7 Nisan 2016 Koç Burcunda Yeniay

7 Nisan 2016 saat 14:25 civarı Koç burcunun 18 derecesinde Uranüsyen bir Yeniay gerçekleşecek.

Sürprizler ve yepyeni başlangıçlara hazır mıyız? Aylardır gerginlik, sorun, sıkıntıyla bocalıyorken, biraz nefes alma zamanı, kaçmaktan, kovalamaya fırsat bulma zamanıdır şuan. Ancak nasıl? Cevap çok basit: eskilerden kurtularak.

Hepimizin bu evrende bir amacı var, bir kişiliği ve doğruları, bir bakıma kendi nev-i şahsına münhasır tarzı var. Temel ahlaki kurallarla uyumlu yaşamaktır asıl görevimiz. Rengimiz, dilimiz, dinimiz, kültürel yapımız değil! Temel görevimiz etik kurallara bağlı kalarak yaşamaktır. 

Taa çocukluk evresinden başlar yolculuğumuz. Her döngüde dümdüz seyredecek sandığımız yol ilerde çatallaşır. Çatallaşan her yol başka deneyimler sunar bizlere.

Ankara İstanbul arası yolculuk yaparken bitki örtüsünün, havadaki nem oranının nasıl değiştiğini fark ederim her seferinde. Ankara bozkırı sarartısının ufak ufak yeşillenmeye başladığını hepiniz fark etmişsinizdir. Bolu’ya vardığınızda yeşil daha baskınlaşmıştır artık. İstikamet İstanbul olmasaydı da örneğin bir Van olsaydı, gördüğümüz sahneler daha değişik olacaktı. Ankara serindir, montla yola çıkarsınız. Ancak Antalya’ya ulaştığınızda mont yük olmaya başlar değil mi? Çünkü Antalya’nın iklimi başka. Antalya’da Ankara ikliminde yaşarken alıştığımız gibi yaşarsak muhtemelen pişik olur ya da kurdeşen dökmeye başlarız :)))

Çocukluktan başlayan serüvenimizde, sahneler hep başka olmuştur. Kimi sahneler seçimlerimiz sonucunda taşınır hayatımıza, kimi mecburi. Tartışmasız, her sahne başka şeyler ister bizden. Çocuklukta 10 kiloyken, olgunlukta 100 kiloya kadar bile çıkabilir bedenimiz. Hiç doğduğumuz gibi kalmayız. Dolayısıyla hayat değişimin ta kendisidir. Hayatın bize sunduğu sahneler de değişimi başlatan faktörlerdir aslına bakarsanız. Sonrası Uyumlanmak…

Yaşadığımız hayata, kontrol dışı şartlara uyumlanmak, bir nevi AN’da yaşamaktır. Ancak çocuklukta başlayan ve çok bilincinde olmadan alt beynimize kodlanan negatif verileri beslemek ya da bastırmak uyumlanma dengemizi bozarak, değişim rüzgarını engelleyebilir. Daha önceki yazılarımda değindiğim gölge kavramına eş değer tutabiliriz bu negatif verileri.

Hani şu esas cevherin suyun altında saklı kaldığı nokta :) Eğer suyun altında saklı olan kısmın farkında değilsek sadece suyun yüzündeki kısımla ilgileniriz. İşte bu noktada Ben-Sen ayrımı başlar. Eğer alt beyin ile üst beyin iletişim halinde DEĞİLSE, diğer bir deyişle kişi kendi açmazlarının, bilinçaltı- alt beyin fonksiyonlarının bilincinde DEĞİLSE, içinde gizli olanı, farkında olmadığını, reddediyor ya da uzlaşamıyorsa, söz konusu içsel durum ilişkiler evinde başkaları aracılığıyla karşımıza çıkar ve ortak yaşamımıza yansır. Çoğu kez, bu durumu bize yansıtan kişiyi DÜŞMAN olarak nitelendirmemizin nedeni budur. İşin kötü tarafı, eğer buz dağının altının farkına varmaya niyetli değilsek, söz konusu düşman değişik isim ve yüzlerle karşımıza çıkar. Taa ki biz buz dağının suyun altındaki kısmına bakana kadar!

Kendi içimize dönerek, gönül aynasına bakarak yapabiliriz elbette buz dağının altına inmeyi. Bugün kendinize şu soruyu sorun: ”Ben bunu neden yaşıyorum/yaşadım” Cevapları başkalarının hal ve durumlarını göz önüne alarak düşünmeyin lütfen çünkü bu sizi geri çeker. ”Ben bu durumun oluşmasına nasıl çanak tutmuş olabilirim?” ”Hangi davranışım tetikleyici olmuştur?” ”Bu davranışımın sebepleri neler olabilir?” Seçenekler altta :)

A-)Birincisi başkalarına çok uyumlanarak bizi biz yapan değerlerden uzaklaşmak ve başkalaşmak- yani kendini FEDA. Bu bizim verici dediğimiz kısım.

B-)İkincisi, başkalarının bizim hal, şart ve içinde bulunduğumuz durumlara sürekli uyumlanmasını talep ederek, onları kendini bize FEDA etmeye mecbur bırakmak. Bu da bizim alıcı dediğimiz kısım.

Hangisi içinde bulunduğunuz durumu tanımlıyor?

İşte çocuklukta başlayan ve çok bilincinde olmadan alt beynimize kodlanan negatif verileri su yüzüne çıkaracak bu Yeniay. Yine ilişkilerden vurarak yapacak bunu. İlişki alış-verişlerindeki dengesizlikleri gündeme getirecek enerjilere gebe bir zamandayız. Şikayet ettiğimiz bir yakınımızdan kurtularak, yollarımızı ayırıp hayıflanmaya devam ederek olmayacak elbetteki buradaki değişim.

-Korkularımızla yüzleşip, cesaretimizi fark ederek

-Kendi isteklerimizi öne sürerken, kendimize hakim olabilirliğimizi fark ederek

-İsteklerimizden peşinden giderken, yol ne istiyorsa onunla bütünleşebildiğimizi fark ederek (gölge enerjimizle bütünleşmek)

-Net bir hedef ve yön belirleyerek,

Ne istediğimizi tespit etmek işimizi oldukça kolaylaştırıcı bir unsur olarak çalışacaktır. Nereye ulaşmak istiyoruz? Neden ulaşamıyoruz? Eksiğimiz mi var? Yoksa fazlamız mı?

Meşhur kartal hikayesini bilenler bilir. Bu yeniay, kartal hikayesini betimliyor sanki :)

Derler ki:
“Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır.

Kartalın yaşı 40’a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Tüyleri kartlaşır, kalınlaşır ve kanatlarına takılmaya başlar. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.

Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.

Bu yönde karar verirse eğer, kartal bir dağın tepesine uçar ve orada kalır. Sonrasında kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.

5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.”

Bir nevi arınmadır bu: İşlevsizleşmiş şeylerden arınma. Eğer bir şeyler yolunda gitmiyorsa, uçmak istediğimiz halde uçamıyor ya da uçarken çok çabuk yoruluyorsak, yeteneklerimiz içinde bulunduğumuz duruma cevap vermiyorsa, belki bizim de bir dağ başına çekilip arınma vaktimiz gelmiştir. Hayatla yaşadığımız bu ihtilafın bizi götüreceği yer burasıdır belki :) Fakat kafamızda imgelerle, rollerle o kadar meşgul olursak içinde bulunduğumuz gerçekliği göremez, ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz. Unutmayalım ki, Kartalın yaşlandığına kanaat getirmesi, yeniden yapılandırmayı başlatan adımdır  :)

Evet dostlar, Mars 4.evde Antares ile kavuşuyor. Aile içi çatışmalar, ilişki sorunları, tartışmalar ve kargaşayı tetikliyor. Sen-ben ayrımı, dediğim dediklik, bir bardak sudan fırtına koparmaya meyilli bir enerji taşıyor gökyüzü. Eğer ahlaki değerlere bağlı kalarak davanışlarımızın standart ve prensiplerini ayarlarsak kazanırız. Çünkü Antares bir Kraliyet yıldızıdır ve kraliyet yıldızlarının ödül bedelleri vardır. Şan, şöhret, dünya hırsı, takıntı, acımasızlık, manipülasyonda ısrar etmenin başarıyı hezimete dönüştüreceğinin göstergeleridir. Dürüstlük, temkin ve ahlaki değerleri elden bırakmadan hareket etmek, hiç şüphesiz başarıyı da beraberinde getirecektir. Boşuna başkalarını değiştirmeye çalışmayalım, ”Ben dünyayı değiştirmek için buradayım” diye kasım kasım kasılmayalım. Becerebiliyorsan kendin değişirsin. Sen değişince algın da değişir, öyle değil mi?

Bazılarınızın hayatında geriye dönüşü olmaksızın kopuşlar meydana gelebilir. Bazılarınızın da yepyeni başlangıçlar. Uranüsyen yeniaylar önceden kestirilemeyen sürprizler taşırlar. Sürprizlerin olumlu ya da olumsuz olması durumunu bireysel haritamız belirler. Olumlu da olsa, olumsuz da olsa her sürpriz yenileyici bir vazife görür. Bu anlamda 4 Nisan 1968 – 31 Mart 1969 arası doğumlular ezber bozmak için ilk sırada olanlar ve özgürleşmeyi denemesi gerekenlerdir :) Hadi hayırlı olsun diyelim :))))

Alttaki paylaşımlarımı tekrar okumanızda fayda var. Çünkü bugünkü başlangıçın temelleri, o zamandan tetiklenmişti.

Bknz: 8 Şubat 2016 Kova Burcunda Yeniay

Bknz: Gölgelerimiz ve İlişkiler

Sevgilerimle….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 + 8 =