17 Eylül Başak Burcunda Yeni Ay

Sert bir sonbahara giriş yapıyoruz. 17 Eylül Başak burcu yeni ayı ile birlikte kolektif düzlemde önemli olaylar da başlıyor. Alnitak sabit yıldızı anın haritasında aktifleşiyor. Alnitak genel olarak isyanlar, ayaklanmalar ile yakından ilişkilidir ve eski Mısır mitolojisinde savaş yıldızı olarak geçer.  Anın haritasında Alnitak KAD ile birlikte Alçalan aksıyla kavuşumda. Kavuşum, işbirliği içinde bulunduğumuz ya da zıtlaşma yaşadığımız ülkeler arasındaki çatışmaların belirginleşeceğini göstermekte. 2016 yılında Pluto’nun taradığı bölge ikinci defa aktifleşerek bir nevi o zaman başlayan olayların devamı niteliğinde gerilimler yaşanabileceğini gösteriyor. Aynı bölgede tetiklenen diğer sabit yıldız Al Hecka. Kazalar, patlamalar gibi olayların aktifleşeceğini göstermekte.  Her iki sabit yıldızın da etkisi çatışmaya ve pusuya özgüdür. Uzun dönem sürecek olan ülkelerarsı gerilimin Eylül ayı ile başlayacağının göstergesi gibi. Burada hemen bir anda başlayan bir etki değil, zamana yayılacak sistemli bir başlangıçtan söz ediyorum arkadaşlar. Doğru kullanıldığında çok olumlu başlangıçlar taşırken, sabit yıldızın negatif tarafına kayıldığında çeşitli zararlar getireceği aşikar gibi.

Diğer yandan ani hava değişimleri, şiddetli fırtına aynı zamanda aşırı yağışların neden olduğu sel-toprak kaymalarının gündeme geleceğini söyleyebilirim.  Aynı görünüm ve Retro Mars Güney Amerika tarafındaki sismik hareketliliği arttırabilir. Şili civarı büyük ölçekli depremler söz konusu olabilir.

Bireysel düzlemde değerlendirecek olursam:

Retro Marsın Başak yeni ayına 150°lik açısı önemli. Retro Mars zamanları geri çekilip yeniden tahlil zamanlarıdır arkadaşlar. Başak burcu yeni ayı ile birlikte her birimiz bireysel hayatlarımızda gündemimizi meşgul eden konularla ilgili yeniden değerlendirme yapacağımız bir yeni ay yaşayacağız. Retro değerlendirmesinde bahsettiğim üç maddenin ilk ayağı olan tekrar ayrıştırma bölümüyle bu yeni ayda biraz haşır neşir olacağız. Alnitak sabit yıldızının etkisini burada avantaja çevirebiliriz. Etkisi kolektif düzlemde savaşa özgü olsa da bireysel düzlemde iyi bir enerji, organizasyon yeteneği, keskin bir zihin ve kalıcı olabilecek temeller atabileceğimizi gösteriyor.

Yeni ayda Güneş/Merkür ve Satürn sahnede. Güneş ve Ayın ziyaret ettiği takımyıldız bu üç gezegenin enerjilerini hareket geçirecek. Başak hizmetkardır, emektir. Biraz çalışacağız. Bu gerek içsel anlamda bir çalışma olabileceği gibi fiili olarak da hareket dönemi olabilir. Mars’ın Retro açısı, düşünmeden karar almama ve dürtüsel olmama gerekliliğinin altını çizmekte.

Tepkilerimizi masaya yatırıyoruz. Daha doğrusu hayata tepki verme biçimimiz üzerinde düşünmeye koşullandırılıyoruz. İyi haber şu ki enerjimizi dengeleyebilirsek Satürn/Pluto/Jüpiter desteği ile müthiş başlangıçlar yapabiliriz. Ancak Mars enerjisi ile Uranüs enerjisini dengelemek şartıyla.

Evvela Merkür’ü değerlendirelim. Anın haritasında Merkür MC ile kavuşumda ve Oğlak burcundaki toplaşmaya kare. Gerçekleştiremediğimiz ideallerimiz gündemde. Hani vardır ya ‘’başaramadım’’ deriz. Söz konusu başarısızlığın nedenlerini ve niçinlerini işte bu başaramadığımız ya da kotaramadığımız olaylar aracılığıyla fark edeceğiz. Merkür konfigürasyonları gerçeklerden uzaklaşma, enerjimizi bir çok şeye kanalize etmeye çalışmak, maymun iştahlılık, aşırı iyimserlik, acelecilik ya da kendi kapasitesinin farkında olamama gibi durumların altını çiziyor.

İdeallerimizi gerçekleştirememnin altında bunlar yatıyor  olabilir mi? Başak burcunun denge hali hizmet bilincini temsil ederken, gölge tarafı da biteviye mükemmel olmaya çalışmak ve aşırı materyalist düşünmekle ilişkilidir. Acaba kapasitemizi mükemmel olmak adına zorluyor olabilir miyiz? Dünyaya sadece madde düzleminden bakıyor olabilir miyiz? Dahası yok yere üzerimize stres yüklemiş olabilir miyiz? Merkür Jüpiter konfigürasyonları burada, aşırı büyük beklentilerimize dikkat çekerken; Neptün konfigürasyonları da aşırı hayalciliğimize vurgu yapıyor arkadaşlar.

Merkür Jüpiter Neptün konfigürasyonları daha doğrusu olumlu açıları imajinasyon yeteneği verir.  İmajinasyon: hayalgücümüzle düşünce gücümüzü bir araya getirerek ve disiplinle imajine ettiğimiz şeyi gerçekleştirebilmektir. Yani yaratım gücüdür diyebiliriz.

“İmajinasyon (imgeleme), gerçeklikten kaçmak için değil, onu yaratmak için kullanılmalıdır. İmajinasyon ile hayal kurma arasındaki temel fark; imajinasyon gücünün kaynağında duyular ve duygulardan ziyade ruhi enerjimizin olmasıdır.’’ Hülya Reis

Başak- Merkür ile Balık/Yay – Neptün arasındaki dengesizliklerimizi fark etme sürecindeyiz diyor gökler.

Diğer göstergeler olan, Güneş ve Jüpiter/Satürn/Pluton açıları oldukça olumlu ve yüzeysel bir başlangıç değil, çok derin, köklü ve sağlam başlangıçların da yapılacağına işaret ediyor. Peki kolay mı olacak? Pek değil. Bir yerde Satürn varsa, Pluto devredeyse ve Mars da Retro ise kolaylıktan pek söz edemeyiz.

Mars ve Uranüs bağlantılarını değerlendirdiğimde:

Beklentilerle, karşımıza çıkan konuların farklılığına dikkat çekiyor bu yeni ay. Retro Mars değerledirmesinde değindiğim, ”doğru ayrıştırma” yapmaya sevkediyor bizleri. Şu aralar beklentilerinizden farklı sonuçlarla karşılaşmışsanız, oturup yeniden değerlendirme yapın diyor konfigürasyonlar. Sonuçları haksılığa uğramışlık hisleriyle değil daha detay düşünme biçiminizle şekillendirin diyor sanki.

Suçlu kim? Beklentiler mi? Aşırı hayalci düşünme biçimimiz mi? Hırslarımızın, hayatımızın iplerini eline almış olması mı? Kullanılmaktan korkmak mı? Yoğunlaşmış hislerimiz mi? Dikkatsizliğimiz mi? Duygularımız ile arzularımız arasındaki çatışmalar mı? Her şeye yetmeye çalışmak mı? Üzerimize vazife olmayan konulara burnumuzu sokmak mı? Aceleciliğimiz mi? Yoksa eski deneyimlerden edindiğimiz negatif şartlanmalar mı? Mars ve Uranüs konfigürasyonları sonuçlar üzerinde etkiliyken, Satürn, Jüpiter ve Pluto’nun yeni aya verdiği olumlu destek de şu an ortaya çıkan sevimsiz şeyleri yapıcı anlamda dönüştürme gücü veriyor. Tek yapmak gereken bu sonuçlara ortam hazırlayan ana nedeni bulabilmek ve onun üzerinde çalışmaktır.

Plansız girişimler, acele hareket, kapasitemizin üzerine çıkan eylem planlarıyla yola çıkmanın zararları ile yüzleşebilirz.

Mars ve Uranüs konfigürasyonları bu aşamada hazım bozuklukları, barsak anormalliklerini bir parça arttırabilir. Özellikle bu 15 günlük zaman diimi içinde alerjen gıdalardan uzak durmak yararınıza olabilir.

Neler yapabiliriz kısmına gelince evvela yapacağımız bu dönem yoğunlaşması muhtemel olan hislerimizin farkında olmaya çalışmak ve denge sağlamak olmalıdır. Duygular ve arzular arasındaki çekişmeyi çözmeye çalışmak ikinci adım. Bunu yaparken gerçeklerden uzaklaşmamak önemli çünkü Merkür açıları da oldukça gerilimli. Acele edilmemesi, aşırı iyimser düşünülmemesi gerekliğini gündeme getiriyor. Yani olumlu düşünün ama olumlu düşünceyi mantığınızla destekleyin diyor sanki.  Bu denge sağlanmadığında gerçeklerden uzaklaşma ihtimalimiz artacağından yargılamalarımız hatalı olabilir.

İsteklerimize, yapabileceklerimize bir sınırlama getirerek gerçekçi düşünmeye çalışmalıyız. Muhtemel olanla değil, şuan ki durumla ilgilenmek ve ona odaklanmak.

Doğru kullanıldığında muazzam başlangıçlar yapabileceğimiz bir yeniay var önümüzde. Mars’ın Retro olması, bu başlangıçlarım dışsal değil, daha çok içsel yapılacağının göstergesi. İnsan içinde ne taşıyorsa dışında da onu bulur ya da onu oluşturur unutmayalım.

Güneş ve Ay’ın bulunduğu takımyıldız bu yolları takip ettiğimizde destekleyici etkiler verecek. Organizasyon yeteneği, pratiklik ve sağlam başlangıçlar getiren bir takımyıldız enerjisi çalışmakta.

Mars’ın Retro hareketi karmik hakedişleri de beraberinde getiriyor.

Yeniay en çok 20° – 29° arasında gezegenleri bulunan Başak, Boğa ve Oğlak burçları üzerinde etkili olacak. Bu gruptan olan kişilere oldukça dinamik ve verimli başlangıçlar taşıyabilir.

İkincil olarak 20° – 29° arasında gezegenleri bulunan Yengeç, Akrep, Balık burçları için de olumlu destekler getiriyor.

Sadece bu noktalarde gezegen yerleşiminiz olması gerekmez, köşe noktalarda bu burçlar, dereceler olabilir, asteroid, TNP, midpoint, arap noktaları olanlar da yeniayın taşıdığı enerjiden faydalanabilirler.

Ruhsal enerjimizle, zihinsel enerjimizi ne kadar dengeleyebilirsek o denli fayda sağlayacağımız bir dönemdeyiz. Yeniayın teması da bu iki kavramı bütünleştirmekle ilgili zaten.

Esen Kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

six + 13 =