27 Haziran 2014 Yengeç Burcunda Yeniay

27 Haziran 2014 Cuma günü TS ile yaklaşık olarak 11:10 civarı Yengeç Burcunun 5 derecesinde bir Yeniay gerçekleşecek. Ankara merkezli Anın haritasında, Başak burcu 14 derece yükselirken, Balık burcu 14 derece alçalıyor. Güneş ve Ay, Pluto’nun karşısında, karmanın yeri olan 10.eve yerleşmiş, Pluto ise 4.evin son dekanında. Oluşan karşıtlık tam olarak, 5 Temmuz sabaha karşı keskinleşecek, bu Yeniay döneminde başlayan olayların enerjilerini artırarak daha görünür ve belirgin hale getirerek dönüşümü hazırlayacaktır.

Güneş’in Yengeç burcu seyrine başlayarak, Balık burcundaki Neptün’e ılımlı açılar göndermeye başladı. Ancak İkizler burcundaki Juno ve Venüs bu ılımlı açıyı topyekün çorba etmeye iyiden iyiye niyetlenmiş :)) Satürn, Neptün ve Pluto’nun da arasında bulunduğu tekmil kollektif gezegenlerin gerilemesine ilaveten, Merkür de geri vitese takmış gökyüzünde salınıyor.

Ressam Seher Özberk
Ressam Seher Özberk

Gelelim teknik mevzuatın hayatımıza yansıma şekline;

Yeniay 10.evde oluşuyor. Yaşam koşullarımız, kişisel ve ruhsal alanda bir gerçeklik oluşturmak için adım attığımız her uğraşı  10.evde toplum önünde bir yer sağlar. Mesleksel uğraşılar ve bu alana ait uğraşılara ilaveten, bu uğraşılarda ilgili merci, kurum, kuruluş, idareci, topluluk gibi otorite konumundan alabileceğimiz destekleri de ifade eder. Uğraştığımız işteki başarımız, popülaritemiz, bir nevi ETİKETİMİZDİR. 10.evde öz yoktur varsa yoksa DIŞ DÜNYA’dır bu ev. Bazı durumlarda başarılı temellerle oluşan toplumsal statüyü getirirken, yeterli temel oluşmayan yerlerde öze inmemiş şeylerle gelen statüden düşmeyi de getirir.
Her ne kadar 1.ev yani yükselen burcumuzla kişisel olarak başlayan işlerimiz, adımlarımızla, olgunluk seviyemizle doğru orantılı olarak 10. evde parlasakta, esas temeli çocukluk çağlarımızda ebeveynlerimiz, ait olduğumuz (içinde bulunduğumuz) atasal kaynaklar, toplumsal yapı, akrabalar vasıtasıyla kurduğumuz altyapıda oluşturururuz. Yani 1. evde kişisel olarak başlattığımız her adımın temeli biraz da 4.evle alakalıdır.

Maddi başarılar, zenginlik, popülarite, ismimizin başındaki o ışıltılı ünvanlar, toplumun tarafımıza gösterdiği saygı, destek, güçlü kişilerden gelen yardımlar…. Hepiciği bizim bireysel eylemlerimizin dışarıdaki yansımalarını temsil eder. Biraz satıcıdır 10. ev bu nedenle karmanın evidir. GÖZ ÖNÜNDE OLMAK İSTER, o ayrı. Sağlam açılar almış bir 10.ev kişiye toplumdaki statüsünü yükseltmede başarılı koşullara sahip olacağının göstergesi olabilir. Ancak sağlam açılar almamış 10.ev kombinasyonları, şebeğe de çevirebilir bizi. Misal ” öze indirmeden göze sokuvereyim/satayım ” derken şebekte eder onu da söyleyeyim. Yeniay Pluto’nun karşıt orbuna girdi ancak tam karşıt görünümü 5 Temmuz’da oluşturacak. Bu konu çok önemli benim için zira, Pluto etkili yeniay, dolunay ve tutulmalar keskin hakedişler sonrası dönüşüme gebe olaylar yaratırlar.

Alt yapısını oluşturduğumuz, gerekli çabayı gösterdiğimiz alanlarda başarılı mıyız yada elde ettiklerimizden mutlumuyuz? Bu soruyu sormak işimizi kolaylaştırabilir. Memnun kalanlarımız, memnuniyetimizin uygun eylemler ve uygun alt yapıdan oluştuğunu kavrayabilir. Ancak sonuçlardan memnun olmayanlarımız için gökyüzü neler söylüyor? Hakedişler dedim, hakedişler memnuniyetsizliğimizi oluşturuyorsa bir dönüp bakalım nerede çatlak var, alt yapıya sızıntı yapmış zaafiyetler, yetersizlikler mi var?

Arzu, tutku ya da yanlış güç kullanımı sorunu mu yaşıyoruz? Bazen kendi gündemimize, haleti ruhiyetimize o kadar kendimizi kaptırırrız ki, planımıza(!) sadık devam edebilmek için farkında olmadan insanları, koşulları ya da olayları zorlamaya başlarız. En büyük güç savaşları, ego kumkumaları da bu anlarda çıkar. Merkür geriliyor, şöyle bir geriye bakın, kendi yolunuza, kendi bildiğinize olan sadakatinizden dolayı geçmişte yaşadığınız bir durumu seneler sonra ne kadar yanlış değerlendirdiğinizi farkettiniz mi? Ve en büyük şavaşlarınızı kaos halinde böyle zamanlarda acı verici halde yarattığınızı aynaya bakarak kendinize itiraf edebilirmisiniz? Ve kaç kişiyi yitirdiniz ortak alanınızdan hiç düşündünüz mü? Düşünebilenlerimiz için, aynaya bakabilenlerimiz için Güneş Neptün trinesi güç kullanımı sorunu yaşayan kişilere hazinesinden demet demet yardım geliyor ki adı ŞİFA. Çocukluk yaşamında yerleşen kalıplarımız, özellikle babayla ilişkimizdeki yanılgılı tanımlamaları, dirençlarimizi, görmezden geldiklerimizi ve adını ACI diye nitelendirdiğimiz herşeye gelen bir şifa. Buradaki babadan kastım otorite figüründeki baba profilinden çok eril enerjinin baskınlığıdır. Zira baba rolünü üstlenmiş anneler olabileceği gibi, eril enerjisi çok yüksek bir anneye de işaret edebilir buradaki sıkıntı.

