dün itibariyle 31 Mayıs’a kadar olan şüreç, bu büyük karenin çeşitli önemli Sabit yıldızlarla tetiklenecek olması, önemli bir süreçte olduğumuzun göstergesi.

Büyük kareler dörtlü problemler ve gergin enerji taşırlar hayatımıza. Büyük karenin niteliği ve derinliği , büyük kareyi oluşturan gezegenin kişisel gezegen ya da kolektif gezegen olmasına göre değişiklik göstermektedir. Mayıs ayında oluşan büyük kare, 3 kolektif gezegenin tetiklemesiyle oluştuğundan, derin değişimlere gebe bir süreç olduğunun işaretidir.

  • Zihinsel karışıklıklar,
  • Olayların beklediğimiz ya da olması gerektiği gibi seyretmemesi,
  • Tuhaf kaynağı çözülemeyen sağlık sorunları,
  • Her şeyin üst üste gelmesi,
  • Hapsolmuşluk hissi,
  • Gerilim yaratan gelişmeler,
  • Amaçlarla sonuçların farklı olması
  • Girişimlerin engellenmesi gibi etkiler, söz konusu büyük karenin bazılarımızın hayatına taşıyacağı enerjilerdir.

Yukarıda bahsettiğim durumların çoğu birçok konuya birden hakim olmaya çalışmak sonucunda olabilir. Her şeyi öğreneyim derken hiçbir şey öğrenemeyen insan arketipini, bu büyük kareye eş değer tutabiliriz. Dönüp baktığında başladığı işten çok farklı bir yerdedir birey. İstanbul istikametine yola çıkan kişinin kendini Konya’da bulmasını bu duruma örnekleyebiliriz. İstanbul’daki iş bekliyordur. Halbuki orada bekleyen iş için yola çıkılmıştı.

Diğer bir deyişle branşlaşmanın karşıtıdır bir nevi büyük karenin niteliği. Mesleğinin henüz başlangıcındaki Pratisyen hekimin evvela Cerrahi bölümünü seçip, sonra eğitimi yarıda bırakarak Dahiliyeye gerçmesine, orada da yapamayıp Jinekolojiye geçmesine benzer buradaki durum. İş çoktur ama hepsi yarım bırakılmıştır :) Boşa zaman, boşa emek… Tamamlanmamış örgülerle, yarım kalmış dikişlerle, duvar süsü olarak çerçevelenmiş, atıl diplomalarla doludur etrafları.

Hepimizin hayatının her alanında olmasa da belli alanlarda vardır bu yarım bırakılmış işler yığını. Ancak haritasında değişken burçlarda t-kare ya da büyük karesi olan bir kişinin hayatının geneline yansıyacaktır bu durum.

Başladığınız yerle geldiğiniz sonuç farklı ise mutlaka dikkatle bakın. Hepimiz bir işe  başlarız, bir yola gireriz. Evren ya da içinde bulunduğumuz an, elbette yön değişimlerine gebedir, bunda bir beis yok.

An neyi gerektiriyorsa o çıkar yolumuza ve biz devam eder bir sonuca varırız. Anın getirdiği  yön değişiklikleri, çoğu zaman geriye dönüp baktığımızda, yol başlangıcında hedeflediğimiz ya da ulaşmamız muhtemel olan yerden daha farklı ancak daha iyi bir noktaya gelmemizi sağlamıştır. Bu Evrenin bize bir hediyesidir. Bu kendimizin, kendimize bir hediyesidir

Ancak benim burada bahsettiğim daha çok bireyin kendi içindeki enerjileri, anlamları eğilimleri dengeleyememesinden kaynaklı, kararsızlık içinde, alışkanlıkları nedeniyle oradan oraya savrulmasıdır. Yani bunu bir HAL haline getirmesi durumudur.

Evet dostlar alışkanlıklar….

Alışkanlıkların kökeninde şartlanmalar vardır. Tüm alışkanlıklar, daha önce beynimize yerleşen şartlanmaların oluşturduğu bir nevi takım programlar gibi işler. Eski bir alışkanlığı değiştirmek için, önceden kendimizi şartlandırmamıza neden olan olay ya da düşünceyi bulup, tekrar değerlendirmek ve yerine yararımıza olacak düşünceleri koymak gerekmektedir.

Çocuklukta sürekli annesinin, ”işe yaramazlık ya da hiçbir şeyi beceremeyeceğine” dair söylemleriyle büyüyen çocuk, buna şartlanmıştır. Yetişkin bir birey haline geldiğinde:

ya kendinden şüphe duyarak, zaten üstesinden gelemeyeceği bir işe girişir.

ya kendinden şüphe ettiğinden, zaten işe yaramazım kaygısıyla elini hiçbir şeye sürmeyebilir.

ya da işe yaradığını annesine ıspatlamak gerekçesiyle, konuyla alakalı olsun/olmasın her şeye yetmeye çalışabilir.  

bu üç önermede de, birey çocukluk şartlanmalarına dönüp bakıncaya dek, elini attığı her iş olumsuz sonuçlanacaktır. Birey olarak, bilinçli bir şekilde alışkanlıklarımızın kökeninde yatan şartlanmalara inmeden, asla alışkanlıklarımızı değiştiremeyiz.

Çooook eskilerde okul yıllarımda saçları darmadağın bir okul arkadaşım vardı. Kızın saçları o kadar gür, canlı ve parlakti ki. Gel gelelim yataktan kalktığı gibi gezerdi günlük yaşamında. Darmadağın bir saç. O saçlar ki, yüzünün aydınlığını kapatır haldeydi. Öğretmenler uyardıkça, sinirlenir ve bize:

– ”benim saçlarım çok güzel bir kere. Beni uyarıyor ama onun benim gibi saçı yok. Kendi saçı cılız” derdi.

Okul toplantılarında ya da okul arkadaşı gezmelerinde şunu fark etmiştim. Annesi sürekli kızını diğer arkadaşlarımızla karşılaştırarak:

-”benim kızımın saçları çok güçlü, çok parlaktır. Rengini insanlar boyayla tutturamıyorlar, bebeklikten beri herkes çok beğenir. senin ki çok cansız, senin saçların çok cılız vs” diye ayrıştırma yapıyordu kızının yanında sürekli.

Hem de her defasında… Artık bu, toplantılarımızın bir ritüeli olmuştu. Kadıncağız ağzını her açtığında kelimesi kelimesine içimizden tekrar ediyorduk, ezber etmiştik çünkü :)

Velhasıl, arkadaşımız, saçının çok güzel olduğuna şartlanmış olmalı ki, onunla ilgilenmeme gerek yok, zaten güzel alışkanlığı kazanmıştı belki de. Dipnot: yıllar sonra karşılaştım, hiç değişmemişti :)

Değişken burçlardaki büyük kare her birimizin alışkanlık olarak devam ettirdiği programlanmış davranış ve eğilimleri incelememize olanak sağlayacak gelişmeler taşıyacak hayatımıza. İlk etapta değişken burçlarda gezegenler olanlarımız etkilenecek bu büyük kareden. Bilinçsiz olduğumuz, alışkanlıklarımızı ortaya çıkararak yapacak. Beklentilerle, sonuçların farklı olması neticesinde yapabilir bunu dikkat edin :)

Bizim burada yapacağımız, girişimlerimizin sonuçsuz kalmasına neden olan, bireysel alışkanlıklarımızı fark etmek ve bu alışkanlığı edinmemize neden olan şartlanmaları tespit etmek. Şartlanmaların Çoğu 0 – 7 arasında oluşur. Ancak çocukluktaki kadar sık ve derin olmasa da insan ömrü boyunca devam eder. Nefes aldığımız her an devam edebilir şartlanmalar. Ne kadar bilinçli bir şekilde yaklaşırsak bir konuya, şartlanmalardan o denli bağımsız oluruz. Yapacağımız herhangi bir enerjisel ya da spritüel çalışma sadece frekansınızı yükselterek onu fark etmenizi sağlayabilir. Ancak iş orada bitmez: çünkü biz direngen varlıklarız. Bugün fark ettiğinizi yarın kabul etmeyebilirsiniz hal böyle olunca. Fark ettikten sonra bilinçli bir şekilde konuyla ilgilenmemiz gerekmekte. İşte o zaman kaynağından şifa başlar :)

Sevgilerimle….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 + one =