Temmuz Tutulmalarına Dair Kolektif Ön Değerlendirme

Evet arkadaşlar Temmuz ayında tutulmalar serisi başlıyor.

İlk tutulma 2 Temmuz 2019, ikinci tutulma 16 Temmuz 2019’da gerçekleşecek. Mars, 16 Mayıs günü Yengeç burcuna geçerek, tutulma bölgelerini taramaya başlayacak. Bu nedenle Temmuz gelmeden yani 16 Mayıs itibariyle, tutulma etkilerini kolektif olarak hemen hissetmeye başlayabiliriz. Bireysel olarak da Mayıs itibariyle başlayan konu ve kavramlar, tutulma konuları ile ilgili işaretler taşıyor olacak.

Bu değerlendirme yazımda bireysel değerlendirme yerine kolektif etkileri kaleme aldım. Esas bireysel Tutulma değerlendirmelerini Haziran ayında ayrıntılı olarak yayınlayacağım.

Kolektif etkilere gelecek olursam, ekonomik gelişmelerin daha bir hissedilir olacağı bir dönemin bu ay itibariyle başlayacağını ön görebilirim. Bu durum özellikle özel sektör üzerinde daha bir etkili olabilir. ‘’İşimden memnun değilim’’ ‘’aman daha iyi bir iş bulayım’’ ‘’büyümeye gideyim’’ ‘’evimi-arabamı yenileyeyim’’ ‘’ne var canım kredi çekerim’’ zamanları değil. Bu zamanlar genişleme zamanlarından ziyade mevcut durumu muhafaza etme zamanlarıdır unutmayın. Bir süre minimumda yaşamak, her türlü riskli alış veriş, harcama ya da yatırımlardan uzak durmak yapılabilecek en akıllı davranış olacaktır. Yeri gelmişken bankaların durumunun da pek iç açıcı olmadığını belirtmek isterim.

Yani dönem, kumara alışmış hayırsız kocanın, evdeki eşyaları satmaya başlaması gibi bir durumla benzerlik gösteriyor :)

Tutulma etkisi, mevcut siyasi partilerin içinde ayrışmaların artabileceğini, bunun sonucunda da yeni oluşumların ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Sanki yeni bir oluşum olacak ve bu da mevcut partilerin gidişatını epey etkileyecek gibi görünmekte. Genelde bu şekilde bir cümle kurduğumda hemen

  • ‘’Acaba kurtarıcı bir oluşum mu var?’’ sözüyle sıklıkla karşılaşıyorum . Ancak hayır. Bu sadece mevcut siyasi oluşumların durumlarını etkileyebilir.

Tüm oluşumlar gücünü halktan, halkın kolektif bilincinden alır. İşte Temmuz tutulmaları yeni bir kurtarıcı değil de halkın kolektif bilincinde değişim yaratacak olayları gündeme getirebilir. Bu noktada dikkat çünkü Uranüs/Mars/Merkür konfigürasyonları, ülkemizin Güneş’ini ve Mars’ını bir parça geriyor.

Ayrışmalar belirginleşebilir, fikir ayrılıklarına, inanç çatışmalarına prim vermemiz gereken bir dönemdeyiz. Kad Yengeç burcunda ve çıkar ilişkisi üzerine kurulmuş yapıları zorlayacak. Biriyle ilgili bir kanıya varırken: fikrini, sosyal statüsünü, inancını, görünüşünü, itibarını kriter alarak değerlendirme yapmak yerine erdemliğine, insanlığına, eylemlerin etik olup olmadığına bakarak değerlendirme yapalım. Uranüs Boğa ve Kad Yengeç insanlığını hatırla diyor hasılı. 2 Temmuz tutulması çok güçlü. Yaklaşık dört saat sürecek, büyüklüğü de oldukça yüksek. Kolektif anlamda o viraja bu ay giriyoruz.

Dünya genelinde yer kabuğu hareketliği artabilir. Güney Pasifik civarında zemin epey kaygan. Peru, Şili civarını da kapsayan alanda yer hareketliği söz konusu olmakla birlikte, aktif volkanik yapılarda aktiviteler de söz konusu olabilir. Riskli tarihleri detaylı çalışmadım fakat 15 Haziran – 31 Temmuz arası belli periyotlarda tetiklenebilir.

Tutulumlarda uluslararası çekişmelerin boyutunun artabileceğini işaret eden bir çok gösterge var. Dünya genelindeki politik ilişkiler ülkeler arası sınır hareketliliğini etkileyebilir. Hani vardır ya ufacık bir şey bir bakmışsınız kocaman başka bir şeye dönüşür. Daha ne olup bittiğini anlamadan bir şey bir anda başlar ve başka bir şeye dönüşür. Bu sanki böyle bir şey. Böyle göstere göstere gelmekten ziyade bir anda karar alıp, bir anda bir şeyin içine girmek gibi.

Bu anlamda ülkemizin Güney Doğu sahilleri ile yine Güney Doğu sınır bölgelerinde hareketlilik gözlemlenebilir. 16 Temmuz Tutulması, ülkemizin de içinde bulunduğu Rusya, Suriye, Arabistan, Irak, İran hattını tarayacak. Yani yanı başımızda yaşanacak olanlardan etkilenme payımız oldukça yüksek. Bu hareketlilik olasılığı, ülkemiz üzerinde yeni yaptırımların da söz konusu olabileceği ihtimalini kuvvetlendirmekte.

Yani toplayacak olursam: Dünya genelinde çıkarların çatışması, çıkar ilişkisi üzerine kurulu yapıların da dönüşüm zamanı olacak gibi. Hak, hukuk, etik, ahlak hiç bu kadar sınanmamıştı. Bu sürecin içinden kolektif olarak sağlam çıkmak istiyorsak, ancak sağlam bir vicdan duygusuyla çıkabiliriz. Sağlam bir vicdan ise sağlam bir akıldan gelir. Sorgulayan akıl daha dengeli ayrıştırır. Dolayısıyla da vicdani değerler sağlam bir alt yapıyla kurulur benden söylemesi.

‘’Komşuda çıkan yangından bana ne. Yırtılan hacı Bekir’in yakası’’ deme. Hepimiz aynı apartmandayız. O yangına bir tas su dökmekten imtina ediyorsan, belki biraz sonra senin evine de sıçrar unutma!

Esen kalın

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir