5 Mart 2013 Ben Bilmem Kader Bilir (!)

   Efem Merkür ve Satürn’ün gerim gerim gerilediği günlerdeyiz. Merkür iç dehlizlerimizde gerilemekte, Satürn ise ısrarla üzerini kapatmak istediğimiz, görmek istemediğimiz alanda. Cüpiter’se zaten başlı başına ayrı bir havada, nerden ne kadar nemalanırım onun derdinde :) Mart ayı transitleri yazımda 4 Mart ve takip eden bir kaç gün içerisindeki enerjilerden bahsetmiştim. Şu hep dilimize doladığımız kadersel oluşumlar vardı ya! işte onlardan. Yüzleşmediğimiz ya da kolayımıza öyle geldiği için suçlayacak birşey daima vardır, O da zavallı KADER! Nedir efem bu kaderceyizin insanlardan bu kadar çektiği? Sorumluluğunu almadığımız ne varsa Kader hep oradadır ve hep amalarla başlar cümleler…Astrolojik olarak kadersel diye nitelendirdiğimiz oluşumlar vardır elbette. Ancak Astrolojinin Kader kelimesini tanımlandırması ile insanoğlunun tanımlandırması çok farklıdır. Astrolojinin Kader tanımı şudur ‘‘ Her bireyin, üç boyutlu dünya üzerindeki eylemlerinin toplamına kader denir. Bakın dikkat edin düşünce demiyorum, konu ne olduğunuzla, ne yaptığınızla alakalı ” Hep dürüst olmak isteyen ama işine öyle geldiği için yalan söyleme huyundan vazgeçmeyi beceremeyen insan, dürüst olmayı istedi ya da düşündü diye evren onu dürüst yapmaz! Dürüstlüğü ona öğretecek deneyimler sunar belki, belki dürüst olabileceği fırsatlar sunar. Ancak haşa huzurdan ” zihnin içindeki mankafa ibret alamıyorsa evren neylesin?” Dolayısıyla tıkanıklık durumlarında, ipliğin pazara çıkma durumunda suçlanacak kavram oradadır. ” Kader beni böyle yaptı ” Alın size işte acziyet örneği :)   Gezegen döngüleri ile eski defterleri karıştırma, nereden ne kadar fırsat bulurumda şu sorunu doğrultabilirime meyyal etkiler altındayız. Haa birde sırlar, gizlenmiş, sorumluluğu alınmamış, üstü örtülmüş şeyler var ki vakti saati geldiğinde guguk ötmeye başlar, görünmez olan görünüverir birden. Evreni sistem planlı programlıdır dostlarım, vakti gelen herşey saniyesinde vukuu bulur!

Evet Satürn gerilemesi zamanlarında eski sorunların çözülmesi adına girişimler yapmak caizdir :) Yani eğer sorunlu bir yan varsa, onun üzerinde tekrar düşünüp, şapkayı önüne koyarak bir tespit yapmak, türkçesi ‘yüzleşmek’ ! Ancak bu esnada Merkür’de geriliyor ve biraz bilinç bulanıklığı veriyor. Görünümler doğrultusunda, havada ayrılmış sevgiliye gidip şöyle bir serenat yapayım da gönlünü alayım gibi yaklaşımlar da söz konusu Cüpiter’in desteğiyle. Dostlarım Merkür gerilerken yapılan sözleşmeden hayır gelmez, Merkür gerilerken gelen sevgiliden hayır gelmez, Merkür gerilerken girilen işte uzun süre durulmaz, Merkür gerilerken aklınıza gelenlerden hayır gelmez! Onca tecrübe bu kadar zamanda bunu öğretemediyse ve ısrarla bodoslama dalıp birşeyler yapmak istiyorsanız e buyrun dalıverin de sonrasında kaderi suçlamayın. Bodos Ekrem misin sen kardeşim? Hava -10 derece, ocağın yok! Elinde süt ve maya var ve yoğurt mayalamak istiyorsun. E be güzel arkadaşım. -10 derece sıcaklıkta, soğuk sütle o süt maya tutar mı? :) Yok ben mayalayacağım diye yırtınırsan, e buyur mayala, maya tutmayınca da kahpe kader diye bağrınma!

Haaa imana gelip ne yapmalıyım diyorsan, evrene kulak ver. Havaların ısınmasını bekle mesela…. Yok ben kendi sıcağımı kendim yaparım diyorsan buyur ısıt! Ammaaaa odunun yaştır yakamazsın bilemem, gazın basıncı düşüktür onu da bilemem :)))) bu arada da sütünü ve mayayı soğuk bir yerde beklet ki, sütte ekşimesin mayada. Ekşimiş süt ısındıkça kendini keser aklında bulunsun. Ekşi maya ile yoğurt mayalarsan yoğurdun fışkırır yine verim alamazsın.

  Satürn gerileme süreci ve Merkür gerileme sürecini ancak böyle değerlendirebilirsin. Az kaldı, 17 Mart’ta Merkür geri hareketten düz seyrine dönecek, e 5 gün de gölgeli dönem desek, 22 – 23 Marttan sonra mayalarsın yahu :) Belki bu süreç yoğurdun mayalanması için sıcak bir ortama ihtiyacı olduğunu öğretecek sana, belki mayanın kalitesini, belki uygun olmayan ortamda çok bekletilen sütün çarçabuk bozulduğunu, belki mayanın kalitesinin yoğurdun kalitesini arttırdığını ne biliyorsun? Aklını takmışsın sonuca. E tamam güzel de, ya sonuca giden yollar? Ya yolların şuanki durumu? Her seferinde ders almayıp aynı durumu tekrarlamanın hiç alemi yok. Biraz sakin kalma zamanı…. geride durma ve gözlemleme zamanı…

Özellikle ikili ilişkilerde…. Hele ki olmayanı oldurtmak için her yol mübahtır diyenler ve bunun için çabalayanlar… Neyse! dostlarım aklı selim olalım, geride kalmış sorunlarımızı gideni döndürmek için, bizim olmayanı almak için değil, neden olmadığı konusunda kendi kendimizle yüzleşmek amaçlı değerlendirelim. Ha olura bu süreç içinde önümüze fırsat çıkarsa, yüzleşmelerimizde yolun neresinde olduğumuzu görmek için arada bir yola bakalım. İşte bu kadersel oluşumları böyle değerlendirelim. Gerisi denenmiş ama yararı olmayan ama nefse kapılıp ya tutarsa tarzı yaklaşımlarımızın yararı olmadığının farkına varalım. Değilse…. şarkıya kulak verelim :) Güzel günler, öperim hepinizi…

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir