7 Ağustos 2017 Kova Burcunda Ay Tutulması

Yırtık büyümeden, zamanında bir ilmek atarsanız, ilerde atmak zorunda kalacağınız dokuz ilmekten kurtulmuş olursunuz!

7 Ağustos 2017 akşamı saat 22:12 civarında 15°Kova burcunda bir dolunay, takibinde Ay tutulması gerçekleşecek.

Ay tutulması, dolunay zamanında ve Ay’ın düğüm noktalarına yakın olması durumunda gerçekleşir. Ay, Dünya’nın gölgesine girerek, Güneş’ten aldığı parlaklığı kaybeder ve bu olayın sonucunda da Ay Tutulması meydana gelir.

7 Ağustos’ta gerçekleşecek olan Ay Tutulması Kısmi bir tutulma. Yani Güneş, Dünya ve Ay tamamen mükemmel şekilde hizalanmayacak ve Dünyanın gölgesi aydan bir parça alır gibi görünecek. Bu yüzden Kova Ay Tutulmasının etki süresi iki ay belirgin olmak üzere toplamda altı ay diyebiliriz. Kısmi Ay tutulmaları çok baskın olmadığından değişim yavaş ve kendisini çok hissettirmeden gelecektir. Bknz: Ağustos 2017 Genel Değerlendirmesi 

7 Ağustos tutulması, 119 saros seri nolu tutulmadır. Bir önceki aynı seri nolu tutulma 28 Temmuz 1999’da gerçekleşmişti. 1999 yılını hatırlamaya çalışın. 28 Temmuz 19999’da gerçekleşen tutulmalardan sonra hayatınızda neler değişmiş, neler gelişmiş, neler sonlanmıştı? İşte 7 Ağustos Pazartesi günü gerçekleşecek tutulmaların takibinde de, hayatımızın ilgili alanlarında, aynen 1999 sonrasına benzer değişimleri gözlemleyebiliriz.

Tutulma dilekler, hedefler ve umutlar evi olan 11.evde gerçekleşiyor ve karşısına Aslan burcunda seyreden Mars’ı almış. 9.evdeki Satürn sekstil ve 7.evdeki Jüpiter üçgen açısıyla tutulmaya eşlik etmekte. Ancak tutulmanın öyle bir özelliği var ki, kimine lütuf, kimine beddua gibi. Tutulma boomerang dediğimiz bir açı kalıbına eşlik ediyor. Boomerang açısı, YOD yani tanrının parmağı denen açı kalıbının bir değişik modeli ve Boomerangın en etkili noktasında Ay tutuluyor. Bu durum ne ekersen onu biçersin atasözünü gündeme getirerek bir nevi hasat yaşamamıza sebep olacak.

Özellikle güç mücadeleleri üzerine kurulu ilişkiler ile sürekli fedakârlık kavramı üzerine kurulan ilişkileri epey sorgulatacak gibi. Dengesizlik yaşadığımız konularda, hoşumuza gitmeyecek sonuçlar nedeniyle öfkelenebilir veya güç gösterisine girebiliriz. Zira tutulma, bu konudaki dilek ve umutlar ya da hedeflerimizle ilgili sonlanmalar taşıyacak hayatımıza.

Siz siz olun, hangi sonuçla karşılaşırsanız karşılaşın, dengeye gelmek için çaba harcayın.

Bir çalışanınız, bir eleştiride bulunuyorsa, söylediklerini dikkate alın.

İlişkilerinizde sorun yaşıyorsanız, sorun yaşadığınız kişiyle iletişim kurup, sorunları masaya yatırmak adına kolları sıvayın.

Biri, muhtemel sorunlarını konuşmak için sizinle iletişim kurduğunda, söylediklerini dikkate almaya çalışın.

Muhtemel sorun ve dengesizlikler ortaya çıkacak evet. Ancak Tutulma o kadar iyicil ki, dengesizlikleri ortadan kaldırmak için epey destek var Evrenden.

Her durumda ortak payda yaratmak adına çaba sarf edenler, Jüpiter ve Satürn desteğinden istifa edeceklerdir.

Ay tutulmaları Dolunayların 10 katı büyüklüğünde enerjiler taşırlar ve tutulma sonrası yeni bir döngü başlamasına olanak sağlarlar. Dolunayların, haritamızda bulunduğu konum konularınca tamamlanmayı ya da sonlanmayı sağlayacak olaylar taşıdığını hep söylerim yazılarımda. Attığımız adımlar, aldığımız kararlar, her türlü eylemlerimizin olduğu kadar, üstünü örttüğümüz sorunlar, anlaşmazlıklar, yüzleşmekten kaçındığımız gerçeklerin de görünür hale geldiği çok özel olaylar yaratır Ay tutulmaları.

