20 Eylül 2017 Başak Burcunda Yeniay

Beş Maymun Deneyi

Bilim adamları bir gün bir deney yapmışlar ve değişik bir sonuçla karşılaşmışlar. Öncelikle büyük bir kafesin tepesine bir salkım muz asılır ve kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven konur. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine tazyikli soğuk su sıkılır. Soğuk suyla yere düşen ve sırılsıklam ıslanan maymunun yerine bir yenisi atılır o da aynı şekilde soğuk suya maruz kalır. Beş maymunun da sırayla denemeleri başarısızlıkla sonuçlanınca maymunlar bir daha muzları almaya cesaret edemezler.

Su kapatılıp maymunlardan birisi dışarı alınır, yerine de yeni bir maymun konulur. Maymunun ilk yaptığı iş, koşup tepedeki muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört ıslak maymun buna izin vermez ve yeni maymunu bir de döverler. Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir. Ve o da merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer. Bu maymunu en şiddetli ve istekli döven de biraz önce diğerleri tarafından engellenen ve ilk dayağı yiyen birinci yeni maymundur.

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Bu da ilk atağında diğerleri tarafından cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin, en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur ama en iştahlı dövenler de onlardır. Sonra en baştaki ıslanan maymunların dördüncü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir. Bu maymunlar da muzları almaya yeltendiklerinde onlardan önce değiştirilmiş üç yeni maymun tarafından dövülerek yukarı çıkmaları engellenir. Ama tepelerinde o bir salkım muz hala asılı olduğu halde artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır.

Öğrenilmiş çaresizlik nedir bilirsiniz değil mi? Kişinin herhangi bir durumda çok sayıda başarısızlığa uğrayarak, bir şey yapsa da hiçbir şeyin değişmeyeceğini, olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.

Çoğumuz hayatımızda ardarda gelen hayal kırıklıkları ve durumu değiştirememe sonuçları ile ilgili olarak umudumuzu kaybeder ve belki de çaresizlik konusunda kendimizi ayartmaya açık bir hale geliriz. Bu noktada gerek ruhsal gerek zihinsel alışkanlıklarımız kilit noktada önemli hale gelir. Zira çaresizliğin kökeninde alışkanlıklar yatar.

Alışkanlıkların kökeninde ise şartlanmalar vardır. Tüm alışkanlıklar, daha önce beynimize yerleşen şartlanmaların oluşturduğu bir nevi takım programlar gibi işler. Eski bir alışkanlığı değiştirmek için, önceden kendimizi şartlandırmamıza neden olan olay ya da düşünceyi bulup, tekrar değerlendirmek ve yerine yararımıza olacak düşünceleri koymak gerekmektedir.

Çocuklukta sürekli annesinin, ”işe yaramazlık ya da hiçbir şeyi beceremeyeceğine” dair söylemleriyle büyüyen çocuk, buna şartlanmıştır. Yetişkin bir birey haline geldiğinde:

ya kendinden şüphe duyarak, zaten üstesinden gelemeyeceği bir işe girişir.

ya kendinden şüphe ettiğinden, zaten işe yaramazım kaygısıyla elini hiçbir şeye sürmeyebilir.

ya da işe yaradığını annesine ıspatlamak gerekçesiyle, konuyla alakalı olsun/olmasın her şeye yetmeye çalışabilir.  

bu üç önermede de, birey çocukluk şartlanmalarına dönüp bakıncaya dek, elini attığı her iş olumsuz sonuçlanacaktır. Birey olarak, bilinçli bir şekilde alışkanlıklarımızın kökeninde yatan şartlanmalara inmeden, asla alışkanlıklarımızı değiştiremeyiz.

Bu Yeniay Başak burcunda ve bilinçaltının evi olan 12.evde gerçekleşiyor. Dolayısıyla bir nevi geri çekilme ve özellikle geçmişi düşünme zamanı diyebilirim. Neden?

Çünkü şu anı şekillendiren bir çok eğilim, geçmişten sızar şimdiki zamanımıza. Kısıtlamalar nedeniyle oluşturduğumuz tüm yargı, kalıp, eğilim ve şartlanmaları şöyle bir masaya yatırma zamanı. Bu sayede öğrenilmiş çaresizliklerimizden özgürleşme olanağına kavuşmuş olacağız.

Ne demişler ”Sen değişirsen dünya değişir”

Yeniay sanki hayatımızın iplerinin elimizde olmadığını düşünmemize sebep olabilir. Bu nedenle geri çekilme zamanı diyorumya zaten. İpleri ele almak için değil de kendi kişisel yanılgılarımızla yüzleşmek için iyi bir dönem diyebilirim. Başak burcunun analitikçi zekası 12.eve geldiğinde, birbirinden bağımsızmış gibi görünen birçok durumun çözülmesine ışık tutacaktır. Bu bir nevi arınma, arınırken de aydınlanmamıza neden olacak ve neden sonuç ilişkisini rahatlıkla kurabilmemize sebep olacaktır. Geri çekilin, her şeye müdahil olmayın, ruhunuz ve zihninizle bağlantı kurmaya çalışın.

Yeniay Satürn’den kare açı aldığından bu yeniay, yoksunluklara daha takılı olacağız. Yoksunluklar ise öğrenilmiş çaresizlik konularını gündeme getirecek.

Yeniay yöneticisi Merkür, kendi yönettiği Başak burcunda, Neptün’e karşıt, Satürn’e nispeten kare ve Uranüs’e  135 derece açıyla bağlanmış. Kısıtlamalar ve yanılgılar daha kendini gösterir olacak gibi. Bu durum Pluto açısının elverişli olmasından, sevimsiz şeylerin açığa çıkışı ama bu ortaya çıkışın çok derin dönüşümlere sebep olmasına işaret edebilir. Tespit edin, hazmedin ancak hemen harekete geçmek için acele etmeyin.

Durumları kontrol altına almaya çalışmayın, zira kontrol altına almaya çalıştığınız her şey daha çok kontrolden çıkacak ve illişkiler ve paylaşımlarda sorun oluşturacaktır.

Aynı zamanda Merkür Uranüs gergin açısı konusunda mutlaka uyarı yapmam gerek. Düşünmeden konuşmayın. Maksadını aşan sözler sarf edebileceğimiz günlerden geçiyoruz. Eskiler ne derdi ”Boğaz dokuz boğumdur” Dokuz kere yut, bir kere söyle. Yani düşünüp taşınmadan, içimizden geçirmeden, kendi kendimize ölçüp tartmadan, doğuracağı sonuçları hesaplamadan, düzeltmeden konuşmayalım. Sonra yüzümüz kızarabilir!

Yükselen Terazi ve yöneticisi Venüs’ün de içinde bulunduğu büyük üçgen yeniaya eşlik ettiğinden, düşünerek adım atmanın yararlarını hep birlikte deneyimleme şansımız olacaktır.

Süreç içerisinde bağırsaklara biraz dikkat. Bağırsak rahatsızlıklarına yatkın olanların sorunlarında artış olabilir. Bu nedenle yeme içme alışkanlıklarınızda düzenlemeye gitmenizde fayda var.

Hadi bakalım kendi içimize dönmeye….

Sevgilerimle…

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir