15 Nisan 2014 Terazi Burcunda Ay Tutulması ve Dolunay

15 Nisan 2014 Salı günü TS ile yaklaşık olarak 10:42 civarı Terazi/Koç aksının 25 derecesinde Ay Tutulması ve Dolunay gerçekleşecek. Tutulma anı Ankara merkezli horoskopta 11 derece Yengeç burcu yükseliyor, 11 derece Oğlak burcu alçalıyor.  Ay 4.ev, Güneş 10.eve konumlanarak karşıt açı oluşturmuş. Mars Ay’la birlikte 4.evde arzı endam eylerken, Uranüs ve Merkür tutulma müsebbibi Güneş’e 10. evde yoldaşlık etmekte. ASC noktasıyla kavuşum yapanYengeç burcundaki Jüpiter’le, 7.evin ilk dekanında sallana sallana salınan Pluton, Merkür Uranüs ve Mars’a bağlanarak tam kare oluşturuyor.  Öncü grupta eril arketipler arasında oluşan tam kare anın enerjisinin gergin ancak bir o kadar dönüşüme gebe olacağının habercisi gibi…Tutulma anı;

-Ay’a sabit yıldızlardan Spica ve Arcturuse,

-Merkür’e sabit yıldızlardan Alpheratz,

-Jüpiter’e sabit yıldızlardan Sirius,

-Satürn’e sabit yıldızlardan Unuk el haia eşlik etmekte.

19 Ekim 2013 tarihinde Koç burcunun 25 derecesinde gerçekleşen ay tutulmasını takiben içinde bulunduğumuz Nisan ayında aynı derece üzerinde Terazi burcunda tutulma gerçekleşecek. O tarihte başlayan ve yaklaşık olarak 2 yıl sürecek yeni bir döngüden bahsetmiştim. Ağırlıklı olarak Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak burçlarını etkileyecek bu aks üzerindeki tutulmalar. Ancak sadece bu öncü grup burçlarından olmanız gerekmiyor. Bireysel haritalarda Ay, Venüs, Jüpiter ve Mars’ı Koç/Terazi aksı üzerinde olan herkesler tutulmadan nasibini alır.  Özellikle Venüs’ü ve Ay’ı Koç burcunda olanlar ile Mars’ı Terazi burcunda olanlar daha keskin etkilenecektir.

Bknz: http://www.evreninkizi.com/19-ekim-2013-kocterazi-aksinda-ay-tutulmasi-ve-dolunay/

İlişkilerimiz, ilişki kurma biçimimiz, başkalarını nasıl algıladığımız, ortaklıklarımızın genel enerjileri, sorumluluklarımız testten geçiyor. Başkalarını hesaba katmadan canımızın istediği gibi dümdüz hareket eden miyiz? Yoksa yapmamız gereken eylem, atılım, başlangıçları, başkalarının durumlarını mazeret eylediğimizden söylene söylene eli kolu bağlıymışçasına(!) oturanlardan mıyız?Merkezi nerede kaybediyoruz? Başkalarına odaklı olduğumuzda mı? Yoksa başkalarını hesaba katmadığımızda mı? İşte tutulma anı bu ve buna ait olayları durumları hareketlendirecektir.

Hepimiz, söz konusu hata bulmak, bahane uydurmak olunca, başkalarına oldukça odaklıyız da iş aynaya bakmaya geldiğinde, kendimize geldiğinde pek bir cimriyiz.

* ama hayat  öyle yaptı,

*ben susmazsam o sarsılır,

*onun yüzünden mutluluğu yakalayamadım vs vs…

Sanki maraton koşusundayız, o kadın, o adam, ya da kahpe hayat çelme takıp ayağımızı kırmış da, ondan hayata küsmüşüz. Bununla da kalmamış, bütün başarısızlığımızın, yolunda gitmeyen işlerimizin, tadını çıkaramadığımız nerde ne kadar olumlu olay varsa mahrum kalmamızın baş müsebbibi de o olmuş. Biz pir-u pakız oysa :) Küsmüşüz :)))  Buradaki küskünlükte pek hayata sayılmaz ama neyse :) O şöyle olaydı bende böyle yapardım, şu şekilde olmalı ki bende üzerime düşeni yapayım falan filan… Bahaneleriniz, gerekçeleriniz, zanlarınız neler? Ve bunların kaçı sizi hayatın getirilerinden, fırsatlarından mahrum ediyor biliyor musunuz? Peki elinize bu mahrum kaldıklarınızın listesi verilse, altına da Evrensel Sistem mührü basılmış olsa dönüp bakarmıydınız aynadan yansıyana ve sizin de görmek istemediğinize…

Açık ve net bu aks üzerinde kişisel gezegeni olanlar ve yaklaşık olarak 6 ay gibi bir süreç içinde hayatında keskin kırılmalar, kopuşlar, sert tecrübeler yaşayanlar dikkat etsinler. Durumu muallak, sallantılı, çatırtılı ilerleyenler tutulma etkisiyle durumun ve sonucun belirginleştiğini gözlemleyebilirler. Kopuşlardan gerekli dersi çıkarmış olanlar yeni kapılara hazırlansın. Ancak kopuş yada kırılmaları kişiselleştirenler, takılı kalanlar ve gelecek zamana taşıyanlar göklerden mucize beklemesin. Dönüşümler ve olaylar net, biten bitecek kalan kalacak. Yolunuzla uyum göstermeyen herşeye edebince veda etmeyi öğrenin ve kaybettik sandıklarınızın aslında ihtiyacımız olan şeyler olmadığını görün, idrak edin. Tutulma anı birden fazla Sabit yıldızla kavuşum yapıyor ve niyeti ve eylemi salih olanlara yeni kapılara geçiş imkanı sunuyor. Yaşadığınız kırılmaları şer gibi mi hissediyorsunuz? işte sabit yıldızların da etkisiyle şer sandıklarımızdan ne hayırlar çıkacak belki de şaşıracaksınız. Ancak yeni kapı alıştığınız yerden, alıştığınız yöntemlerden ve aşina olduğunuzdan olmayabilir. Farkındalığınız bir nevi ışığınız olacak ve büyük büyük sıçrayışı gerçekleştirmenize olanak sağlayacak.

Bir ipucu vereyim: Özellikle ikili ilişkiler konusunda seçimleriniz, fiziksel ve bedensel ihtiyaçlarınızdan etkileniyor mu buna bi bakın. Önceki hatalı tercihlerinizin tabanında bu varsa ve sonuç hüsranla noktalanmışsa gerçek sevgi frekansına geçiş için ihtiyaçlarınızın ayrımını yaparak tercihlemelerde bulunun zira tutulma etkisiyle aynı hatayı tekrar tekrar yapma riskiniz yüksek olabilir benden söylemesi :)

Gelelim ne yapalıma :)

-Niyetimizi saflaştıralım,

-Bahanelerimizden özgürleşerek irademizi çözümcü yaklaşımlarla kuvvetlendirelim,

-Hayattan sihirli değnek beklemeyelim, bunun yerine her birimizin kendimizin mucizesi olduğunun farına varalım,

-Yaşadığımız olayların, geldiğimiz noktaların bireysel sorumluluğunu alalım,

-Nefsimize, zihnimize uygun gelen ancak ahlaki yada etik olmayan duygularla başbaşa kaldığımızda sevgili egocuğumuza ” Hadi ordan!!! :)” deyivermeyi öğrenelim,

-Ekşın yaratma sevdasından vazgeçip elimize, dilimize sahip çıkalım,

-Olurya sabırsızlık damarımız tutarsa, sabırsızlığın bazı zamanlarda huzursuzluk getireceğini, çünkü çok sağlıklı düşünemeyeceğimizi ve yine kendi başımızı ağrıtacağımızı unutmayalım,

-Kurban psikolojisi içinde arabesk dramlar yaratmaktan vazgeçelim,

-Sorumluluk alalım. Misal: ” Yaşadığım hayat berbat gidiyorsa, kendi beceriksizliğimdendir” diyebilelim,

-19 Ekim 2013 Koç burcunda ay tutulması başlıklı yazımı tekrar tekrar okuyalım. Bknz: http://www.evreninkizi.com/19-ekim-2013-kocterazi-aksinda-ay-tutulmasi-ve-dolunay/

Hadi bakalım, öperim hepinizi, sevgilerimle :)

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir