10 Ocak 2020 Yengeç Burcunda Ay Tutulması

10 Ocak Cuma akşamı 20°Yengeç burcunda Ay Tutulması gerçekleşecek. 144 numaralı Saros serisine ait tutulumun 16.sını yaşayacağız. Seri 29 Temmuz 1749 tutulumu ile başlamıştı. Bir önceki tutulum ise 30 Aralık 2001’de yaşanmıştı. Cuma gecesi gerçekleşecek olan bu tutulum yaklaşık olarak 19 yıllık bir periyodu da kapatmış olacak.

Tutulum 11.evde gerçekleşiyor. 5.evdeki Satürn Pluto kavuşumu ile karşıtlık oluşturmakta. Tutulumun yöneticisi Neptün 7.evden tutuluma destek vermekle birlikte Şans noktası ile kavuşum halinde.  3.evdeki Mars tutuluma 135°, Chirona 120°lik açı ile bağlanmış durumda. Merkür yanık pozisyonda, üstüne bir de deklinasyon sınırını aşmış, Ceres’le birlikte serseri mayın gibi dolanıyor. Anın haritasında Başak burcu yükselmiş. Diğer yandan Zeus Juno 2.evde kavuşarak 6.evdeki Venüs’e 120° ile bağlanarak sihirsel görünüm oluşturuyor. Ancak Juno tutulumu T-kareye çeviriyor. Üstelik Juno ve Zeus apekste.

Diğer konu ise tutulumun Castor ve Pollux’u aktifleştirmesi ki bu tutulumu önemli yapan Satürn Pluto kavuşumu kadar önem taşıyor benim açımdan. Evet bu kadar teknik bilgiden sonra gelelim tutulum etkilerine:

İdeallerimizin, hedeflerimizin kaçını gerçekleştirebildik? Kaçımız içinde bulunduğu yere ait hissediyor kendini? Kaçımız kendi kendine  ‘’benim burda ne işim var?’’ diyor. Hangimiz emin olabiliyor kendinden, ne istediğinden ya da çevresindekilerden.

Tutulum projektörü hedeflerimiz, ideallerimiz, gelecek planlarımıza tutuyor. İdeallerimizi dönüştürecek ve ‘’doğrusu budur’’ dediklerimizi dönüştürecek bir altı aylık periyot başlıyor. Tutulum Ocak ve Şubat aylarında etkisi baskın olmakla birlikte Mart ayında Mars’ın tutulum bölgesini tekrar aktive etmesi, önümüzdeki üç aylık süreci başlı başına özel kılmakta.

Değerli olmak ile önemli olmak kavramı temelde aynıymış gibi görünse de aralarında epey kalın bir çizgi vardır arkadaşlar. Değerli olmak; insanın, insan olmasından kaynaklanan varlığını, bizi biz yapan özelliklerimizi, onurumuzu, özgünlüğümüzü beslemek ve korumaktır. Önemli olmak ise insanın kimlik bulduğu bir dış değerle özdeşleşmesi ve dış etkilerini, etiketini ya da gururunu korumasıdır. Bu anlamda değerli olmak içsel, önemli olmak ise dışsaldır diyebiliriz. Satürn Pluto ile birlikte Oğlak burcundaki stelyum bu konuyla ilgili karmik hakedişin yanında bu konuda dönüşüm de taşıyacak.

Beşinci evin temel doğası, insanın kendiliğini, farklılıklarını ve bu farklılıklarla değer oluşturmasını temsil eder. Ancak gergin ve baskılı konumlarda değerli olma arzusu, çok kolay önemli olma arzusuna dönüşebilir.

İnsan olarak, temelde bir değer duygusu ya da sağlıklı bir öz saygı oluşturamıyorsak, bu ihtiyacı dışarıdan karşılamaya eğilimli oluruz. Çünkü içimizde bir şekilde beslenmek isteyen bir yön var. Temel görevimiz bu yönü içten yani kendi kaynağımızda yaratıp besleyebilmektir. Bunun için de sağlıklı bir öz saygı oluşturmalı, bizi başkalarından farklı kılan özelliklerimizi, yeteneklerimizi kucaklamalıyız. Mesela mutlu olduğumuz bir işi, yetenekli olduğumuz bir işi yaparız. İşte insanı kaynaktan besleyen şey de budur arkadaşlar. Bu noktada özgünlüğümüzü kucaklayamadığımız, ait olma baskısı nedeniyle farklılıklarımıza sahip çıkmadığımız zaman o kaynak sönmeye başlar. O kaynak sönmeye başladığında hayattan keyif alamayız, yaptıklarımızdan emin olamayız, yaşam enerjimizi yapıcı bir şekilde kullanamayız. Bu noktada o besini dışarıdan sağlamaya çalışırız ki bu da önemli olma tuzağına düşmek demektir. Eğer bu kaynağı koruyamıyorsak, bizi biz yapan değerlerle (yani kaynağımızla) bağlantımız kopar, besini dışarıdan sağlamak adına önemli olma çabası içine girmiş oluruz. Çünkü bir şekilde beslenmek zorundasın arkadaşım.

Doğru olan da kendi kaynağına sahip çıkıp, kendi kaynağından beslenmektir. Mutlu olduğun şeyi yapmak, sana iyi gelen şeyi yapmak…. Kaynağı canlandıran da budur!

Bir başkası üzerinden beslenmek kaynağı tüketir arkadaşlar. Hem kendi kaynağını, hem de diğer kişinin kaynağını! Çağımızın sorunu da budur!

5.evde neyi var edersen 11.evde onunla karşılaşırsın. 5.evde bir frekans oluşturur, 11.evde ise 5.evde oluşturduğun frekansa karşılık gelen, grup, topluluklarla temasa geçersin.

Beşinci evi sağlamlaştırmayan bazılarımız hayal ettiği şeye kavuşacak ve belki esas ihtiyacının bu olmadığını anlayacak. Beşinci evi sağlamlaştıran, gerekli çabayı gösteren, gerçek ihtiyacının farkında olan ve kaynağını beslemeye devam edenlerse belki hayalini kurmaya cüret bile edemedikleri türden şeylerle karşılaşacaklar.

Tutulum sonuçlar sonlanmalar getiriyor ve bu sonlanmalar niceliğe değil niteliğe odaklanmamızı söylüyor sanki. Beşinci eve bakmamızı ve o kaynağı canlandıracak girişimler yapmamızı öneriyor. Başkalarının doğrularını değil, toplumsal olarak kabul görmüş olanı değil, sana iyi gelen, sana yaşam vereni, kendi gerçeğini tercih et diyor.  Planlarını, geleceğini bunun üzerine inşaa etmeye çalış diyor.

Hepimiz bir şeyler istiyoruz hayattan. Kimi ev ister, kimi araba, kimi başarılı olmak, kimi çok sevilmek, liste böyle uzar gider. İsteklerimize ulaşıp ulaşmadığımızı, genelde ona ulaşmak için gidilmesi gereken yollardan gidip gitmediğimiz belirler. Her sonucun zorlu bir yol hikayesi vardır. Bu sözümden bir şeye ulaşmanın çok zor olduğu sonucu çıkarılmasın lütfen. Benim esas değinmek istediğim: ”Eylemlerini doğru davranışla destekleme yasasına’’ dikkat çekmek.

Eğer meyve istiyorsanız, paranız varsa, ücretini öder alırsınız. Ancak meyve bahçesi istiyorsanız, tohum ekmeniz gerekli. Ya da ücretini verip hazır meyveli bir bahçeyi satın almışsanız, sürekliliği sağlamak adına o bahçeye bakmanız, onunla ilgilenmeniz gerekli. Ben ilgilenmek istemiyorum ama yine de meyve versin diyorsak o iş biraz zor. Öyle bir dünya yok arkadaşlar.

