20 Haziran 2016 Yay Burcunda Dolunay – Duygusal Özgürleşme

Acı ve yaraların kökeninde duygularımız, duygusal zekamız/algımız vardır. Sağlıklı bir duygusal algı oluşturmak, insan olmanın en ehemmiyetli kısmı. Gel gelelim günümüz şartlarında, öyle ya da böyle bağlı bulunduğumuz koşullar işin içine girince, bu en ehemmiyetli durumu kulak arkası ederek mantıksal algıya ağırlık verdik. Sandık ki, mantıksal algıyla her şeyi çözebiliriz.  Duygusal algısı üzerinde çalışmamış birey, sadece mantığına dayanarak yaşadığından ezberci olur.

Ezbercilik, sadece mantıksal zekanın yeterli olmadığını gösteriyor bunca zamandır bizlere. İnanmayan eğitim sistemimize baksın. Bu nedenle öğretiyoruz ama eğitemiyoruz. Bu nedenle debelenip duruyoruz ve yine bu nedenle düşüncede iyiyiz ama hal’de hep sıkıntılı.  Hal böyle olunca, tüm sızıntılar, oradan yansıyor yaşamımıza. Önümüzdeki bir an’ı, duygusal algımıza göre eğip, büküyor, duygusal zekamıza göre şekillendiriyor, bir sonraki adımı ona göre atıyoruz.Bu nedenle kalıplaşmış davranışlarımız, duygular tarafından yönlendirilmektedir. Acılarımızla yaşıyor, acılarımızla kuyruğu dik tutmaya çalışıyoruz. Neden? Çünkü duygusal algımız üzerinde çalışmıyoruz.

Bir annenin, iki çocuğuna eşit davrandığını varsayarsak: Her iki çocuk , anneden gelen davranışı farklı algılar. Tepki aynıdır, tepkiyi algılama farklı :) Ne mantıksal algı tek başına yeterlidir, ne duygusal algı. İkisi bir olduğu zaman, yaşam tüm çiçeklerini serecektir önümüze. O zaman ne yapıyoruz? Duygusal algımıza gerekli özeni göstermek için adım atıyor, duygularımıza bakıyoruz, duygularımızın bize hissettirdiklerine odaklanıyoruz.

Gerekli ilgiyi gösteremediğimiz takdirde, bilinçaltımız kocaman bir çöplük haline gelir. Ve hiç kimse bir çöp yığının üzerine sağlam bir yapı inşaa edemez. Bugün saat 14:03 civarı 20° Yay burcunda meydana gelen dolunay, çöpleri ayıklatıp arınmaya çağırıyor bizleri ki, alanı temizleyelim ve Mars düz pozisyona döndüğünde, sağlam bir zemin üzerine inşaa etmeye başlayalım, her neyi inşaa edeceksek :)

Yay burcunda gerçekleşen ikinci Dolunayı yaşıyoruz. İlk dolunay 21 Mayısta gerçekleşmişti. Bugün gerçekleşen ikinci Dolunay olacağından bir nevi Mavi ay :) Mavi aylar çok güçlü etkilerin habercisidir.

Bu Dolunay, hem Mavi Dolunay, hem de Uranüs’ten trine açı alıyor. Duygusal özgürleşme dolunayıdır, bu dolunay! Ancak, dolunay yöneticilerinin ve yükselen yöneticilerinin açılarının birbiriyle olan geriliminden mütevellit, geçişler yumuşak değil. Her ne kadar geçişler yumuşak olmasa da, geçişlere verilecek tepkiler konusunda olumlu diyebilirim. Sınıfta kalmamak için aşağıdaki noktalara dikkat etmekte fayda görüyorum:

  • Hazır olmadığımız bir durum sürecin gidişatını bozabilir ve programladığımız şeylerin planı ufaktan bozulabilir. Bu durumda paniğe kapılırsak, olayın karanlık yönüne odaklanırız. Karanlık yönüne odaklandığımız her konu, bilinçaltımızın çöplük noktası tarafından yönlendirilecektir.
  • Aksilik, engelleme ve gecikmeler yaşayabilirsiniz. Erteleme de buna dahildir.

Karşımıza çıkabilecek her türlü olumsuz etkiye ilk elden hayıflanarak tepki vermek yerine, ne yapabilirim? sorusunu kendimize sormaya odaklanalım. Bu yüzden tepkilerinizi bir tarafa bırakın bu hafta.

Etkinin negatif yerini görmeye odaklanırsak, içinde bulunduğumuz olumsuz durumu, doğru bir düzlemden değerlendirme fırsatını da kaçırmış oluruz.

Dolunay fanatik yönlerimizi rahatsız ederek dönüşüm taşıyor. Kendi doğrularımızı, olmazsa olmazlarımızı tekrar masaya yatıralım.Evren fanatizm sevmez dostlarım.

Karşılaştığımız herhangi bir duruma, umursamazlıkla ve sabırsızlıkla yaklaşmayalım. Zira düzeltebileceğimiz bir durumu daha kötüye sürükleyebiliriz.

Endişe ve korkularımızı anlamaya çalışalım. Eğer bunu başarabilirsek, öğreniriz, kendimizi eğitebiliriz.

Geçmiş olaylara takılmayalım, geçmişte yaşadığımız tecrübenin dersine odaklanalım. Siz hiç elini sobaya yapıştırdığı için ısınmaktan vazgeçen bir çocuk gördünüz mü? Çocuğun sobaya elini yapıştırmasından kasıt, sobaya belli bir mesafede durmayı öğrenmesi gerektiğindendir.

Bizler her an öğreniyoruz…. Bu dönemde karşılaştığımız birçok şey, eksik öğrendiklerimizi tamamlamak, hatalı öğrendiklerimizden özgürleşip, doğrusunu öğrenmek içindir. Yaşamış olmak için yaşamak yerine, yaşadıklarımızdan öğrenelim….

Bu dolunay yaşadıklarından öğrenmek için çaba sarf edenler, Satürn Yay burcu seyri boyunca, Satürn’ün ağır derslerinden çoktan geçmiş olacaktır :)))) Satürn’ün yay burcundan çıkış tarihi 20 Aralık 2017 :))))

Sevgilerimle..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × two =