9 Temmuz 2017 Oğlak Burcunda Dolunay

Şikayet etmek…. Çoğumuz bir şekilde içinde bulunduğumuz bir durumdan tutun da karşılaştığımız herhangi bir şeyi bir şekilde şikayet ediyoruz. E ne var bunda diyebilirsiniz. Elbette şikayet etmek de insanın doğasına ait bir parça. Ancak uzun süre kullanıldığında müthiş yan etkileri olan bir kavram.

Uzun süre bir ilacı kullandığımızda, bedenimiz nasıl bir süre sonra bu ilaca bağışıklık kazanıyorsa, uzun süre şikayette kalmak da, bir süre sonra zihnimize ve ruhumuza bağışıklık kazandırıyor. Bağışıklık kazanan zihnimiz bir süre sonra şikayet ettiğimiz konuya çözüm üretebilme kanallarımızı tıkıyor. Hal böyle olunca hiç bir şey kendiliğinden düzelmediği için şikayet etmeye devam ediyoruz. Çözüm nerede? Yok?

Bir tanıdığım bir nedenden dolayı ev değiştirmek durumunda kalmış ve nispeten daha küçük ama daha yeni bir eve taşınmıştı. Kendilerini evlerinde ziyaret ettiğim dönemlerde, sürekli evin küçüklüğünden ve plânsızlığından bahsediyorlar(ailece) Mühendisin, müteahhidin hatalarından, ne kadar saçma planlamalar yaptıklarından dem vuruyorlardı. Hem de her seferinde…

Yemek vakti geldiğinde, salon küçük olduğundan yemek masası koyamadıklarını ve müteaahidin, kendilerini tepside ayrı koltuklarda yemek yemek zorunda bıraktığını söylüyorlardı. Hane halkının hepsinin elinde ya da kucağında bir tepsi, herkes ayrı koltuklarda yiyorlardı yemeklerini.  Neden hayıflanmak yerine açılıp kapanan türden bir masa almadıklarını sordum. Cevap ilginçti

‘’ masayı kaldırdığımda nereye koyacağım? ’’

‘’ üçlü koltuğun arkasına koyarsınız. Zaten kapanınca yer kaplamıyor o masalar. Koltuğun arkasına koyduğunuzda kimse görmez ya da yer kalabalığı etmez ki! ’’

Hane halkı birbirinin yüzüne bakarak, biraz da şaşırmış bir şekilde

‘’ Biz bunu neden düşünemedik’’ dediler birbirlerine.

Neden düşünemediler, çünkü her gün şikayet etmekten artık zihinleri bağışıklık kazanmış ve ufacık çözümleri bile üretemez hale gelmişti.

Einstein’ın da dediği gibi ‘’ Bir sorunu, onu oluşturan düzlemden baktığınızda çözemezsiniz ‘’

Çoğu zaman farkında olmakla, şikayet etmek kavramlarını birbirine karıştırabiliyoruz. Farkında olmak kabullenmektir. Şikayet etmekse kabullenmemek. Zira kabullenemediğimiz için lastik gibi sündürür ve hayıflanmaya devam ederiz ya :)

Şikayet etmek, sorunu oluşturan frekansta bırakır, farkında olmak bir üst frekansa çıkarır.

Bu dolunay,  bulunduğumuz ortamın etkisinden tutun da, gündelik yaşamın içinde olan konularda, kendimiz ya da başkaları kaynaklı sorunlarımızı ortaya çıkaracak ani durumlar yaşayabiliriz. Bu vesile ile günlük rutinlerimizi ya da içinde bulunduğumuz süreci rahatsız eden, planlarımızı etkileyen,bir süredir bizi mutsuz eden, bir nevi şikayette bırakan konularla ilgili bir nevi çözüm sürecine girebiliriz. Dolunay 6.evde ve Pluto ile kavuşumda.

Dolunayın karşısında Mars Güneş kavuşumu var ve kavuşum 12.evde. Egomuza dikkat edelim. Zira patlamaya müsait. Şikayette kalmanın sebebi egodur. Kabullenmeyen egodur. Mars Yengeç burcundayken duygularını bastırmaya ya da biriktirmeye meyillidir. Bu kadar birikim, önünde sonunda patlamaya mahkûmdur. Çünkü Dolunay bu anlamda bir süredir biriktirdiklerimizi de tahliyeye sebep olacaktır.

Açığa çıkan şeylere şikayet etmeye devam mı edeceğiz yoksa farkında olup, aşmaya mı çalışacağız. Seçim bize ait. Eğer farkında kalmaya gayret gösterebilirsek belki de ne kadar hatalı hareket ettiğimizi, çözüm için başka yolu denemek gerektiğini anlayabiliriz. Yeni yollar, yeni yöntemler için kolları sıvayabiliriz. İşte Dolunay Pluto kavuşumu hayata bu düzlemden bakabilenlere umut verecek ve başarıya ulaşmak adına yeni koşullar sağlayacaktır.

Ancak egomuza takılırsak, şikayette kalırsak, benim dediğim olacak dersek, her şey  olduğu gibi kalacak ve sorunlar varlığını sürdürmeye devam edecektir. Çözüm mü istiyorsunuz? Sorun mu? Bu dolunay bu soruyu kendimize soralım. Kendimize dürüst olalım. Gerektiği yerde kendi hatalarımızı kabul edelim. Kendimizle yüzleşme cesareti gösterelim. Gerisi evren tarafından getirilecektir.

Özellikle Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlaklar bu Dolunaydan daha çok etkilenecekler. Sadece Güneş burcunuzun bu burçlardan olması gerekmez, yükselen ya da kişisel gezegenlerinizin bu burçtan olması etkilenmeniz için yeterlidir. Planlarınızı bozan her şeye sakinlikle kabullenerek yaklaşın. Ne kendinizle ne bir başkasıyla kavga etmeyin, kendinizi de dövmeyin. Bu dolunayda edilen kavganın kazananı olmayacak, ”Ne yapabilirim?” sorusunu dürüstlükle kendine sorabilenler kazanacaklardır.

Sevgilerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × 2 =