*** Toplumda belli bir statüye gelmiş, beğenilen, sözü dinlenen fakat evdeki hayla huyla pek ilgilenmeyen, yuvanın kutsallığını ve sevgi makamını pek özünden yansıtamamış, toplum kurallarına göre kendini yenileyen bir baba profili olduğunu varsayalım. Varsayalım ki çocuk babasının başarılarından dolayı idolü saydı. Ancak sağlan sevgi temelleri oluşmadı ve çocuk bunun farkına varamadı. Buradan çıkan kombinasyon, çocuğun toplumsal başarılarla tatmin bulacağı olduğunu söylenebilir. Fakat kaçırdığımız şey, babayı idol almak değil, otorite olmaya sevdadır :) Sevgi olmadan ortaya çıkan otorite totaliterdir. Kişi eğer evrenin karşısına çıkardığı fırsatlara farkındalıkla yaklaşmazsa, babadan aldığı sakat bir otorite anlayısını ayırtedemediğinden dolayı yaşamına yansıtacaktır. Kendiside otorite konumuna geldiğinde çocuğuna ya da eşine, belki de çalışanlarına aynı şekilde davranacaktır kim bilir?***

Kurban bilinci, otorite konumuna gelince kurban etmeyi de getirir, gönüllü kurbanlığa teslimiyeti de. Olaylara ya da kavramlara yüklediğimiz kurban ya da feda olarak nitelendirilebileceğimiz anlamları sorgulamak için bilincimizi bir yoklamak faydalı olacaktır bu dönemde. Aynı merdivenleri çıkıyor, fakat aynı basamakta sürekli tökezliyorsak, basamağa bir bakalım yapı hatası mı var? Farzı misal hata var, oradaki hataya göre uygun adım atarsak belki de tökezlemeyiz artık olamaz mı? Sonrasında zamanı gelince merdımanlarda da bi tadilat oluştururuz kimbilir :)))) Merkür de geri hareketiyle birlikte tamamlanmamış durumlarla ilgili ufak tefek arızalar çıkarabilir ki düzeltelim diye.

Güneş Neptün trinesi adını acı koyduğumuz ve yüzleşmekten pek hazzetmediğimiz yerlere bakış atabilmek için uygun enerjilere gebe bir süreç olacağının göstergesi. Ancak Venüs’le kolkola gezen Juno, Balık burcundaki Neptüne kare çekerek içsel direç gösterebileceğimize de işaret ediyor. O an nefsimize, hamlığımıza uygun gelen tarafa şöyle ufaktan meylettirebilir bu etki bizi buna da dikkat etmenizi önerebilirim. Dimyata pirinç ekmeye giderken evdeki bulgurdan da ettirebilir o hamlığımız bizi, tabi bunu da sonradan farkedebiliriz.

Bize faydası olan ve olmayan herşeye göz atmamıza sebep olan bu trinenin bize katkısı esnekliktir. Acı adını koyduğumuz yere bakabilme esnekliği… Bazen hemen yanımızda üçüncü şahışlar arasında cereyan eden bir olaya şahitliğimiz, belki TV’de izlediğimiz programda geçen bir sözcük, belki uzun yolda yürürken burnumuza gelen bir koku, belki rüyalarımız, belki sadece bir şarkı, belki de en derinlerimizden gelen bir ses, bekleyip bekleyipte bir türlü tepemizde yanmayan ampulü yakar. O ampul ki hemen yanıbaşımızdakilere de şifa olur. Bildiğimize fazla güvenmek, bildiğimizi zannettiğimizi, gerçekten bilip bilmediğimizi sorgulamadan alınacak kararlar ve eylemler de başımıza iş açabilir.  Öte yandan esneyeyim derken esneye esneye şekilsizleşmekte… Yanılsamaya sürükleyecek enerjiler de var. Hamlığınızı bilirseniz, hamlığınıza sahip olabilirsiniz aman diyeyi. Neptün’ün idealize etme gibi bir huyu da vardır. Gerçekliğin farkında olarak esnemek işimizi kolaylaştırabilir. Aksi takdirde tam bir gündüz düşü kuran hülyacı da eylebilirsiniz kendinizi. Herşeyin özü kararında olmak, yani biraz denge dahilinde :) Dengeyi sağlayacak şey gerçeklik bilinci olabilir bu dönemde, bu da bir ipucu bizlere :)

İyilerşmez sandığımız yaralar, bitmez dediğimiz sıkıntıkar biz orada tuttuğumuz için varlar. Onu orada tutmanıza sebep olan ne? Bu sorunun cevabı çözüm olabilir isteyen gönülden dileyen herkes için. Hadi bakalım asla gösteremediklerimize derinden bakmaya, dahası başkalarının görmesinden de rahatsız olmamaya :)

Öperim hepinizi, sevgilerimle….

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

“27 Haziran 2014 Yengeç Burcunda Yeniay” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir