18 Kasım 2017 Akrep Burcunda Yeniay

18 Kasım 2017 Cumartesi günü saat 14:43 civarı 26°Akrep burcunda, oldukça baskın bir yeniay doğacak. Kendi evinde gerçekleşecek dolunay, yoğun dönüşümlere gebe olaylar taşıyacak hayat sahnemize. Yeniay etkisi baskın olarak 15 gün etkili olsa da, bu zamanda başlayan başlangıçlar yaklaşık olarak bir yılımızı meşgul edecektir.

Sekizinci evde gerçekleşen dolunay ve yeniaylar, dönüşüme gebe durum ve olaylar taşırlar hayat sahnemize. Çözülme değil ama dönüşüm taşırlar. Yaşadığımız an ve anın getirdiklerinden ziyade, geçmişten gelen ve bu anımızı etkileyen durumları dönüştürürler. Bu nedenle karma evlerinden biri olarak da bilinir.

Bu yeniay çevremizde ve bireysel hayatlarımızda kestiremeyeceğimiz durumlar ve ruh halimizi etkileyecek olaylar gelişebilir. Hiçbir şey gelişmese dahi ruh halimiz biraz dalgalı, enerjimiz biraz dağınık ve dengesiz seyredebilir. Yeniay ve takip eden süreç içinde yaşayacağımız olayların geçmişten bir sahneyle bağlantısı var mı bunu sorgulamak gerekli. Yeniaylar tamamlanma yerine yeni başlangıçlar taşırlar. Ancak bu yeniay tamamlanma, akabinde de yeni başlangıç taşıyor.

İnsanoğlu dünkü aklını bugün beğenmez. Hepimizin en az bir kere başına gelmiştir. Geçmişte yaşadığımız bir durum karşısında ”Acaba neden böyle davrandım, neden böyle yaptım ki!” cümlesi. İşte bu yeniay biraz böyle fark edişler taşıyacak gibi. Geçmişten bu anımıza sızan yaralarımızı ufaktan kaşıyacak ve o yaralar sebebiyle oluşan yargılarımız üzerinde etkili olacak.

Özellikle geçmiş yıllardaki deneyimlerinizdeki konular ve kişilerle ilgili rüyalarınıza dikkat edin. Eğer bu tarz şeyler yaşarsanız, bir şeylerin daha yeni ve etkili bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilme zamanı gelmiş demektir. Yapacağınız yeni değerlendirme belki de yaralarınızın iyileşmesini sağlayacak.

İşte bu noktada öz eleştiri çok önemli. Öz eleştiri ile kendini yargılama arasında ince bir ayrım vardır. Kendi kişisel hatalarımızı fark etmeye odaklanalım, gerekli durumlarda öz eleştiri yapalım lakin kendimizi dövmeyelim.

Venüs Jüpiter’e çok yakın seyrediyor bu yeniayda. Venüs ve Jüpiter ikisi de iyicil gezegenlerdir amenna. Ancak Venüs Akrep burcunda zarar görür. Kişiliğimizin kusurlu yanları, bağımlılıklarımız, komplekslerimiz, kontrolcülük, kıskançlık, kin, nefret gibi duygu ve eğilimler, Venüs Akrep süresinde daha çok açığa çıkar. Her ne kadar bu yeniay, bu kusurlu yanları ortaya çıkaracak olsa da Chiron ve Jüpiter desteğiyle kendimizi aşabilir ciddi ciddi kendini yenme dönüşümü geçirebiliriz.

Yaşam tüm zıtlıkları içinde barındırır. İnsan olarak biz de öyle… İyilik/kötülük, pozitif/negatif karşıtlıkları hepimizin içinde var. Ancak bireysel tercihlerimiz hangi tarafı  besleyeceğimizi de belirler. ”Efendim bende kötülük yok” hikayelerini bir tarafa bırakalım bu yeniay. İyilik kadar kötülük hepimizde var. Bazılarımız kendini kötülüğün kontrolüne bırakmış, bazılarımız da içimizdeki negatif potansiyeli fark ederek beslemeyi tercih etmemiş olabilir.  İşte bu noktada seçim bize ait.

Kimse benim yoğurdum kara demez. Bu yeniay, kimin yoğurdu kara, kimin ki ak, yekten açığa çıkaracak gelişmeler taşıyacak. Yoğurdu ak olan kazanır. Yoğurdu kara olanlarımız da mutlaka olacaktır. Onlar için söyleyeceğim ilk şeyse kabullenmek. Venüs Akrep burcunda kabullenmeyi bilmez, bunun yerine durumları zorlamayı sever. Aman diyeyim durumları zorlamayın. Kin nefret duygularına kendinizi teslim etmeyin. İşler ters gidiyorsa, ben mi bir şeyleri ters yönlendirdim sorusunu kendinize yöneltin. Başka zaman kolay olmasa da bu yeniay bu çok daha kolay. Zira Jüpiter desteği var, zira Chiron desteği var. Bir nevi şifa akıyor yerden gökten, her yerden… Bu güzel şifa seline, elimizde şemsiyeyle çıkmayalım.

Öte yandan gizli bilgiler, sırlar, saklanmış hikayeleri ortaya çıkarabilir bu yeniay. Karanlıkta kalan ne varsa, artık ortaya çıkma vaktinin geldiğini işaret ediyor göksel semboller. Ortaya çıkanlar, bizden saklananlar olabileceği gibi, kendi kendimizden bile gizlediğimiz şeylerin açığa çıkması şeklinde de olabilir.  Karşılaştığımız her şey, dönüştürecek. Neden ısrarla dönüşüm diyorum: çünkü Jüpiter Akrep’te dönüştürür. Dönüşmeye gönlü olan bataklığını çevirir gül bahçesine, dönüşmeye gönlü olmayan devam eder bataklıkta debelenmeye! Bu nedenle öyle ya da böyle bir karar vermek durumundayız.

Meşhur kartal hikayesini bilenler bilir.

Derler ki:
“Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanlardan biridir. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşlarındayken çok ciddi ve zor bir kararı vermek zorundadır.

Kartalın yaşı 40’a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır. Tüyleri kartlaşır, kalınlaşır ve kanatlarına takılmaya başlar. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.

Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.

Bu yönde karar verirse eğer, kartal bir dağın tepesine uçar ve orada kalır. Sonrasında kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.

5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.”

Bir nevi arınmadır bu: İşlevsizleşmiş şeylerden arınma. Eğer bir şeyler yolunda gitmiyorsa, uçmak istediğimiz halde uçamıyor ya da uçarken çok çabuk yoruluyorsak, yeteneklerimiz içinde bulunduğumuz duruma cevap vermiyorsa, belki bizim de bir dağ başına çekilip arınma vaktimiz gelmiştir. Hayatla yaşadığımız bu ihtilafın bizi götüreceği yer burasıdır belki :) Fakat kafamızda imgelerle, rollerle o kadar meşgul olursak içinde bulunduğumuz gerçekliği göremez, ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz.

Unutmayalım ki, Kartalın yaşlandığına kanaat getirmesi, yeniden yapılandırmayı başlatan adımdır  :)

Sevgilerimle

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir