5 Mart 2015 Başak Burcunda Dolunay Emek/Değer Hasadı

''Kargalarla Buğday Tarlası'' Van Gogh 1890
”Kargalarla Buğday Tarlası” Van Gogh 1890

5 Mart 2015 Ts ile yaklaşık olarak 20:05 civarı Başak burcunun 14 derecesinde bir Dolunay oluşacak.  Hedeflerimiz, ideallerimiz, beklentilerimiz ve ektiklerimizi etkileyen bir Dolunay yaşıyoruz. Birazcık kayıp-kazanç tabanlı hasat yaşayabiliriz. Çaba sarfettiğimiz, emek verdiğimiz, cefasını çektiğimiz işlerle ilgili tamamlanmalar olabilir hayatımızda. Tamamlanmalar neye göre olabilir dersek emek/değer ilişkisine göre diyebilirim. Kimimiz çabalarımızın karşılığını beklentilerimize göre terfi, zam, isteklerine ulaşmak şeklinde alırken, kimimizin beklentileri boş çıkabilir.

Emek/değer ilişkisi arasında kıldan ince, kılıçtan keskin bir köprü vardır. Malum Başak burcu titizlenmeye, her şeyin en ince detayını hesaplayıp kontrollü harekete eğilimlidir. Gelgelelim bu aşırı titizlenme bazen detaylar arasında kaybolmaya dolayısıyla da bütünü kaçırmaya kadar götürebilir kişiyi. Böyle anlarda üzerine vazife olmayan herbişeye farkında olmadan el atar. Attığı işin üstesinden gelir mi? He yaaa gelmemi hiç :) Gelir gelmesine de alışkanlık haline gelince Başak kişisinin iş yükünü, hayat yükünü arttırırken diğerlerinin sürekli siesta yapmasına neden olabilir.

Her birimizin hayat sahnesinde bir rolü var. Meziyetlerimiz, eğilimlerimiz, tecrübelerimiz, yeteneklerimiz hayat sahnesindeki rolümüze etki ediyor.Bazen kendimizi role kaptırıp, rolümüzün içinde bulunduğu duruma yersiz bir adama duygusuyla sarılabiliriz. Adama eğilimimiz, yeterliklerimizin önüne geçerse farkında olmadan hem süreci hem de sürecin içinde bulanan durum ve kişileri kontrol altına almış olabiliriz. Denge bir kez şaştımı olması gereken sonuçları elde etmekte zorlanabiliriz. Kimimiz eşimize, kimimiz işimize, kimimiz çocuğumuza güçlü ve yoğun şekilde adanma hisleriyle bağlanabiliriz. Kadının Türk toplumundaki yeri bunun için çok doğru bir örnek aslında. Sadece geleneksel yapı dayatması altında büyümüş kadınlarımız değil, gayet medeni, bilinçli bireyler arasında yetişmiş olanlarımız bile hatayının bir evresinde, Sevgili rolü ile Anne rolü arasında gidip gelme şeklinde tecrübeler yaşamış olabilir. Farkında olmadan, kocamıza sevgilimize yardımcı olmaya çalışırken kendi değerimizden yitirmiş olduğumuzu farkederiz. Sanki o sihir gitmiş anne çocuk ilişkisi kurulmuştur çiftlerin arasında. Hal böyle olunca aldatmalar ikili üçlü ilişkiler ya da bşrbirine karşı duyarsızlaşmalar kaçınılmaz olacaktır.Ne yapacağız böyle bir durumda peki? Emeğimizin karşılığı alamadığımızdan mütevellit ahlanıp vahlanmaya, değer bilmeyenin burnundan getirmeye mi koyulacağız içimizin yağları erisin diye.

Bu Dolunay bazılarımızın tohumları sürgün verecek, bazılarımızınkiyse bozkıra çalacak. Tohumları Bozkıra çalanlarımız çebe/emek/değer ilişkilerini incelemeliler. Sonuçlar şöyle;

– Bazılarımız tohumları fazla suladığının ve kökü çürüttüğünün farkına varabilir

– Bazılarımız tohumları az suladığının ve kökü kuruttuğunun farkına varabilir

– Bazılarımız tohumu gerekli alana ekmediğinden mütevellit iyi bakmadığının farkına varabilir

– Bazılarımız tohumun doğru olmadığının farkına varabilir

Eğer kazanç ve kayıplara fazla takılmadan nerede hatalı hareket ettim sorusunu kendimize yöneltebilecek kadar cesur olabilirsek, cevabın tınısı özümüzden akacak :) Belki bir zaaf, belki takıntı, belki kazanma dürtüsü….

Hayatımızdan çıkanlar/çıkardıklarımız ise biran hafifleme sonrası şifalanma da getirebilir bize. Zira bu dönem hayatımızdan çıkardıklarımız kamburdan başka birşey değildir bize :)

Unutmayalım ki; Doğru zamanda doğru tohumu ekersek, doğru şekilde sulayıp bakımını doğru yaparsak, sürgün verir tüm tohumlarımız… TOHUMUNDAN EMİN OLANDA HASADINDAN KAYGI DUYMAZ…

Öperim hepinizi, sevgilerimle :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 − four =