Venüs Başak Burcunda

Sanırım genel olarak hasat mevsiminin başlangıcına denk gelmesidir Eylül’ü Eylül yapan :) Çiftçi çalışır çabalar, derer, çatar, toplar ve emeğinin karşılığını bu ayda alır. Bazen bereket, bazen kıtlıktır sofraya konan.

Çiftçi, hasadın sonucundan, ürünün rekoltesini ve verimini etkileyen faktörleri tespit eder. Dışsal faktörler yağış kuraklık vb.dir. Buna elbette bir şey yapamaz. Diğer uygulama hatalarını (diğer bir deyişle içsel faktörleri) tespit eder ve bu uygulama hatalarını bir sonraki hasat için telafiye başlar.O üzerine düşeni yapar, gerisi mevsimlere kalmıştır artık. Siz hiç zamanı geri alabilen ve sonucu, başa dönerek düzeltebilen bir çiftçi gördünüz mü? Göremezsiniz :)

Çünkü içinde bulunduğu hasadın sonucunu düzeltemeyeceğini bilir. Lakin şuan ki  hasadından edindiği tecrübeye göre bir sonraki hasadı düzenleyebilir.

Bu nedenle Eylül ayı, bir çoğumuz için sonuçlanma ve bir sonraki döneme yeni başlangıç yapmaya da işaret eder. Sonuçları ne kadar doğru ayrıştırabilirsek, bir sonraki hasat o denli verimli olacaktır. Çünkü Başak burcunun esas işi ayrıştırmaktır.

Venüs Başak burcunda güçten düşer. Yani temsil ettiği enerjinin negatif yanlarını yansıtmaya daha çok meyilli olur. Venüs Başak burcunda iken iki konu önem kazanır:

Birincisi mükemmellik

İkincisi hizmet bilinci.

İşte bu iki kavram Venüs’ün Başak burcunda, negatif özelliklerini daha çok yansıtmasına sebep olur diyebilirim kabaca.

Titiz, iyiliksever, hizmetkar, detaycı,kuralcı yanlarıyla hayatı kolaylaştırırken, hastalık hastası, eleştirel, hiç bir şeyi beğenmeyen, aceleci ve kontrolcü yanlarıyla hayatı kendine de başkalarına da zehir etme hususunda kendi canından bile bezdirecek azme sahip başka bir burç yoktur :) Söz konusu Başak olunca kurallar olmazsa olmaz…

Denge yasası gereği her burç zıt eksenindeki burçla yakından ilintilidir. Başak kuralcı bir o kadar da titiz, formlara sevdalı iken, Balıkta o denli vurdumduymaz, hayla huyla pek alakası olmayan bir tavırdadır. Bu nedenledir ki, Başak – Balık evlilikleri, ilişkileri, ortaklıkları sıklıkla görülür.

Tüm tepe tüyleri ayağa kalkmış bir şekilde, temizlediği evin anında savaş alanına dönmesine çemkirmeye meyyal yapıda olan Başak hatunun karşısına, tüm çemkirmelerine sırıtarak ve göbeğini kaşıyarak, bazen de bırak dağınık kalsın modunda boş gözlerle bakarak cevap veren BEZGİN BEKİR RUHLU bir Balık erkeeee illa ki gelir :) Çünkü merkezden kaçmıştır Başak hatunu, formlara takarken merkezin dışına kaymaya başlamıştır. Hal böyle olunca, devreye bir Merkezcil kuvvetin girmesi elzem olmuştur ki, merkezden kaçan kuvveti tutup, yön vererek tekrar merkeze çeksin.

Uzun lafın kısası, çemkireceğimize, bizi çemkirttiren şeylerde ne kadar merkezden kaçtığımıza bir bakalım ;)

Merkezkaç Kuvveti: Bir kütle, dairesel bir yörünge üstünde hareket ettiğinde, merkezkaç ve merkezcil kuvvetler ortaya çıkar. Bir ipin ucuna bağlanan taş, bir eksen çevresinde döndürülürse, yörüngeye teğet doğrultuda fırlayıp kaçmaya çalışır. Taşı sürekli olarak yörünge dışına çıkmaya zorlayan bu kuvvete “Merkezkaç kuvveti” denir. Taşın merkezkaç kuvvet etkisinde kalıp uzaklaşmasını önleyen ve onu yörüngede tutan kuvvete ise “Merkezcil kuvvet” denir. Merkezkaç ve Merkezcil kuvvetlerin şiddetleri aynı, yönleri terstir ve her zaman ikisi birlikte bulunur.

Başak emektardır, bir işi tüm ayrıntılarıyla değerlendirerek çözüm üretmeye meyillidir. Ağırlıksal olarak sol beyin gerektiren aktivitelerde kendi deyimiyle Başaktan daha uygun bir ekip arkadaşı bulamazsınız. Her detayı değerlendirir ve bazılarının ilgilenilmeye layık görmediği kadar ufak işleri bile yüksünmeden halledebilecek kapasiteye sahiptir. Tabiatındaki mükemmelliyetçilik dolayısıyla, bazı zamanlarda bütünün içindeki en ufak parçasının benzersiz olması için gösterdiği gereksiz çaba çoğu Başağı çıraklıkta bırakır. Bu Başak burcunun olumsuz doğasıdır örneğin ve aşması gereken bir huydur :)

Başak burcuna emektar demiştim. Doğası gereği besleyici olmak Başak prensibinin temel ögesidir. Besleyicilik söz konusu olduğu zamanlarda kurban kurtarıcı yanılsamaları sıklıkla çıkar karşımıza. En çok zarar gören de Başak burcunda kişisel gezegeni olanlar olur. Venüs Başakta besleyicilik, duygusal destekle kendini ifade edeceğinden, kurban/kurtarıcı düzleminden hayata bakmak o denli kolay olacaktır. İşte tam da bu noktada dikkat! Talep olmadan yaratılan arz ölü yatırımdır. Kimsenin işine yaramadığı gibi, arz edeni de zarara uğratan bir şeydir. Alma verme döngüsünde insanı değersizleştiren de kanımca budur. 

  • Kendisi için çaba sarf etmeyen birilerini kurtarmaya çalışırken kendi hayatımızı bir kenara koymak
  • Aşırı koruyucu, kollayıcı tavırlarımız nedeniyle hayat ortaklarımızın bireyleşmesini engellemek
  • Aşırı ayrıntıcı ve didiklemeci düşüncelerimizin büyük resmi görmemizi engellemesi
  • Her detayı düzeltmek yada istediğimiz formu vermek için zaman ve enerji kaybı ve bu işler peşinde koşmaktan gelen kayıplar
  • Pireyi deve yaparak, pire için yorgan yakmak,
  • Başkalarına faydalı olma dürtülerimizin, kendimizi suistimale açık hale getirmesi
  • Yardım etmek için yaşamak, acıma duygumuzdan gelecek zararlar
  • ”Ne düşünürler, ne derler” düşüncesi ve bunun getirdiği başkalarının fikirlerinden aşırı etkilenmemiz. Ayrıca kendi yolumuzdan, düşüncelerimizden uzaklaşmak.
  • Eleştirici, yargılayıcı eğilimlerimiz

” Bana balık verme, balık tutmayı öğret” sözü kulaklarımıza küpe olsun. Hayat bu: hepimizin yolunda dönem dönem bolluklar, dönem dönem de zorluklar olacaktır. HER BİRİMİZ ZOR ANLARIMIZDA BİRBİRİMİZE YARDIMCI OLMALIYIZ. Hayatın zorlu dönemeçlerinde birbirimizin yoluna ışık tutmak insanlık görevimiz amenna. Fakat yardım etmekle, kurtarıcı rolü oynamak arasında ince bir çizgi vardır. Neticede hiç birimiz SÜPERMEN değiliz. Yardım ederken dikkat edelim, farkında olmadan insanları kendimize bağımlı, biz yokken hiç bir şey yapamayan konumuna getirmeyelim. Eğer biri soruyorsa ve biz de biliyorsak: Yolu ona gösterelim ama onun adına koca yolu kendimiz gitmeyelim. 

Duygusal bağ oluşturduğumuz kişileri koruyup kolladığımız kadar, doğanın dengesini de koruyalım. Hayvanlara yardım edelim, zor durumda olan tanımadığımız kişilere yardım edelim, yaşlı insanlara yardım edelim, kimsesiz çocuklara yardım edelim. Enerjimizi kolektif alana ne kadar yönlendirirsek, kendi hayatımızda o kadar az bağımlı ilişki oluştururuz.

Bildiğimiz, aşina olduğumuz şeyleri sorana söyleyelim. Akıl isteyene, eğer konuda bilgi sahibiysek verelim aklı velhasılı. Ama durumdan vazife çıkarmak hem emeğimizi değersizleştirir, hem kendimizi. Talep edilmeden arz yaratmayalım.

20 Eylül’de  Venüs başak burcuna geçiyor ve  bu seyir süresince gerilimli ve olumlu bağlantılar kuracak.

29 Eylül 1 Ekim arası Venüs Neptün karşıtlığı

3 – 4 Ekim arası Venüs Pluto üçgeni

11 – 13 Ekim arası Venüs Satürn karesi

Açılımları başka bir yazımda anlatacağım.

Sevgilerimle…

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir