Mars Satürn Pluto Günleri (10 Haziran Haftası)

Tutulma enerjilerini tetikleyen önemli bir haftadayız arkadaşlar. Yengeç/Oğlak aksında melafiklerin karşıtlığı tetiklenecek. Böylece domino etkisi yaratan bir sürece de girmiş bulunuyoruz. Egemenlik krizlerinin yaşanacağı, insanlar arasındaki anlaşmazlıkların gündeme geleceği bir süreç olabilir bir çoğu insan için.

12-13 Haziran Mars Kuzey Ay Düğümü kavuşumu

14-15 Haziran Mars Satürn karşıtlığı

18-20 Haziran Mars Pluto karşıtlığı keskinleşecek.

Öncelikle belirtmek istediğim şu: söz konusu görünümlerin yarattığı enerjiler, bireysel sağlık üzerine doğrudan etki eden konfigürasyonlardır.

  • İskelet sistemi ile ilgili sorunlar, fıtık gibi sorunlar yaşayanların şikayetleri artabilir. Ortopedi uzmanları ile Fizik tedavi uzmanlarının bol mesai yapacağı bir 6 aylık periyot olabilir bu dönem.
  • Erkeklerde ve kadınlarda üreme organları ile ilgili sorunlar
  • Mide ve göğüs bölgesi sorunları
  • Doğrudan ilişkili olmasa da bazı kişilerde bağırsak bölgesi sorunları oluşabilir.

Kronik rahatsızlıkları olan kişiler, tedavi ile ilgili konulara öncelik vermenin yararını göreceklerdir. Diğer önem vermeniz gereken şey:  bu dönem karşılaşabileceğiniz bir rahatsızlığı önemsemek ve mutlaka bir uzmana görünmek olmalıdır.

Gelelim haftanın genel enerjilerine:

En başta değindiğim gibi egemenlik krizleri ve kimin gücü kime yeterse krizlerine şahitlik edebileceğimiz bir süreç içindeyiz. Kolektif anlamda ülkeler arası yaptırımların baskınlaşacağını ve egemenlikle ilgili problemlerin belirginleşeceği ya da artacağını gösteriyor. Aynı durum bireysel yaşamlar için de geçerli.

Tahammül derecemizin dayanıklılığımızın, cesaretimizin ve gücümüzün sınanacağı durumlarla karşılaşabilir, ”yakarım bu gezegeni” hali ile ”kendimi amip gibi hissediyorum” duyguları arasında gidip gelebiliriz.

Peki tüm bu olasılıklar zinciri içinden en sağlıklı ve doğanın dengesini bozmayacak şekilde nasıl çıkarız?

Dünyanın en zor işi kendini eğitmek, kendini adam etmektir. Sanırız ki bir ülkeyi yönetmek en zor olanıdır. Ancak durum pek öyle değil. Bir aileyi yönetebilirsin, bir ülkeyi yönetebilirsin, bir şirketi yönetebilirsin. Amma iyi amma vasat… bir şekilde yönetirsin. Kendini yönetmek en zorudur. Çünkü kendini yönetebilmek için, önce kendini eğitmen gerekir. Ancak o zaman kendi kendinin otoritesi olursun. Çoğumuz kendimizi eğitme konusunda kısır kalırız ve daha kendimizi eğitmeden bir şeyleri yönetmeye başlarız. Çünkü bu daha kolay gelir. İşi, aileyi, ilçeyi gibi gibi…Bütün toslamalarımız, duvara çarpmalarımız tam da bu yüzdendir.

Bu haftaki gezegen döngüleri aslında kendi kendimizin otoritesi haline dönüşmek için geçmek zorunda olduğumuz bir kavşak niteliğinde çalışıyor. 

Zorluklar artabilir, uğraştığımız işlerle ilgili sonuç almada sorunlar ya da ertelemelerle karşılaşabiliriz, otorite ile ilişkilerimiz gerilebilir ve daha önceden önem vermediğimiz konular şu an karşımıza bir zorunluluk ya da yaptırım olarak çıkabilir.

Tüm bu olasılıklar, başarısızlık, yetersizlik, aptalca görünme, onaylanmama duygularımızın dönüşümü için hizmet eden bir katalizör görevi görüyor.

Gücünü sahiplenme ile gücünü başka tarafa teslim etme sınavları var önümüzdeki günlerde. Temelde yatan ve bu olaylar aracılığıyla açığa çıkan korkularınızı masaya yatırın derim.

Genelde bir durumla karşılaştığımızda tercih ettiğimiz ilk yöntem; en kolay ve en iş getirmeyecek yoldan o işi halletmektir.

İkinci yöntem de eğer korktuğumuz bir durum varsa işin içinde; korktuğumuz şeyle karşılaşmamak için, korkuyu tetikleyecek hal, şart ve ortamları kontrol altına almaya çalışmaktır.

Bu hafta her iki yöntemin de sonuç getirmeyeceği bir dönem olabilir. Dışsal tepkilerimizi belirleyen içsel etkilerimizi gözlemlemek ve -”neden korkuyorum. Bu korkuyu nasıl yarattım?” sorusuna odaklanmak önceliğimiz olmalıdır. Çünkü o korkuyla burun buruna gelmeden, cesaretimizin ve cesaretimizin gücünün, neler yapabileceğimizin farkına varamayız.

Bir parça korku insanın aptalca şeyler yapmasını engelleyebilir ama bunu bir baskı haline getirirsek kemikleştiririz.
Kemikleşmiş bir korku da insanın tüm cesaretini kırar. Korku kemikleştiğinde:
– Cesaretini kaybedersin
– Azmini kaybedersin
– Kendine inancını kaybedersin
– Yaratıcılığını kaybedersin
– Değerini kaybedersin
– Korktuğun şeyi güçlendirirken onu yaratanı, yani aslında kendini kaybedersin.

Buradaki cesaretten kastım: rekabet, birini yenmek, başkasını alt etmekle alakalı değil. Kendi elimizle yarattığımız zindanı kırmakla alakalı cesarettir. O nedenle güç savaşlarına, egemenlik mücadelelerine, kim daha ileriye isabet ettirecek yarışlarına girmemenizi öneririm. Bu dönem yaşanan tüm olasılıklar, aslen kendimizi eğitmemize yardım eden mecburiyetler.

Korkularımızı cesaretimizle yenebiliriz. Kontrolsüz cesaretimizi ise  ufak korkularımıza kulak vererek dengeleyebiliriz. Yani süreç bazılarımıza kendi hakkına sahip çıkmayı öğretirken, bazılarımıza kendine hakim olmayı öğretecek ;)

Durumları zorlamayın, kendinizi ya da bir başkasını zorlamayın, kafayı gözü patlatırsınız benden söylemesi. Aşırı zorlayıcılık, aşırı baskı kafa göz patlatmaya ya da kemik kırıklarına, kazalara sebebiyet verebilir.

Hareket halinde olun ama bedeni çok zorlayan sporlar, rekabet içeren aktivitelere çok girmeyin. Yapılacak en iyi spor YOGA olabilir. Sık sık yoga yapın derim.

Evet ilk etapta Öncü burçlardan Yengeç ve Oğlak başta olmak üzere, Koç ve Teraziler de bu karşıtlıklardan biraz gerilimli etkilenebilir. Başaklar bu günlerden en çok olumlu istifadelerde bulunabilecek ve daha kolay ve avantajlı çıkabilecek olanlar diyebilirim.

Haritası Mangalik olanlar

Mars Satürn kare ve karşıtlığı olanlar

Mars Jüpiter kare ve karşıtlığı olanlar

Mars Pluto kare ve karşıtlığı olanlar

Marsları uyumsuz olan çiftler, ortaklar(sinastri)

Satürnleri uyumsuz olan çiftler, ortaklar(sinastri)

Mars Satürn kare karşıtı olan çiftler ortaklar (sinastri)

Mars Pluto kare karşıtı olan çiftler ve ortaklar (sinastri) hangi burçtan olurlarsa olsunlar bu günlerde ilişkilerinde (iş-aile-evlilik-arkadaşlık ilişkisi olabilir) çatışmaları daha baskın etkilenecekler. Kare ya da karşıtlar öncü grupta ise etkinin enerjisi artabilir.

Her ne olursa olsun, dikkatiniz dışarıda değil, içeride olsun. Zafer, fetih, kazanma zamanlarında değil, KENDİMİZİ EĞİTME ZAMANLARINDAYIZ unutmayın. Bu döngüde kendini eğitmeye odaklanan, 8 senesini garanti eder :)

Esen Kalın

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir