5_ekim_2013_terazi_burcunda_yeniay

5 Ekim 2013 Terazi Burcunda Yeni Ay (Kızıl Yeni Ay)

5 Ekim 2013 Cumartesi sabaha karşı TS ile yaklaşık olarak 03:35 civarı Terazi burcunun 11 derecesinde Yeni Ay gerçekleşecek. Anın haritası Başak burcu 2 derecede yükselmekte, Balık burcu 2 derecede alçalmakta. Aslan burcunda seyreden Mars, bilinçaltı alanını temsil eden 12. eve yerleşirken, Neptün ve Chiron ilişkide bulunduğumuz kişi ya da kişileri ve ortaklarımızı temsil eden 7.eve yerleşmiş. Bu demek oluyor ki, ilişkilerimizdeki denge ve uyum yaratmanın ya da yaratamamanın temelinde bilinçaltı alanı alanımız oldukça etkin. Marsın Venüs’le kurduğu gergin açıya bakarsak. derin duygusallıklar, şiddetli arzular, tutkular, kıskançlık ve huzursuzluk havası epeyce zorlayabilir ikili ilişkileri. Yine Venüs’ün 3.ev son kaspında olması, bilinçaltı alanımızdaki kayıtlı formların, yakın çevremiz vasıtasıyla çocukluk yaşamında bellediğimiz kalıplardan beslendiğinin bir göstergesi olabilir.

Yeni Ay anı, gökyüzünde Koç burcundaki Uranüs, Terazi burcundaki Ay/Güneş ve Oğlak burcundaki Pluto arasında oldukça gergin bir T-kare oluşuyor. 27 Mart 2013 tarihindeki Kızıl dolunay diye tabir ettiğim dolunayda oluşan T-kare görünümünün birebir aynısı gerçekleşiyor bu Yeni Aydada.

Bknz: 27 Mart 2013 Terazi/Koç Aksında Dolunay (Kızıl Dolunay)

Mart’tan bu yana geçen sürecin tamamlanmasını takiben yeni başlangıçlar getirecek bu görünüm. T-kare açısının yeni aya eşliği, dönüşümün keskin, ani ve çabuk gerçekleşeceğinin ve öyle pekte süt liman olaylar beklememesi gerektiğinin göstergesi gibi. Ayın 2. evde doğması ve Uranüs’ün 8.evden sert bakış açısına ilaveten 5.evdeki Pluto’nun -enerjiyi boşaltım elemanı olarak- görevde olması, aşk, ilişkiler, çocuklar, ikili ilişkilere kattığımız değerler ile ihtiyaçlarımız arasında bir düzenleme gerekliliğine dikkati çekmeye çalışıyor. Burada dikkat etmemiz gereken nokta bizim duruma, olaya ne kattığımız! Belki de arsız duygularımız, arzularımızdır bizi gitmemiz gereken yoldan alıkoyan. Birşeyler yolunda gitmiyorsa, bir yerden sonra tıkanıyorsa illa vardır bir nedeni. Suyun akışını kesen ne ola ki? Pluto yine baş rolde bu yeni ayda. Pluto temalı bir görünüm varsa, orada karma vardır, orada hakediş vardır sevgili dostlar. Pluto devrede ise ve oluşumdan memnun olmadığınız bir sonuç varsa, orada bir hak etmişliğiniz vardır. Olanı değiştiremezsiniz bu çok net! Ancak olandan çıkardığınız dersle suyun akışını kesen faktörü yoldan çekme şansına erişmiş olursunuz. Evrene ne verirseniz onu geri alırsınız, kainat bu alma-verme denge prensibi üzerine kuruludur. Yeni ay zamanı gerçekleşen enerjilerin kökenini bulabilmek için aldıklarınız değil verdiklerinizin neler olduğu konusunda olsun gözünüz. Neyi eksik yapıyorsunuz?

'' Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen''
” Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen”

” Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen”

Bazen yaşamımızda birşeyler ters gider. Buna mukabil bu gidişatı sekteye vuran bir suç kaynağı illaki bulunmalıdır. Çoğumuz eli silahlı katili dışarıda ararız. Bir nevi vicdanımızı rahatlatmaya çalışmak için bir kurban aramak gibi. Her ne hikmetse bütün suçların müsebbibi O kadın, O adam, O çalışan, O müdürdür. Hani O olmasa herşey düzelecek, ama namerdin adamı elini attığı herşeyi bozuyor diye düşünürüz. Derken ortamlar değişir, şahıslar değişir ama suç işleme potansiyel enerjisi hiç bitmez. Daha önceden Eski Personelim Ayşe bi naneden çakmıyorken, şimdi bir de yeni Personelim Veli çakmıyordur. ”Mıknatıs mı var bende? Akıllısı beni bulmaz deli dibimden ayrılmaz”  diye diye hezeyanlara gark ederiz kendimizi :) Eeee vicdanın bir şekilde rahatlatılmaya çalışılması lazım değil mi? Şu vicdanı rahatlatmak için yazdığımız senaryoları da, yazamadığımız zamanda başrol oyunculuğunu bizzat seve seve üstlendiğimiz paranoyalara verdiğimiz enerjiyi birde doğru dersi çıkarmak ve esas düşmanla yüzleşebilmek için ne bileyim samimiyetle aynana bakmak için kullansak keşke. Misal kendimize gösterdiğimiz anlayışı başkalarına da gösterebilsek. Güçlü görünmek için herkese höykürmemizin gerekli olmadığını bir farkedebilsek. Höykürmenin altındaki acizi bir farkedebilsek te DÜZELTEBİLSEK ZAMANIN KALANINI. Kendinizi iyi hissetmek için başkalarına hükmetmek zorunda değilsiniz canlarım, içinizdeki acizi daha çok canavarlaştırırsınız olsa olsa. Yani despotluğunuz gücünüzden değil, ACİZLİĞİNİZDENDİR belki olamaz mı? O acizi göründe  gerçek manasıyla güçlenin diyedir belki yaşanan olaylar. Siz, kim kim kimi bastıracak ya da kimi suçlu ilan edersem aklanırım arayışındayken yaşam yanı başınızdan akar gider. Susup içine atmak da kimseyi bir yere vardırmaz. O suskunluklardır ki, birikir birikir sonra bir volkan misali hatır gönül dinlemeden devirir geçer adamı. Belki de tüm suçların müsebbibi AŞIRI HASSASİYETİMİZDEN kaynaklı yanlış algılamalarımızdır. İnsanlar, hele ki yakın ilişkide bulunduğumuz eşimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız bu hassasiyete parmağıyla dokunmuşsa birde, çıbana basılmış gibi acı verir değil mi? İşte ondandır ciyaklamalarımız :) o çıbanı beslemekte kendimize gösterdiğimiz anlayışı başkalarına reva görmememiz, o başkalarından beklentilerimizi yükseltmekten başka bir işe yaramaz :)

Peki ne yapalım be Evrenin Kızı, madem derdimizi açıkladın, nasıl çözeceğimizi de bi deyiver derseniz eğer. Hay hay :) Ben kavramınızı sorgulayın. Ben ben dedirten ana sebebi bulun. Bu sebeple ilgili gerçek dışı fikirlerinizi bulmaya çalışın ve onlardan özgürleşin. Bu fikirler nedeniyle sorunu dışarıda arama alışkanlıklarınızdan artık bi zahmet vazgeçin. İçinizdeki dişil enerjileri biraz devreye sokun mesela ( anlayış, şefkat, esneklik) Eril enerjinizi kontrol etmekte ve durumu değiştirmekte kullanmayın mesela.Gerekirse de bi sus deyiverin o eril enerjinize :) İletişim tarzınızı değiştirin, sağa sola höykürmeyin. İdeallerinizi ve kullandığınız yöntemleri kişisel istekleriniz uğruna sorunu büyütmek için değil, hepinizi mutlu edecek şekilde durumlar oluşturmak için yeniden düzenleyin. Zaten öğrenmeniz gereken de budur ;) Duygusal ve zihinsel alışkanlıklarınızı değiştirmeye gönüllü olun. Zira hiç biriniz silahını bırakmış savaş kahramanı değilsiniz. Millette sıraya girmiş sizi en gafil anınızdan indirmeye sevdalı değil. Herşeyin merkezinde de değilsiniz! Sizin göreviniz kendi merkezinizde kalmak! Alışkanlıklar bırakılmaya başladığında elbet bir boşluk olacaktır ve karar verildiğinde herkes kendini bir süre bundan dolayı suç işliyormuş gibi hissedebilir. Çünkü alışkanlıklarımız bizim emniyet elemanlarımız olmuştur onlara tutuna tutuna. Kendinizi emniyetsiz gibi hissetmeniz gayet normaldir. Direnç göstermeyin buna mesela… Çözüm bu kadar basit aslında.

