22 Aralık Oğlak Burcunda Yeniay

wallpapers_capricorn

22 Aralık 2014 TS ile yaklaşık 03:37 civarı Oğlak Burcunun 0 derecesinde, 2014 yılının son Yeniayını yaşayacağız. Bana göre bu son yeniayın yanında yılın en son ve önemli olan göksel hareketi, ağır toplardan ilkincisi Satürn abimizin Akrep burcundan çıkıp Yay burcuna geçmesi. Bu geçişin burçlara göre etkilerine ve genel olarak bize ne anlatmak istediğine birr süre sonra ayrı bir yazımda değineceğim.

Yeniay anının haritasında, Akrep 15 derece yükseliyor, Kova 15 derece alçalıyor. Yeniay 2.evde doğarken, 9.evde gerileyen Jüpiter’le ve 10.evdeki Lilith’le üçgen, 4.evdeki Neptün’le sekstil açı kurmakta. Yeniay yöneticisi Satürn Neptün’le kapışmaya meyilli halde keskin bir kare açı ile yeniaya eşlik etmekte. Venüs Pluto ve Merkür Yeniayın evinde kavuşarak Koç burcundaki Uranüs ve Terazi burcundaki Kuzey Ay Düğümü ile T-kare oluşturuyor.Oğlak burcu, sabrın, azmin, ağır ama emin ilerlemenin sembolüdür. Birazda gelenekçi ve toplum psikolojisine göre hareket edebilen bir yapısı vardır. Ağır ağır işler, ilmik ilmik dokur ve sağlam karar vermeye çalışır. Koca bir yılı, birçoğumuz içinde zorluklar, ayrıştırmalar, yeniden yapılandırmalar ile geride bırakıyoruz. Ne yaptık, ne umduk, ne bulduk!

Oğlak/Yengeç aksları ailede başlayan geleneğin, toplumsal alanda BİREYSEL olarak yansımasına işaret eder. En başta anne babamız arasındaki ilişkinin ve bu düzlemde devam eden atasal miraslarında üzerimizde oluşturduğu etkiye göre kendimizi şekillendirerek, toplumsal alanda kendimize statü ediniriz. Yani bir parça evdeki kimliği, toplumsal alanda satmaktır bu. İletişimsiz bir aileden geldiysek, iletişim bozukluğunu içinde bulunduğumuz alana yansıtırız. Bireysel sorumluluklarını almamış ancak idare ediyorum mesajı veren bir aileden geldiysek, ya idare etmeye meyilli oluruz ya da idare edilmeye :) Peki idare edilmeye alıştığımız alanlardan bağımsız alanlarda idare edilmediğimizde ne olacak acep? Tabii ki veryansın.

2014 evet zor bir yıldı çünkü üzerimize yapışmış geleneksel, atasal ve toplumsal değerlerin, gerçek ile gerçekte olmayan şeklinde ayrıştırılmasına olanak sağlayan kah tatlı kah acı olaylar hazırladı. Ne içindi bunca olanlar? Tabiiki varolan ile var sandıklarımızın üzerimizde yarattığı etkilerden arınarak gerçek anlamda ÖZ bir bireysellik oluşturmak için. Bu yüzden çoğumuz, bu kişisel ve geleneksel zaafiyetlerimizi kanırtan ortamlara alanlara çekildik. Dönüp bakalım ve artık ezber bozalım diye. Daha ufacıkken bir çocuğa, baban şöyle, baban böyle derseniz, çocuğun kafasına altyapı olarak babasını inşa etmeye temel atmış olursunuz. Ancak bireysel sorumluluğunuzu alırsanız, çocuğun kafasına kendi kafanızdakileri empoze etmenize gerek kalmaz, çünkü sorunu çözmeye ya da uyuma odaklı olursunuz. Gel gelelim manipülasyona yatkın, dediğim dedikseniz, elbetteki bu manipülasyona boyun eğmeyenleri, istediğiniz beyine istediğiniz gibi empoze edersiniz. Edersiniz de nereye kadar? Bu hem çocuğunuzu hem eşinizi hem de tekmil bireylerin toplumdaki başarı ve başarısızlığını etkileyecektir.

Toplumsal alanda bir mevkiye geldiysek, en önemli görevimiz içinde bulunduğumuz konumu kendimize ve insanlara yararlı bir kanal olarak kullanmaktır. Bakın dikkat edelim, kanallık etmek için diyorum, çünkü geldiğimiz yer bizim değil, görevlerimizi ifa etmemiz için var! Bir şekilde bir yerlere geldiysek onunda var bir sebebi, bunun sarhoşluğuna kapılmadan, insanlığımızı, ahlaki değerleri unutmadan hareket edelim. İsimlerimizin başındaki ünvanlara kendimizi kaptırarak haddimizi aşan eylemlerde bulunmayalım ki; ismimizin başındaki ünvan gidince sırça sarayımız tepemize inmesin.

Otorite savaşı adına, ben bilirim, benim dediğim gibi olacak, ben yapıyorum, bakın ne kadar görevlerime sadığım, profili çizerken, otorite altına girmeyenleri duygusal olarak manipüle edecek eylemlere yatkın bir hava var gökyüzünde. Aslına bakarsanız yıl başından beri devam ediyor bu etki. Ancak önümüzdeki yılın enerjileri bu yıl ki kadar şans tanımayacak KENDİNİ BİLMEYENLERE. Ya yapmanız gerekeni yaparsınız ya da evrensel sistem kendi yapar :) Kurulduğu sırça sarayın ihtişamına kapılıp, ahkam kesen, ne olursa olsun en önde olma sevdasında hareket eden bireyler, kurumlar ve toplulukları, abad eden o sırça saraya bir el uzanır ve altlarından çekiverir kim bilir? Saray gitti!!! Nereden bağrınacaksın şimdi??? Aslımızda olanın başına ya da sonuna sonradan eklenenleri kaldırırsak ortada sadece aslımız kalır. Ancak sonradan eklenenlerin büyüsüyle hareket etmeye alışırsak, aslımızı da kaybederiz. O yüzdendir gücü elinde bulunduranların, güç elden gidince vahlanmaları!

Yeniay yöneticisi Satürn 1.evde ve 4.evdeki Neptün’e kare. Burası KARMANIN yeri. Ne ekerseniz onu biçersinizin evi. Özellikle bu yeniay dönemi yaptıklarınıza yapacaklarınıza dikkat kesilin, temkinli olun!!! Zira önünüze kısa bir süre sonra konulur, şimdi ektikleriniz. Yani biraz kendimizi bilmeden ve  limitlerimizi kavrayamadan, aslımızı, faslımızı hazmetmeden kendimizi etiketlerimizin, pozisyonumuzun şaşasına kaptırarak, sağa sola sarmaya meyilli ve ”ne olursa olsun kazanmalıyım” tuzağına çekilebileceğimiz durumlarla karşılaşabileceğimizi ehemmiyetle belirtmek isterim. Kazanmak elbette güzel ancak etik değerleri, evrensel yasaları ve vicdani kuralları hiçe saymadan. Kazanılanın kazanç olması ancak bu yolla olur. Perde arkasından iş çevirenler, içindeki ile zahire yansıttığı farklı olanlar, içinde bulunduğu toplumsal mevkii hayra değil de şerre odaklı kullananların kazancı pek kalıcı olmaz. Zira nice yapılar vardır ki zamanı gelince, yine zamanın sihirli eliyle yerle yeksan olur, takke düşer kel görünür :) İşte süreç öyle bir süreç. Ortalık medya sevdalılarından geçilmeyecek anlaşıldı. Sürüyle pozlar gırla gidebilir, pek bi güleceğiz, gülerken de idrak edeceğiz zannımca :)))

Şuan bir şekilde otorite olanların şiddetine maruz kalanlarımız da olabilir bu dönem. Geriye dönüp şöyle bir bakalım neyi eksik bıraktık? Neyi farkedemedik. Sakın ola ki deli deliyi bastırır moduna girip mağdurluğumuzun acısını çıkartmaya çalışırken biz de mağdur etmeyelim. Her söylenenin her niyetin yansıtıldığı gibi olmama ihtimalini göz önünde bulunduralım. Kazanmak için her yol mübahtır anlayışıyla hareket edenler tarafından galeyana getirilip, sonradan popomuzun üzerine çakılmak ta var! Acele kararlara, anlık yaklaşımlara kanmayın derim sizlere. İnce eleyip sık dokuyun, önünü sonunu tahlil edin öyle karar verin. Misal, annemiz babamız katılıyor diye doğru olan budur, burda kalabalık çok çünkü deyip milletin ardına kuyruk olmayalım. Bugün yanında kalabalık olan yarın dımdızlak ortada kalabilir bunu da unutmayın. Dönem biraz sisli, biraz perde arkası sevdalılarına yönelik bir dönem aklınızda bulunsun, herşeye de iyice tahlil etmeden karar vermeyin. Mümkünse karar da vermeyin ki rolüne kendini kaptırmışların kuklacığı olmayın. Çünkü bu dönemki yaklaşımlarınızın dengesi, yarın toplum önündeki kimliğinizi etkileyecek!

Hadi bakalım, çocukluktan başlayıp üzerinize yapıştırdıklarınızı ya da yapıştıranların yapıştırdıklarını yeniden düzenleme zamanı. (Biraz tekerleme gibi oldu amma ne yapalım) ezberletilenleri bozma zamanı :)

Öperim hepinizi, sevgilerimle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 + thirteen =