Normal Dolunaylarda tamamlanma sonrası adım adım yeni başlangıçlar varken, Ay Tutulmalarında somut ve güçlü  enerjilerle olay yaratacağından etkisi bir anda gelir ve bir anda yeni yollar sunar önümüze. Normal dolunaylarda arkanızı dönerek görmek istemediğiniz her gerçek, Ay tutulması anında arkanızı dönüp, olanı yok saymanıza olanak vermez artık. Bu nedenledir ki, bir çok kişinin hayatında tutulmalar sonrası yeni başlangıçlar olmuştur.

Kızımız Ayşe, tutulmadan 3 ay evvel nişanlandığı sevgilisi Mahmut’tan, tutulma sonrası pat diye ayrılıverir. Çok geçmeden 3 ay sonra da Onur’la nikah masasına oturur :) Ay tutulmaları sonrası sıkça karşılaştığımız durumlardır bunlar. Peki ne olmuş ta kızımız Ayşe, o deliler gibi sevdiği Mahmut’tan bir anda uzaklaşmıştır? Mahmut ne yapmıştır ki bu peri masalı(!) aşkı son bulmuştur? Tüm bu soruları oluşturan sıfat tamlamaları işin görünen kısmına ait aslına bakarsanız! Peki gerçek kavramı sadece gözün gördüğüyle mi oluşur? Tabii ki hayır! Olay pat diye gerçekleşmemiştir. Sonucu oluşturan sorunların evveliyatı vardır. Misal;

  • Tembellik edilmiş, sorunlar çözüm için masaya yatırılmamıştır.
  • Sorunların kaynağı, muhatapların iç dirençleriyle bağlantılı olduğundan üstü örtülmüştür. Yüzleşmek ağır gelmiştir çünkü o an.
  • Arada hiç peri masalı gibi bir aşk olmamıştır, kişiler yine içsel kaynaklı orantısız enerjiler yüzünden bu aşkı peri masalı olarak idealize etmeyi yeğlemişlerdir.
  • Ayşe Mahmut’un isteklerine cevap veriyor ama ihtiyaçlarına cevap vermiyordur ya da tam tersi Mahmut Ayşe için.

Fakat an gelmiştir, kızımız Ayşe de, oğlumuz Mahmut da aşk sandıkları şeyin aslında alışveriş ya da sadece alış ya da sadece veriş olduğunun farkına varmışlardır. Belki de oğlumuz Mahmut’un üçüncü bir şahıs olan Fitnat ile ilişkisi ortaya çıkmıştır. Kızımız Ayşe de hasır altı ettiği her şeyle bu yasak ilişki sebebiyle yüzleşmek durumunda kalmıştır.

Belki de kızımız Ayşe hayatımı tek başıma sırtlarımcı biridir. An gelmiştir yardıma ihtiyacı olmuştur da bir bakmıştır ki Mahmut daha kendi sorumluluğunu yüklenemiyor… Bunların her biri bu aşkın bitmesini besleyen şeylerdir.

Temeldeki sorun ne? İşte bu tutulma, hayatımızın ilgili alanlarında, bu sorunun cevabını ortaya çıkaracak. Temeli yeniden yapılandırıp, sağlamlaştırmaya karşılıklı olarak çabalayanlar kazanır, aynaya bakmayan, değişmeyen kaybeder. Böyle bir göksel şölen altında değişmeyen de kaybetsin zaten!

Evrensel ihtiyaçlarınıza hizmet etmeyen, tökezlemenize neden olan ya da sizi geri götüren ne varsa Veleddalin Amin!  İçinde bulunduğunuz ilişki, ortaklık, değişik durum ve insanlar, artık sizin önümüzdeki 1,5 yıllık döngüdeki yol programınıza ait potansiyel ihtiyaçlarınıza hizmet etmiyor, cevap vermiyorsa sonlanır.

Hayatınızda bir eksik varsa, ona yer açıp açmadığınıza bakın! Evren boşluk sevmez illa ki doldurur. Eksikliğini hissettiğiniz şey ne ise onun için gerekli boş alan yaratın. Bunun için de eksikliği ihtiyaç haline getirin. Eksik var ancak yer yoksa fazlalıklara bir göz gezdirin. Muhakkak ki hayatınızda gereksiz bir kalabalık vardır. Buldunuz mu? Hah işte bulduysanız, hemen çöpe atmayın!!!! Neden bu kadar tuttuğunuzu görmeye çalışın. Bulun demiyorum zira o gözünüzün önündedir de sizin gözünüzü bi kapamışlığınız vardır! O fazlalığı orada tutmanıza sebep olan ne? Kendinize güvensizliğiniz mi? Tutkunuz mu? Sabit fikirliliğiniz mi? Değersizliğiniz mi? Egonuz mu?  bunu tespit edin ve ondan sonra o fazlalığı ahlaklı bir şekilde hayatınızdan çıkarmak üzere çalışın! Öyle attım gitti demekle olmaz :) Kaybettim diyorsanız, aldığınız bu dersi de kaybetmeyin zira onu da kaybederseniz evrensel sistem aynı dersten tekrar sınava çekecektir sizi unutmayın :)

Önce olanı kabul edin. Sonra neleri yapmakta dozu aştığınızı, neleri ise ısrarla yapmak istemediğinize bakın.

Bunları bulup yolunuza devam edin. Ama her durumda hayatınızdaki fazlalıkları temizleyin! Bu fazlalık ister bir insan olsun, ister bir inanç, ister bir tabu, ister bir içsel direnç fark etmez…. Yer açmak için önce bu fazlalıklardan arınmak zorundasınız! İşte rezonansınızı yükseltecek olan bu fazlalıklardan arınmaktır. Zaten rezonansı yükseltmeden de yeniye yer açamazsınız, kopyasını yaşarsınız :)

Birbirinin gelişimine hizmet edebilecek yeterliğe sahip çiftler ortaklıklar bir sonraki aşamaya taşınmak üzere, ortaklıklarına daha olumlu şartlarla devam ederler. İş konusunda, terfi, olanakları daha yerlere geçiş yapmak bu tutulmada oldukça kolay diyebilirim.  Yani niyeti salih olanlar tutulmadan kârla çıkanlar olacaktır. Bu şanslı gruptan olan niyeti salihlere şimdiden hayırlı olsun diyorum.  Olur ya tutulmadan olumsuz etkilenenlere ki, o her ne ise onu iradeniz belirledi bunu unutmayın, niyetinizi salih etmeye çalışın diyebilirim ancak. Çalışın ki, 1,5 yıllık süreçte siz de emeklerinizin karşılığını alabileceğiniz sonuçlar yaşayasınız!

Bakın işlerin düzelmesini istiyorsanız, evren işi düzeltmez, size işleri düzeltebilmeniz için fırsatlar verir. Siz bunu ya kullanırsınız ya kullanamazsınız. İşte bu fırsatları görebilip göremeyeceğinizi farkındalığınız belirler!

Aman Tanrım filminin bir sahnesinde, üstüne üstüne gelen hayattan bunalmış ve çaresini kaçmakta bulmuş olan Lauren Graham’ın şikayetlerine karşılık Morgan Freeman’ın sözleri aslında bunun özeti gibi;

” Biri sabretmek için dua ettiğinde sence tanrı ona sabır verir mi? Yoksa ona sabırlı olması için  fırsat mı verir? Biri cesaret için dua ederse, yaradan ona cesur olabileceği bir fırsat verir, cesaret vermez! Biri ailesinin daha yakın olması için dua ederse, sence tanrı onlara sıcak sevgiler mi gönderir, yoksa sevmeleri için fırsat mı verir? ”

Kaderimizi, karşımıza çıkan fırsatları değerlendirmekteki becerimiz belirler dostlarım. Sadece o günü bekleyerek, o günün getirilerine ulaşamayız! Evrenden durumu düzeltmesini beklemeyelim, durumu düzeltebilmemiz için fırsatlar yaratmasını isteyelim ve o fırsatı layığıyla değerlendirmeye çalışalım. İşte bu tutulmalar bunun için var! Silkinelim ve kendimizin farkına varalım diye. Transitlerimiz karşımıza fırsatları çıkarır. Biz o fırsatları değerlendiremiyorsak, bu transitlerin değil, bizim sorunumuzdur! Biz hiç bir şey yapmazsak, sonucun hiçbir şeyden başka bir şey olmasını da beklemeye hakkımız yoktur!

Güneş/Mars, Ay, Neptün ve Pluto arasında oluşacak boomerang açı kalıbı, ilişki alışverişlerdeki dengesizlikler üzerinde etkin olacak. Mars’ın buradaki etkisi, egosal çıkışlar, maske davranışlar, merkezini kaybetmek gibi etkiler taşıyor. Yolunda gitmeyen şeyleri gün yüzüne çıkaracak, alışverişlerdeki dengesizlikleri göz önüne serecek, ilişki kurma biçiminizi sorgulamanıza neden olacak olaylara hazırlıklı olun. Sadece ikili ilişki değil burada bahsetmek istediğim. Odak noktası sen – ben – biz. Biz olabildik mi? Aile içi görevler, sorumluluklar, nitelikler ile hayatımızın farklı alanlarında sergilediğimiz bireyselliğimiz üzerine düzenleme getireceği kesin bu tutulmanın. Önceliklerimiz artık değişebilir tutulma etkisiyle. Venüs, Pluto, Jüpiter arasında t-kare oluşmuş, abartı, kibir ve açgözlülük eğilimlerine karşı tetikte olmamıza işaret ediyor. Bknz: Venüs Jüpiter Karşıtlığı/Açgözlülükle İlgili Sınavlar

Başak burcunda ilerleyen Merkür, t-karedeki Pluto’ya olumlu bir açı veriyor. Bu da abartı, kibir ve açgözlülük gibi eğilimlerimizin kökeninde yatan bilinçaltı alışkanlık ve davranış biçimlerimizi fark etmemizi, fark etmekle kalmayıp, kendimizi yenmemize olanak sağlayacak. Merkür aynı zamanda Tutulma yücelim yöneticisi olduğundan, 20 Eylül’e kadar bol bol keşif yapacağız.

Hani ”Allah niyetine göre versin” derizya: işte sonuçların niyetimize göre şekilleneceğini ve Evrensel Sistemin bu yönde epey destek vereceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Ağaç eken meyve yer, zehir eken ağu :)

Ağır toplardan Satürn, Neptün ve Pluto bir süredir geriliyor malumunuz. Bu gerilemeye 3 Ağustos günü saat 08:32 sonrası Uranüs de dahil oluyor ve tüm ağır toplar birlikte geriliyor. Bu anlamda doğum  haritasında Satürn, Uranüs, Neptün ve Pluto’su gerileyen için avantajlı, düz olanlar içinse beklemeli ve yeniden düzenlemeli bir dönem başlıyor diyebilirim. Tabi süreç, 25 Ağustos’ta Satürn’ün düz seyrine dönüşüne değin sürecek. Yine 25 Ağustos sonrası da Uranüs, Neptün ve Pluto’su gerileyenler için avantajlı bir süreç başlatacak.

Bomba gibi, on numara beş yıldız bir tutulma var önümüzde. Boomerang etkisi ektiklerimizi biçmemize sebep olurken, Jüpiter’in tutulmaya desteği de iyileştirecek bizleri. Çoğunluğun hayatında çok olumlu yönde değişimler getirecek. Bireysel anlamda oldukça olumlu, ülkemiz açısından sevimsiz şeylerin yaşanacağı bir süreç yaşayacağız.

Tutulma en çok 1 – 7 Şubat arası doğumlu Kovalar, 3 – 9 Mayıs arası doğumlu Boğalar, 5 – 11 Ağustos doğumlu Aslanlar ile 5 – 11 Kasım doğumlu Akrepler üzerinde etkili olacak. Eğer doğum gününüz bu tarihler arasında ise geriye dönülmeksizin bir değişim içerisine girmeye hazır olun! Sadece Güneşinizin bu burçlarda olması gerekmez, ilgili burç derecelerinde kişisel gezegeni olanlar da ziyadesiyle tutulmadan etkilenirler.

İkizler, Teraziler, Koçlar ve Yaylar tutulmada şans elde edecek diğer burçlardır.

Başak ve Oğlaklar ise Merkür’ün Başak burcu seyrinden oldukça olumlu etkili destek alacaklar.

Balık ve Yengeçlerden özellikle bekar olanlar, hayatının aşkıyla karşılaşabilirken, rüya gibi olay ve durumlar yaşamaya oldukça yatkınlar.

Son söz olarak, niyetinizi temizleyin, herkesin yararına çözümler bulmaya çalışın yeter diyorum. Kalanı nasılsa Evren bir yoluna koymuştur, bize de bunun tadına varmak kalır bir tek.

Sevgilerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three + two =