Evet dostlar. Koç burçları ve Terazi burçları ve yükselenleri, kişisel gezegenleri bu burçlarda bulunanlar ile bu aks üzerinde karşıtlık ve T-karesi olanlar ikili ilişkileri konusunda dikkatli olsunlar. Çatırdamaya müsait enerjiler taşıyor Yeni Ay. İlişkileriniz boyut değiştirebilir, Zaten değişmiş olanlar ise çözüm için kendilerine bir yolculuk yapsınlar. Uzlaşmak anahtar kelime ancak kendinizle uzlaşmadan karşınızdaki kişiyle uzalaşmaya kalkmayın. Çoğunuzun yaklaşım tarzı buydu çünkü! KEndinizden emin bir şekilde sorunlarınızı uzlaşı yoluyla çözmeye çalışın. Zayıflıklarınızı kabullenip güçlendirmeye ve zayıflıklıkları göstermemek için geliştirdiğiniz sivri davranış biçimlerinizi de bi zahmet törpülemeye çalışın. Yengeç ve Oğlaklar burçları ve yükselenleri, kişisel gezegenleri bu burçlarda bulunanlar ile bu aks üzerinde karşıtlık ve T-karesi olanlar iş ortamında otorite takımıyla çatışmalar konusunda pekte kendilerine güvenmesinler. Anne baba yada yuva ortamındaki uine otorite konumundaki kişilerle gerginlik yaşamaları olası. Soruna her zamanki yöntemlerinizle yaklaşmamaya gayret gösterin.

Yeni Ay en çok Koç – Terazi aksı ile Yengeç – Oğlak aksındaki kişileri ilk etapta derin etkileyecektir.

Boğa – Akrep aksındaki kişiler aynı etkileri günlük yaşamdaki rutin işlerde yaşayacaklar. Günlük yaşam rutinlerinizi dönüştürmeniz gerekiyor olabilir. İş ya da yakınlarla olan sıkıntılarınızdan dolayı ilişkilerinizde sorun yaşayabilirsiniz. Değişime direnmeyin zira üzülürsünüz!

Aslan – Kova aksındaki kişiler, iş ortamlarındaki gerginliklere hazır olsunlar. Eşi olanlarsa eşin iş durumlarıyla ilgili olaylara gebe bir zaman dilimine girdiler. Ortaklaşa kazançlar konusunda sorun çıkabilir, Ancak 19 Ekim tutulma sonrası çözülebilir bu dönem ortaya çıkan durumlar. Çözümü getirecek şeyse davranışlarınız, yaklaşım biçiminiz olabilir. Bunu unutmadan hareket edin derim.

İkizler – Yay aksındaki kişiler maddi kazançlarla ilgili sıkıntılı durum yaşayabilirler. Gerek ortaklaşa kazançlar, gerekse kendi kazançların paylaşımı konusunda bir gerçekle yüzyüze gelmelerini sağlayacak gelişmeler yaşayabilirler. Yine bu durum ikili ilişkilerinizin seyrini eya da kalitesini etkileyebilecek enerjileri  beraberinde getirebilir. Temkini elden burakmamaya gayret gösterin.

Başak – Balıka aksındaki kişiler ilişkilerini sorgulayabilirler. Ne verdim ne alıyorum bu sorguların temelini oluşturuyor. Çocuklarınızla ilgili gelişmelere hazır olun.

Yeni Ay gergin, ancak herkes için değil tabii ki. Pluton etkili bir Yeni Ay olduğu için hakedişler söz konusu. Kimileri sorunla karşılarken, kimileri keyifle karşılayacaktır. Nasıl karşılayacağınızı ise 27 Mart 2013 tarihinden bu yana Yeni Ay konularınca davranışlarınız, düşünceleriniz  yani bir nevi üzerinize düşeni yapmış olup olmamanız belirler. Öpüyorum hepinizi… Sevgilerimle….

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir