4 Kasım 2017 Boğa Burcunda Dolunay

4 Kasım 2017 Cumartesi günü saat 08:24 civarı 11°Boğa burcunda bir dolunay gerçekleşti. Dolunay, ayrıştırmanın evi olan altıncı evde gerçekleşiyor. Oğlak burcundaki Pluto ile Balık burcundaki Neptün de dolunaya olumlu destek veriyor. Dolunay yöneticisi Venüs Yay burcundaki Satürn ile ılımlı açılar kurarken, Oğlak burcundaki Pluto ve Koç burcundaki Uranüs ile gergin açılar oluşturuyor. Anın haritasında Akrep burcu yükseliyor. Bu durumda Mars’ın pozisyonu son derece önemli hale geliyor.

Dolunaylar hayatımıza tamamlanma ve sonlanmalar taşırlar. Bir durum, bir his, bir olayla ilgili tanım koyma konusunda da bir sona gelindiğini sembolize eder. Koyacağımız tanıma uygun koşulların gözle görülür olduğunu haber verir dolunay zamanları. Bu nedenle sonları taşır. Ancak her son, beraberinde yeni bir başlangıcı da beraberinde getirir. Son ne kadar sağlam, ne kadar doğruysa, sonrasında gelen başlangıç da o denli sağlam olur.

Bu dolunay Boğa burcunda ve altıncı evde gerçekleşti. İçinde bulunduğumuz durum ve koşullara odaklı hareket ediyoruz şu sıralar. Durumların bazısından memnunuz ama memnun olmadığımız kısımlar içinde bir parça endişe ile birlikte, nerede hata yapıyorum sorusu zihinlerimizi oldukça meşgul etmekte.

Boğa dolunayı, sorunlarımızı gözle görünür hale getirecek, ancak sorunlarımızın kaynağını da bilme konusunda epey destekleyici etkiler verecek. Bilinçaltı zihnimiz yüzeye çok yakın. Bu da kaynak incelemesini daha net ve gerçekçi bir şekilde yapabileceğimiz anlamına geliyor.

Sadece fark etmek işimizi kolaylaştırmıyor tabi. Fark ettiğimiz şeyi çözmek ya da aşmak için gündelik yaşamın içinde çeşitli adımlar atmak gerek.  Fark ettiğimiz şeyi bir hal haline getirmek gerek. Bu anlamda bu dolunay kabullenmenin dayanılmaz hafifliğini deneyimlettirecek gibi.

Einstein’ın da dediği gibi ‘’ Bir sorunu, onu oluşturan düzlemden baktığınızda çözemezsiniz ‘’

Çoğu zaman farkında olmakla, şikayet etmek kavramlarını birbirine karıştırabiliyoruz. Farkında olmak kabullenmektir. Şikayet etmekse kabullenmemek. Zira kabullenemediğimiz için lastik gibi sündürür ve hayıflanmaya devam ederiz ya :)

Şikayet etmek, sorunu oluşturan frekansta bırakır, farkında olmak bir üst frekansa çıkarır.

Sözde hepimiz kabulleniyoruz bir şeyleri ama özde durum o kadar kolay olmuyor. Hele iş gerçeği kabullenmeye geldiğinde bir parça eksik kalıyor bir yanımız. Lakin hayat sahnesinde ilerlemenin yolu da kabullenme eyleminden geçiyor. Bugün kendimize soralım, neyi kabullenmiyor ya da kabullenmek istemiyoruz?

Boğa burcu için kendini güvende hissetmek önemlidir. Bu maddi güvence olabileceği gibi, manevi bir güvence de olabilir. o her adımın merkezine bu eğilimi koyarak hareket eder. Bu anlamda biraz sabittir diyebiliriz. Haritamızda Boğa burcu hangi evdeyse, o alanda güven ya da emniyet arayışımız oldukça yoğundur. En başta da belirttiğim gibi güvenli limanlara demir atmak, bazı zamanlarda bizi ilerlemekten, yaşamın getirdiği güzelliklerin tadını almaktan alıkoyabilir.

Bu dolunay,  bulunduğumuz ortamın etkisinden tutun da, gündelik yaşamın içinde olan konularda, kendimiz ya da başkaları kaynaklı sorunlarımızı ortaya çıkaracak ani durumlar yaşayabiliriz. Bu vesile ile günlük rutinlerimizi ya da içinde bulunduğumuz süreci rahatsız eden, planlarımızı etkileyen,bir süredir bizi mutsuz eden, bir nevi şikayette bırakan konularla ilgili bir nevi çözüm sürecine girebiliriz.

Ağaç isteyen tohum eker.

Bu Dolunay bazılarımızın tohumları sürgün verecek, bazılarımızınkiyse bozkıra çalacak. Tohumları Bozkıra çalanlarımız çebe/emek/değer ilişkilerini incelemeliler. Sonuçlar şöyle;

– Bazılarımız tohumları fazla suladığının ve kökü çürüttüğünün farkına varabilir

– Bazılarımız tohumları az suladığının ve kökü kuruttuğunun farkına varabilir

– Bazılarımız tohumu gerekli alana ekmediğinden mütevellit iyi bakmadığının farkına varabilir

– Bazılarımız tohumun doğru olmadığının farkına varabilir

Eğer kazanç ve kayıplara fazla takılmadan nerede hatalı hareket ettim sorusunu kendimize yöneltebilecek kadar cesur olabilirsek, cevabın tınısı özümüzden akacak :) Belki bir zaaf, belki takıntı, belki kazanma dürtüsü, belki emek/değer dengesizliği….

Hayatımızdan çıkanlar/çıkardıklarımız ise biran hafifleme sonrası şifalanma da getirebilir bize. Zira bu dönem hayatımızdan çıkardıklarımız kamburdan başka birşey değildir bize :)

Unutmayalım ki; Doğru zamanda doğru tohumu ekersek, doğru şekilde sulayıp bakımını doğru yaparsak, sürgün verir tüm tohumlarımız… 

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir