14 Mayıs 2014 Akrep Burcunda Dolunay

14 Mayıs 2014 Çarşamba gecesi Ts ile yaklaşık olarak 22:15 civarı Akrep burcunun 23 derecesinde bir Dolunay gerçekleşecek. AN’ın haritasında Yay burcu 23 derece yükselirken, İkizler burcu 23 derece alçalmakta. İdeallerimiz, isteklerimiz, uzak hedeflerimizin içinde bulunduğumuz Sosyal grup ve topluluklarla bütünleştiğimiz yer olan 11.evdeki Dolunay’a 4 derece açı farkıyla Satürn eşlik ederek, 5.evdeki Güneş’e karşıt açı oluşturmuş. Su grubunda Yengeç, Balık, Akrep’te oluşan Grand Trine, Boğa burcundaki Güneş’le bağlantı kurarak uçurtmanın kuyruğunu oluşturmuş.

11.ev, arkadaşlar, tanıdıklar, aynı idealleri paylaştığımız/gerçekleştirmek için biraraya geldiğimiz insan ya da topluluklar, doğrudan veya arka planda yardım edenler, organizasyonlar, birlikler, sosyal ilişkiler, insancıl amaçlarımızı destekleyen toplumsal hareketler, özgürlük, geleceğe yönelik beklentiler ve projelerimiz, önceliklerimiz, önceliklere göre belirlediğimiz hedeflerimiz, kendimizi hedeflerimize yönlendirme şeklimiz, amaçlarımızı temsil eder. Akrep burcu Dolunay anında bu evde misafirlik ederek tüm bu 11.ev konuları konusunda tamamlanmalara yönelik olaylar yaratıyor. Akrep burcunun pekte rahat edemediği bir konumdur 11.ev, zira gizli istekler, gizli amaçlar ve bu amaçlarla yine gizli yürütülen işbirlikleri Dolunay gündemini oluşturuyor ki birçoğu dolunay enerjisi ile gizli olmaktan çıkacaktır benden söylemesi :) Akrebin kontrolcü, güç odaklı yapısı 11.evin enerjisi ve doğal seyri ile ters düşer. Hal böyle olunca gizli olan herşey açığa çıkarak dönüşüme gebe bir süreç başlatacaktır, buna arzular, korkular ve nefsani istekler de dahil :)Yaklaşık 3 gün evvel Boğa burcundaki Güneş ile Satürn arasında oluşan karşıt açı, kişisel güvenlik alanlarımızın, korkularımızın,yaralarımızın, zaaflarımızın, sabit fikirliliğimizin, belki bazen soğukluğumuzun, bazen bastırdıklarımızın, ait olduğumuz grup, sosyal topluluk, arkadaş çevresi ve otoritelerle ters düşmemek adına oluşturduğumuz kalkanlar olduğunun, dahası koruma sağladığımızı sandığımız tüm bu elemanların bir bir patlak verdiğini yer yer acı kıvamda yaşayarak tecrübe etmemize neden oldu. Dolunay anı Satürn Güneş ile kurduğu açının yörüngesinden çıkmış değil yani sistem işini yapmaya devam ediyor.

İnsan denen varlık özel olma isteğiyle başa çıkabildiği an yolun yarısını katedecektir aslında. Bu istek berbat ettirir de, abad edeni ben pek görmedim :) Benliğimizin oluştuğu, yaratıcılığımızın niteliğe kavuştuğu alan olan 5.evin eti kendini yenilemek, yeniden yaratmaksa, kemiği de yaratımın ne kadar kabul gördüğü, ne kadar sevildiğini görmektir. O şımarık ve toy bir çocuktur. Her hareketiyle beni sevin, hatta sevmekle kalmayıp hayatınızın merkezine oturtun diyendir. 5.evdeki her yaratım kendisiyle, 11.evde bütünleşecek bir topluluğa çekilir. Merkezdeki niyet sevilmek, kabul görmek olunca, içinde bulunduğumuz sosyal çevre ile bir al ver ilişkisi başlar.

-Ait olmak için baskıya boyun eğmek ya da ait yapmak için boyunduruk altına almaya çalışmak, aidiyet duygusundan özgürleşmeyi,

-Zaaflarımız doğrultusunda hareket etmek, duvara toslamak suretiyle zaaflarımızdan özgürleşmeyi,

-Aslımızda olmayan durumları varmış gibi göstermek adına altına girdiğimiz taahhütler, kişiliğimizi güçlendirmeyi,

-Yada aslımızda olanları aman toplumdaki statüme halel gelir diyerekten yokmuş gibi göstermek için aldığımız riskler, durumun duvara toslamasıyla kayıpları getirecektir.

İnsan tecrübe ile olgunlaşır. Emniyet kemerleriniz ne kadar sağlam? Ne kadar güvenli? O kadar güvenliyse sorun çıkmaz a dostlar, sorun çıkan yerde de vardır bir eğri :))) Güven sandığımız belki de başkalarına hammallık! Ne kadar etkili olduğumuzu görmek için, karşımızdaki kişi yada kişilerin insan-ı zaafiyetinden faydalanmaksa biraz insafsızlık! Kendine sahip çıkamayan başkasından sahiplik aranır, keza kendisine imanı olmayan da başkasından imanlık aranır :) Ne dersiniz bu işte bir terslik yok mu?

Şöyle bir silkinip olanca kudretinizle sevilmediğimiz, değer görmediğimiz gerçeğiyle bir yüzleşsekte, aman toplumdaki halim nic’olur gerçek ortaya çıkarsa edalarımızla da yolu bir ayırsak! Eyleme bakın sevgili dostlar, seviyorum demek farklı şey, sevmek farklı şey, sevgiyi eyleme dökmek farklı :) Benim için değerlisin demek farklı, değerli olduğunu hissettirmek ona keza :) Varsın, şu balondan şişirilmiş içi safi hava dolu aslımız bir ortaya çıkıversin de atalım sırtımızdaki semeri olma mı? Ha ben gönüllü eşşeklik yaparım diyenler varsa o ayrı :) Dolunay anı eşşeklik yapana olduğu kadar, semeri vurana da dersler hazırlıyor onu da söylemeden geçemeyeceğim.

Ressam Seher ÖZBERK
Ressam Seher ÖZBERK

” TOHUMUNDAN EMİN OLAN, HASADINDAN KAYGI DUYMAZ”

 

Gelelim bireysel olarak hayatımıza nasıl yansıyacağına. İdeallerimiz, geleceğe dair beklenti ve hedeflerimizle ters düşen, aksamaya uğratan bir süreç yaşayabiliriz. Temelinde özgüven sorunumuz olabilir. Kendimizi ne derece ifade edebiliyoruz, ne derece yansıtıyoruz bu çok önemli. Sevilmeme, kabullenilmeme, etkili olamayacağımızı düşünmek yüzünden maskelere mi bürünüyoruz? Tıpkı küçük bir çocuğun, uyumlu, sevimli olursa annesi tarafından çok sevileceğine dair edindiği yargı yüzünden zanlarıyla yaşaması gibi… İçimizdeki çocuk nerelerde şimdi? Kabul görmemiş, hırpalanmış, ötelenmiş ve koşullandırılmış ve sevgiye aç kalmış o can şu an kendinin farkında mı? Kabul görmek için, etkili olmak için katlandığınız sosyal çevre, akraba, arkadaş ne derseniz deyin ama katlanmak zorunda değilsiniz. Olanı kabul edelim ki kişisel yetersizliklerimizin aslında güçlenmeye ihtiyacı olan, ancak önemli olabilmek için pek el atamadığımız, el attığımızda da mutlaka güçlendireceğimiz şeyler olduğunu bilelim. Sevgi bir haldir…. Sevgi olursak, sevgi olan topluluklarla haşır neşir oluruz, gerisi laf-ı güzaf :) İçimizdeki çocuğu sevdiğimizde, belki de başkalarından sevgi istemek zorunda kalmayacağımızı öğretir bu süreç bize. Korkulardan ve zaaflardan özgürleşme günüdür gün!

Süreç içinde ötekileştirdiğimiz, zaman zaman rakip, bazen yabancı olarak gördüğümüz arkadaş, ortak, eş yada sevgili vb. kişilere biraz kulak vermek işimizi kolaylaştırabilir. Hani el atamazlar belki işe ama belki bir nasihat, belki bir yapıcı eleştiri, belkide sadece onların hayat akışına yönlendirilecek bir gözlem nerede hata yapıyorum’un cevabını verebilir bize. Hatta cevap vermekle de kalmaz, birşeyler öğrenebiliriz. Gizli rehberliklerde var farkında olanlarımıza Dolunay anında :) Hadi bakalım içimizdeki çocukla bir olmak dileğiyle. Öperim hepinizi, Sevgilerimle :)

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

“14 Mayıs 2014 Akrep Burcunda Dolunay” üzerine 2 düşünce

  1. sevgili hatice
    bu güzel yazın için ve resmimi paylaştığın için sonsuz teşekkürler.hayatımdaki olumlu değişiklikler senin o doğru güzel tespitlerin sayesinde oldu .beni çok mutlu ettin .seni can kulağıyla dinleyip bunları uyguladığım içinde kendimi seviyorum.SONSUZ TEŞEKKÜRLER
    tespitlerin doğru çıktı.detaylı görüşmek konuşmak dileğiyle SEVGİLER

    1. Canım bundan güzel daha ne olabilir ki, seviyorum seni. İçindeki ışık rehberin olsun her daim. Sevgilerimle….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir