5 Nisan 2019 Koç burcunda Yeniay/Taahhütlerin Güncellenme Zamanı

5 Nisan 2019 Cuma Venüs günü saat 11:52’de Ay ve Güneş 15°Koç burcu üzerinde kavuşacak.

İlişkiler ve ortaklıklar üzerinden dönüşüm taşıyan pırıl pırıl bir yeniay var önümüzde. Dönüşüm ya da kişisel gelişim denen kavram hiç şüphesiz kişinin kendi iradesiyle kendini eğitmesidir. Ancak bilincimizin durum/şeklini, nerede olduğumuzu, ne durumda olduğumuzu çoğunlukla ilişkiler üzerinden görürüz. İlişkiler sözüyle betimlemeye çalıştığım sadece gönül ilişkisi kurduğumuz kişiler değil, her türlü ilişki ve ortaklık burada ilişkiler kapsamına girer.

Evimizin pencerelerini döşettiğimiz malın kalitesi, yağmur mevsimi başlangıcıyla belli olur. İşçilikteki bir hatayı yada kullanılan malzemenin kalitesini biz bu dönemde daha iyi fark ederiz. Eğer malzemenin kalitesinden, ergonomikliğinden ziyade, görüntüsü yada finansal değeri gibi faktörlere odaklanarak seçim yapmışsak bunun sonuçlarını yağmur mevsiminde yaşarız. Tıpkı bu örnekteki gibi bilincimizin gelişip gelişmediği, bir durumu gerçekten aşıp aşmadığımız da o noktayı tetikleyen kriz durumlarında kendini belli eder.  

Karşılaştığımız bir kişi olay ya da durum hiçbir zaman öylesine karşımıza çıkmaz.  Ya bilinçli tercihlerin bir sonucudur ya da farkındalığı artırmak, bizi bir noktaya götürmek için vardırlar. Söz konusu insanın bireysel evrimiyse, hiç bir şart, hiç bir taahhüt de stabil kalmaz. Koşullar değişip geliştikçe insan değişir; insan değiştikçe taahhütler de yenilenmek durumundadır.

Bu yeniay iş ortağımız, aile bireylerimiz, eşimiz, arkadaşımız, iş verenimiz ya da bir şekilde bağlantıda bulunduğumuz kişilerle kurduğumuz bağların şart ve koşullarının güncellenmesini gündeme getirecek durumları belirginleştirebilir. Zaten var olan durumlar ve yeniay enerjisiyle açığa çıkan her durum, bir şekilde her birimizin bireysel bilincinin değişmesine etki edebilir. Bu değişimle birlikte birbirimize verdiğimiz taahhütleri güncelleyeceğiz.

Kendimizin farkında olmuyoruz. Bir ilişkiye getirdiğimiz dinamiklerin sorumluluğunu almak yerine, o dinamikleri daha fazla yönlendiriyoruz ortaklıklarımıza: yani kendimizi kontrol edemiyoruz. Çoğunlukla danışmanlıklarda karşılaştığım bir durum vardır:

” Çok çalışıyorum, beraber çalıştığım çoğu kişiden daha fazla çabalıyor, sorumluluk alıyorum ama iş verenim ağzı çok laf yapan ama daha az çalışan kişiyi daha önemsiyor ya da takdir ediyor. İş benim ama takdir başkalarının.” gibi yakınmalara hepimiz hayatımızın bir döneminde düşmüşüzdür.

İnsan bir ilişkiye getirdiği dinamiği ne kadar çok  o iş ya da ilişkiye aktarırsa o kadar değerli olacağı yanılgısına sıklıkla düşer. Oysa gittikçe çoğalan her şey kontrolsüzleşir. Herkesten fazla çalışarak daha çok takdir edileceğini, kendi yerine önceliği başkasına verip daha değerli olabileceğini ya da karşı tarafın sorumluluğunu aldıkça önem derecesinin artacağını sanır.

Enerjisinden feda eder, ihtiyaç/isteklerinden feda eder, sağlığından feda eder, zamanından feda eder. Her feda ediş karşı tarafı güçlendirecek, feda eden tarafı bitap duruma getirecektir. Oysa feda ettiği her şey kendisinden bir parça alıp götürür ve insan verdikçe eksilir böyle durumlarda. Feragatin en önemli sebebi kurban/kurtarıcı rol model bilincidir. Fakat her zaman kurban/kurtarıcı bilincinden kaynaklanmaz. Her durumun altındaki tetikleyici duygu, şartlanma farklıdır. Bu yeniay dönemindeki sorunların çoğu eril ve dişil enerji dengesizliğinden kaynaklı olabilir.

En başta dediğim gibi kendi dinamiklerimizin farkına varma ve bu dinamikleri dengeleme zamanındayız. Sen o dinamiği düzenlemez ”burada ileri gidiyorum, demek ki burada bir sorun var” deyip seni o dinamiği kontrolsüzce ilişkiye yönlendiren alt şartlanmayı tespit edip orayla sorununu çözmezsen, diğer kişiyi şekillendirmeye başlarsın. Yani Plutonik çalıştırırsın enerjiyi. Plutonik çalıştırılan enerjinin sonucu da pek hoş olmuyor benden söylemesi. Zaten Satürn de Plutonun hemen yanında.

Peki ne yapacağız?

Bir kere olanı kabul edelim, durumu kabul edelim, kişiyi kabul edelim. Kabul edin derken sarıp sarmalayın, beslemeye devam edin demiyorum burada dikkatinizi çekerim. Kabul edin diyerek; kişinin yaptığının doğru ya da yanlışlığına bakmadan yaptığı şeyin farkında olma halinden bahsediyorum burada. Bu farkındalığa ulaşamazsak, durumu daha çok tırmandırır ve kendi payımızı göremeyiz.

İkinci aşamada ise kontrolsüzleşen tarafımızı fark etmek ve buna sınırlamalar getirmek yani bir nevi o tarafımızı törpülemektir. Her şeye yetmek durumunda değiliz, her şeyi bilmek durumunda değiliz, herkesi memnun etmeye çalışmak zorunda değiliz.

”Nereye kadar sorumluluk alabileceğimizi bilmek ve buna sınırlar getirmek, hiç kuşkusuz beceriksizlikten ziyade kişiye kendi gücünün potansiyellerini bilme imkanı verir.” der Edward Bach

İşte bu yeniayın teması budur arkadaşlar. Talep edilmeden yaratılan arzların başımızı ağrıtmasıdır şu aralar potansiyel ihtimaller. Başa çıkabiliyorsunuz nasılsa diye her şeye atlamayın. Kendi kendinize düşünüp varsayımlarla hareket ederek başkası adına düşünüp aksiyon almayın.

Kıymetiniz bilinsin istiyorsanız önce kendi kıymetinizi bilin, yani artık kendinizi zorlamayı bırakın. Önemli olan nicelik değil niteliktir. İşinize verdiğiniz enerji, arkadaşınıza verdiğiniz enerji, eşinize verdiğiniz enerji, çocuğunuza verdiğiniz enerji ne kadar nitelikli ona bakın. Nitelikli koşullar sağlayamıyorsanız, istediğiniz kadar 24 saat çocuğunuzun yanında olun, nitelikli bir bir saatin yarattığı etkiyi yaratamazsınız. Evren ne kadar güzel bir fırsat sundu her birimize bu yeniay aracılığıyla. Şimdi fırsat varken, kendinizi onurlandırın derim ;)

Şikayet ettiğin hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsin. Bunun yerine sana iyi gelen ne varsa onu yap.

Gitmek istediğin bir yer mi var: o zaman git.

Söyleyecek bir sözün var mı: söyle.

Sana kendini ne iyi hissettiriyorsa onu yap arkadaşım!

Bireyselliğinin farkına var ve onu zorlamak yerine onurlandır. İşin sırrı budur kanımca. Kendi bireyselliğini onurlandırmayan da başkasının bireyselliğine zaten saygı duymaz. İşte çağımızın sorunlarından biri de budur. Çok olumlu bir yeniay var önümüzde. Evet bir şeyler artık geri döndürülemeyecek noktada olabilir. Fakat onlardır bizi değiştirecek olan. Bırakın doğa işini yapsın…. Bu bahar sürgün versin yeni niyet tohumlarınız. Size ait olmayan ne kadar yük varsa atın gidin sırtınızdan. Bu yeniay koşmak istiyorsanız, önce başkaları aracılığıyla üzerinize vazife edinip aldığınız bu yükleri bırakın. Zaten bırakmadan da ilerleyemezsiniz ;)

Yeniay Koç, Aslan, Yay, Terazi, Kova ve İkizler burçlarının ikinci on gününde doğanlar ile yine aynı burçların 10°-20° arasında gezegeni olanlar üzerinde etkili olacak. Söz konusu burçlar nispeten daha olumlu başlangıçlara dönük şanslara sahip olacaklar. Yengeç, Oğlak burçları ile bu burçların tüm günlerinde doğmuş olanlar ya da gezegeni olanlar da yine yeni başlangıçlar konusunda destekleyici etki alacaklar.

Esen kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 − four =