Biri bir hedefine ulaştığında, istediği bir şeye kavuştuğunda ve bunun tadını çıkarak yaşadığında, ilk gördüğümüz şey o kişinin düşlediği şeye ulaşması oluyor. Ancak ulaştığı şeye ulaşmak için hangi yollardan geçtiğini, neleri feda ettiğini, belki de ne kadar zorlandığını, kısacası hikayesini bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey sonuca erişmiş olması oluyor.

Eğer bilgili olmak istiyorsan, kitap okuyacaksın, araştıracaksın ve bu yaşamının yadsıyamayacağın bir parçası olacak. Eğer kısa yoldan gitmeye meyledersen belki bir dönem bilgili gibi görünür ve itibar toplarsın ancak devamı gelmediği için eninde sonunda takke düşecektir. Bu süre bir yılda olabilir, bir gün de, beş yıl da… Bu tutulum doğru davranışla desteklenmemiş planlarla hareket edenler açısından bir yol ayrımı niteliğinde çalışıyor. Sonuçta gerçeklerin zamanı geldiğinde ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.İstiyoruz:

okumadan bilgili olmayı

çalışmadan zengin olmayı

sevmeden sevilmeyi

mücadele etmeden, mükafatı…

Kim olursanız olun bu dönem yaşayacağınız sonlar ve bu dönem takibinde başlayan süreçteki yapılacak yeni başlangıçlar dönüştürücü nitelikte çalışıyor. Çok kadersel ve karmik temalar çalışıyor tutulumda. 144 saros serisi güç savaşları ile ilgili temalara çok açık bir seridir. Güç savaşına girmeyi tercih etmek yerine, kendi gücünün farkına varmayı tercih edelim. Kendimizi yeniden yapılandırmaya önem verelim. Bu dönem bizi bir durumdan başka bir duruma taşıyacak bir aracı olarak çalışıyor arkadaşlar.

Tutulum yöneticisi Neptün ve Şans noktası olumlu etkileşimi teslimiyet konusuna dikkat çekiyor. ‘’Vardır mutlaka evrenin planı’’ diye düşünmeye çalışmak hiç şüphesiz tutulum dinamiklerini daha olumlu kullanmanın ilk adımıdır.

Son 19 yıllık dönem içinde size yaşam veren ama bir şekilde kaybettiğiniz, unuttuğunuz, ihmal ettiğiniz,  ‘’kaybettim’’ dediğiniz bir şeyin dönüşü, onun tamiri, dönüşümü söz konusu: -Cesaretini mi kaybettin? Ayağa kalk ve şimdi bir de bu bilinçle başla!

Juno Zeus Venüs konum ve etkileşimleri karmik ya da kadersel ortaklıklar konusunda başlangıç niteliğinde çalışıyor. Hatta Zeus ve Juno, tutulumu T-kareye çeviriyor. Zeus ve Juno Apekste kalıyor. Yani hayal edilen bir şey gelir ya da sıra dışı bir şey gelişir ama sınav devam eder. O ortaklıkla birlikte değişirsiniz, karanlığınızı fark edersiniz, potansiyelinizi önünüze serer ve derse devam der gibi gibi…

Tutulum en çok

7-19 Temmuz arası doğumlu Yengeçler

8-20 Ekim arası doğumlu Teraziler

5-17 Ocak arası doğumlu Oğlaklar

4-17 Nisan arası doğumlu Koçlar üzerinde etkili olacak. Aynı zamanda bu burçların 15-25 derecesi arasında gezegeni olanlar da yine tutulumdan etkilenecekler.

7-19 Eylül arası doğumlu Başaklar

7-19 Kasım arası doğumlu Akrepler

6-18 Mart arası doğumlu Balıklar

5-18 Mayıs arası doğumlu Boğalar daha olumlu etkilere açıklar. Beraberinde Başak, Akrep, Balık ya da Boğa burçlarının 15-25 derecesi arasında gezegeni olanlar da yine tutulmanın olumlu desteğine sahip olacaklar.

Esen Kalın

“10 Ocak 2020 Yengeç Burcunda Ay Tutulması” üzerine bir düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × one =