14 ARALIK 2020 YAY BURCUNDA GÜNEŞ TUTULMASI

14 Aralık 2020 akşamı, Satürn Oğlak burcu çıkışı öncesi, senenin son tutulması gerçekleşecek. TS ile 19:18 civarı gerçekleşecek olan tutulum oldukça kuvvetli çalışıyor. Güneş tutulmaları yeni aylara benzer. Yeni aylar bitişler değil, başlangıçlara odaklanmamıza neden olacak olaylar taşırlar. Güneş tutulması ile Yeni ay arasındaki fark; tutulumda, olayların yeniaya göre daha kuvveti artırılmış olması, birden gerçekleşmesi ve önümüzdeki periyotta hayatımızı oldukça etkileyecek gündemler taşımasıdır. Bu anlamda Güneş tutulması gücü daha fazla arttırılmış yeni aylardır diyebiliriz.

142 nolu saros serisine ait bir tutulum var önümüzde. Aynı seri nolu en son tutulum 4 Aralık 2002 yılında, ondan önceki ise 22 Kasım 1984 yılında yaşanmıştı. O yıllara ait, o yıllardan devam ederek gelen ya da o yılların devamı niteliğinde olan olaylarla karşılaşabiliriz.

Tutulum Güneyli bir tutulum arkadaşlar. Güneyli tutulumlar, sıfırdan başlayan konular ve gündemler değil, mevcut olan, devam etmekte olan, etkin olan konularla illgili başlangıçlar niteliğinde çalışırlar. Genel görüş, Güney seriler ”bırakılması gereken” olarak tanımlanır. Benim çok katılmadığım bir konu olmakla birlikte dualite yasasına da aykırıdır bu tanım. Çünkü zıtlıklar olmak zorundadır. Biri olmadan diğeri olmayacaktır. Burada amaç zıtlıkları dengeye almak ve her iki ucun etkin taraflarını birbirini güncelleyecek şekilde revize etmektir.

GAD geçmişten getirdiklerimizse, geçmiş olmadan ya da geçmişteki tecrübelerimiz olmadan, geleceğe yürümenin çok da mantıklı bir yaklaşım olmayacağını düşündürür bana. Bu nedenle Güneyli tutulumlarda bırakmaya, tamamen koparmaya ve yok saymaya değil; güncelleştirmelere odaklanacağız. Tutulumun 6.evde gerçekleşmesi de bunu epey belirginleştiriyor İster istemez ayrıştırma, iyileştirme, geliştirme, yapılandırma dönemine gireceğimizi gösteriyor. Başlangıçlar bu tür konularla ilgili olacak.

Bir bina düşünün; ne kadar sağlam yapmış olursanız olun, eskimeye mahkumdur. Eskidikçe tadilat görmeye ve miyadı dolduğunda yıkılmaya mahkumdur, bu doğanın kanunu. Hiçbir şey ilk yapıldığı ya da oluştuğu haliyle ilelebet kalmaz. Her şey eskir ya da güncelliğini yitirir. Her şey zamanın getirdiklerine paralel olarak evrim geçirmek durumundadır. İnsan değişir, zaman değişir, doğa değişir ve tüm bu değişimler ihtiyaçlarımızı da değiştirir. Temeli sağlam olan bir inancımız ya da öğreti bazen çok geçerli ya da yeterli olurken; bazı durumlarda içinde bulunduğumuz duruma cevap verme de yetersiz kalır.

Bu tutulumla birlikte sırtımızı yasladığımız ya da arkasına geçtiğimiz ve bazen de saklandığımız inançlar, dogmalar, gelenekler ve yaşam biçimleri güncellenmeye başlayacak. Yeniden öğrenmek, yeni öğrendiğimizi sorgulamak değil; alışkın-aşina olduğumuzu, eskiden getirdiklerimizi sorgulama ve bu konularla ilgili yeni başlangıçlar yapma sürecindeyiz. Bu sayede, GAD tarafındaki tortuları temizlemeye olanak sağlarken, diğer yandan da geleceği sağlam temeller üzerine inşaa etmemizi sağlayacak. Eğer şuan içinde bulunduğumuz koşullar, dünün bir sonucuysa; 14 aralık tutulumu da önümüzdeki 9 yıllık periyodun sonucu olacak adımların atıldığı bir dönem olacaktır.

Gelelim turulum dinamiklerine:
Güney tutulumun buradaki en bariz sorunu ÖNYARGI, FANATİZM ve DAR GÖRÜŞLÜLÜK’tür. Bu eksen öğrenme ve kendini geliştirmeyle ilgili bir eksen olduğundan, her iki kutbu denge halinde tutmayı beceremediğimiz durumlarda karmik olarak eğitici deneyimleri tekrar tekrar yaşamımıza taşımasıyla ünlüdür. Gel gelelim GAD Yay’ın ”ben tamım, en doğrusu budur, ben uyumlanmam, onlar öğrensin” diyerek bildiğini varsaymakla ilgili sorunsalı vardır. Bu durum GAD Yay’ı öğrenme, kendini geliştirme, insanlarla sağlıklı iletişim kurmaktan alıkoyan taraftır. Çoğu zaman da bilmediğini kabullenmek istemez. Bu, GAD Yay’ın topluluklar ya da çevresiyle arasına duvar ören ve yalnızlaştıran bir durumdur. Dinlemek, nezaket göstermek, her şeyi bilmeyeceğini kabul etmek, mesnetsiz inançlar ve önyargının bir adım önüne geçmek için çok kuvvetli destekler veren bir süreç var önümüzde. VARSAYMAYI  ve ÖNYARGIYI bırakmak ilk adım tabi.

Neptün’ün buradaki gerilimli bağlantısı, illüzyon, aldatmalarla ilgili yanılsamalı bir süreçte olduğumuzu göstermekte. Yani Neptün baltalıyor, bulandırıyor, bulandırarak çözücü pozisyonda çalışıyor. Haritasında olumlu Neptün bağlantısı olan insanlar bu bulanıklığı daha kolay aşarken; kavuşum, kare ya da karşıtlıkları olanlar az önce saydığım gölge tuzaklara daha kolay çekilebilirler.
Olumlu anlamda Güneş ve Ay’ın kavuştuğu takımyıldız inatçı bir yapıdadır. Buradaki inat yanlış temeli devam ettirme inadı olabileceği gibi, doğru olanı öğrenme, revize edecek alçakgönüllülüğü göstermeye inat etmek şeklinde olabilir. Bu noktada aşırı sahiplenme, aşırı materyalizm, aşırı korumacı davranışlara dikkat etmenizi öneriyorum. Zira dengeye alınacak konular arasında bunlar da var.

Tutulumun Neptün’e açısı kritik. Bu durum değişken grup burçların bir parça yanılsamalarla ilgili mücadele verebileceği bir dönem olabileceğini gösteriyor. Klasik olarak Neptün bulandırır. Buradaki bulanıklık tam da gerilimli konfigürasyonlarda ortaya çıkacaktır. Yay tarafında gölge enerjisi ne kadar fazla çalışıyorsa yanılgılarla karşılaşma ihtimali de o oranda artacaktır.

Söz konusu yanılsamalar:
-bilinçaltı çatışmaları
-olayları yanlı değerlendirme
-aldatıcı davranışlar
-kurban/kurtarıcı denklemi
-karışık düşünceler
-enerjiyi yalnış kullanma,
-başkasının etkisinde kalma
-korkulara teslim olma, kompleksler
-önyargıdan gelen yanılgılar
-paranoid, psikosomatik, nevrotik bozukluklar
-entrika, hileli davranışlar, yalnışta ısrar etme
-insanlardan yararlanma eğilimi
-hayalle/gerçek arasındaki ayrımı farkedememe
-bağımlılıklar, içgüdüsel emirlerle hareket
-savurganlık, gerçeklerden kaçma eğilimi
-alınganlık, aldatma ya da aldatılan konumuna düşme
-tembellik gibi eğilimler, tutulumun olumsuz Neptün’yen etkileridir.

Bireysel haritasında Neptün kavuşum, kare ya da karşıtlıkları, 150’likleri olanlar bu tarz yanılsamalara daha kolay düşerken; olumlu konfigürasyonlara sahip olanlar Neptün’ün çözücü olumlu desteğinden faydalanabilirler.

Neptün gerilimli döngülerde bağışıklık sistemi kuvveti daha kolay düşmeye başlar. Sürekli kullanılan ilaçların yan etkileri böyle dönemlerde bu nedenle artış gösterir. Aynı zamanda zehirlenmeler, alerjiler de buna paralelel olarak artış gösterebilir arkadaşlar. Mümkün olduğunca, alerjenler ve keyfe keder kullanılan ilaç-uyarıcıların kontrollü kullanılmasını önerebilirim. Yeme içme alışkanlıkları, aşırı alkol ya da uyarıcı tüketiminden kaçınmanız yararınıza olabilir.

P.tesi günü Ay ve Güneş kavuşuyor ve Mars destekli de bir tutulum olacak. Bu durum, olayların, hızlı, ani, çabuk ve kuvvetli gelişeceğinin işareti olabilir. Mars kararlılık, cesaret, azim verirken; Ay günü de olayların çabuklaşacağının göstergesidir.

Venüs ise tutulum civarında Jüpiter/Satürn/Pluto/Neptün’den olumlu etkiler alıyor. Dönüştürücü etkiler had safhada çalışıyor. Arınma, rafine etme, basitleştirmekle ilgili destekleyici etkiler var ve bu enerjiler kolektif alanda da iyileştirici vazife görüyor. Eğer aldatıcı davranışlara meyletmek, paranoyalara ya da egoya teslim olmak yerine; istek, talep ve ihtiyaçlarımızı arıtmaya çalışırsak çok kuvvetli destekler alabiliriz. Klasik olarak Venüs’ün Akrep burcunda negatif çalıştığına inananlardan değilim, dönüştürücü etkisi biraz krizli olabilir en fazla. Buradaki diğer gezegenlerin desteği de olmazsa olmazlarımız ile gerçek ihtiyaçlarımızın arasındaki ayrımı yapma şartına bağlı kılmış. Gerekli rafineye biraz çaba harcarsak tamamen kuvvetli de destekler alabiliriz.

Kolektif etkilere değinecek olursam, tutulumun taradığı bölge olan Güney Amerika kıtası üzerinde olumlu ya da olumsuz etkilerin daha baskın olarak hissedilebileceğini söyleyebilirim. Şili civarı ve o bölge genelinde sismik ve volkanik hareketlenmelerin artacağını göstermekte. Fırtına, tayfunlar, tsunamiler artabilir. Bir nevi ateşle suyun dansı gibi durumlar da oluşabilr. Diğer yandan salgınla ilgili olarak Neptün’ün kösteği hem ilgili bölge hem de dünya genelinde artış gösterecektir.

Tutuluma eşlik eden sabit yıldız özellikle kitlesel anlamda enfeksiyonları, salgınları, toksinlerin neden olduğu kirlenme ve bağışıklık sistemini zayıflatan durumlarla sıklıkla muhatap olacağımız gösterebilir. Bana bir şey olmaz demeyin, bağışıklık sistemini negatif etkileyecek alışkanlıklardan uzak durmaya gayret gösterin derim.

Ülkemiz açısından değerlendirecek olursam:
Tutulum en çok Sağlık ve Askeri alanlarında etkisini gösterecek. Bu alanlardaki krizler tutulum enerjisiyle tetiklenebilir. Aynı zamanda Neptün temalı bu tarz tutulumlarda ilgili alanlarda arka plan işleri fazla döner. Bunun gibi arka plan işleriyle ilgili ifşalar, krizler oluşacak gibi görünmekte. Yine sağlık sektörü çalışanları ile ilgili yoğun olarak devam eden ancak çözüm geliştirillemeyen taleplerin karşılanması bu tutulum takibinde başlayabilir. Konuyla ilgili, kanun, düzenlemeler yolu da açılacaktır.

Bireysel etkilere değinecek olursam:
Öncelikle tutulum, bir Tam tutulum. Yani etkisi diğer tutulum türleri gibi dalga dalga belirsiz gelişmeyecek, tam tersi baskın ve çabuk gerçekleşecektir. Bu nedenle tam tutulum civarı verilecek kararlar hayatımızın ilgili alanlarında geriye dönüşümsüz olarak belirgin bir değişime gidecektir. Bu değişim olum ya da olumsuz olabilir, tamamen bizim değerlendirme şeklimize bağlı olacaktır. Etki birdenbire başlar unutmayın.

Tutulumdan azami faydalanacak kişiler şöyle:
7 – 21 Aralık arası doğumlu Yay burçları
6 – 20 Nisan arası doğumlu Koç burçları
8 – 23 Ağustos arası doğumlu Aslan burçları
bu tarih aralığında doğan kişiler tutulmanın en çok destekleyeceği kişiler olabilir.

İkincil olarak olumlu etki alacak kişilerse şöyle:
9 – 23 Ekim arası doğumlu Terazi burçları
4 – 19 Şubat arası doğumlu Kova burçları
6 – 21 Haziran arası doğumlu İkizler burçlarıdır.
Sadece burçlardan olmanız gerekmez Koç – Aslan – Yay – Kova – İkizler – Terazi burçlarının 15° – 29°si aralığında gezegen, asteroid, TNP, KAD/GAD yerleşiminiz olması tutulumun taşıdığı olumlu enerjilerden ziyadesiyle faydalanmanıza neden olur.

Tutulumun gerilimli etkisi ise en çok Başak ve Balık burçları üzerinde yoğunlaşacaktır. Bu burçtan olanlara temkinli olmaları konusunu özellikle hatırlatmak isterim. Gerilim ise 6 – 21 Mart arası doğumlu Balıklar ve 9 – 20 Eylül arası doğumlu Başakları bir parça daha fazla etkiler. Aynı zamanda ilgili burçların 15° – 29°si aralığında gezegeni olan farklı burçlar da yine aynı yanılsamalı etkiye maruz kalabilirler.

Tam da tutulmaya eşlik edebilecek bir şiirle kapatalım yılı

ANLAR
Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim bir çok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Jorge Luis Borges…

Esen Kalın

Görsel:Resim Pete Linforth – Pixabay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 − 8 =