14 Ekim 2019 Koç Burcunda Dolunay

Takvimlerin 13 Ekim’den 14 Ekim’e geçtiği anların hemen birkaç dakika sonrasında 20°Koç burcunda bir dolunay gerçekleşecek. Denge dolunayı dediğimiz türden bir dolunay yaşayacağız arkadaşlar. Denge dediysem, öyle durduk yere her şeyin kendi kendine dengeleneceği değil, denge için mücadele etmemiz gereken koşulların doğacağı bir dolunay demek istiyorum.

Dolunay Revati nakshatrasında gerçekleşiyor.  Kurtuluşa giden süreci hızlandıracak gelişmelere açık olmanın yararını göreceğiz. Revati doğru çalıştırıldığında özgürleşme taşır. Lafla değil sadece sözde değil; ruhsal ve bedensel özgürleşmeleri kastediyorum burada. Bunun için de kişisel olarak kendimizi eğitmenin öneminin altını çizer.

Revatiye paralel olarak akslarda öncüler baskın olarak çalışıyor. Öncülerin akslara yerleştiği dolunaylar hızlı sonuçları taşır arkadaşlar. Konfigürasyonlar gergin olsa da bireysel düzlemde  iyi çalıştırıldığında olumlu finalleri de beraberinde getirebilir.  Ay ve Güneş 10/4 aksından Pluto’ya tam kare çekiyor, Satürn hala Pluto’ya çok yakın seyrediyor ve harita Almutenleri de Mars ve Satürn. Ay Biten Kaitos ile kavuşuyor ve Pluton ile gerilimli açıda:

Şu an hayatınızın belli bir alanında, belli konularla ilişkili olan otorite figürlerinden baskı gördüğünüz gündemleriniz varsa iki kere dikkatli olun diyor dolunay. Neden dersek hem dolunay yöneticisi hem de almuten konumunda olan Mars gücünü aktif olarak çalıştıramadığı ve hatta gücünü kaybettiği Terazi burcunda. Sesinizi değil, sözünüzü yükseltin diyor hasılı. Ay Koç burcunda iken duygular ya da dürtüler birden coşmaya meyillidir. Dürtüsel değil de düşünerek hareket edersek, gördüğümüz her ne kadar baskı da olsa dolunayın verdiği kuvvetten en iyi şekilde etkilenme olasılığımız da artacaktır.  Bunun için de önce iç muhasebemizi yapıp sonuca göre aksiyon almak gayet önemli. Dış koşullara tepki vermek için hareket edersek de yolun aydınlık çıkışa ulaşması biraz zorlaşabilir benden söylemesi.  Plutonik dolunaylarda yapılacak ilk şey olanın olduğu şekilde kabul edilmesidir. Doğru ya da yanlışlığına takılmadan, yapılan şeyin etik ya da etik olmasına bakılmaksızın tüm yorumlardan bağımsız olarak olanın olduğu gibi kabulü hali Pluto’yu daha dengeli çalıştıracaktır. Eğer bunu beceremezsek, bir şeyleri kontrol altına almaya çalıştığımız ya da kontrol edildiğimiz durumları kendimize çeker, çeşitli hezeyanlar üretebiliriz ki bu da en basit bir durumu bile kolaylıkla güç savaşlarına dönüştürecektir. Yani bu durumda Eris’i çalıştırırız ki:

Eris Pluto 90

Eris Güneş 180

Eris Astraea 90

Eris şans noktası 90

Eris ASC 90

Bu konfigürasyonlardan şans eseri olumlu bir sonuç çıkmaz benden söylemesi. Sadece Eris değil, Hades-Kad-Kronos-Astraea Yengeç burcunda; Satürn-Pluto Oğlak burcunda; Eris Koç burcunda Ay ile kavuşumda; Zeus Güneş ile Terazi burcunda kavuşumda ve tüm bu kümelenmeler birbiriyle gerilimli konumda. Aklına estiği gibi davranana, akıl sınırlarını zorlayacak başka problemler çıkartırım ve 2020’deki Mars retrosunda da canına okurum diyor sistem unutmayalım.

Merkür Zuben Elgenubi kavuşumda ve Kasım ayında bir de retro hareketiyle aynı bölgeyi tekrar aktifleştirecek. Uranüs tam açı kurmuyor olsa da Zuben’in tam karşısındaki burçta seyrediyor. Zihni hızlandıran bir görünüm olmasının yanında Akrebin olumsuz tarafını çalıştırdığını özellikle belirtmeliyim. Kurnazlık, intikamcılık, bilgiyi manipüle etme, korku ve tehdit ile kontrol kurma gibi düşünceler dolunay etkisi ile tetiklenebilir. Bu noktada bir de Ayakucu noktası da Algorab ile kavuşuyor.

Toparlayacak olursam:

İyi ruh – kötü ruh; dengeli akıl – dengesiz zihin; iyi niyet – kötü niyet çatışmasıdır bu dönem yaşanan.  Hangi tarafta olduğumuz geçmiş eylemlerimize; şu andan itibaren hangi tarafa geçeceğimiz de bundan sonraki davranışlarımıza kalmış!

4 Ekim’deki postumda da yazdığım gibi  ‘’Her iyinin içinde bir kötü, her kötünün içinde de bir iyi olduğunu unutmayalım.’’

14 Ekim Dolunayı dönüştürmek, kangren olmuş davranışlardan, bağlardan özgürleştirmek maksatlı çalışıyor. Bazılarınız için oldukça zorlayıcı olabilir. Ama aynı zamanda kendi gücünün farkına varma, güç algısını dönüştürme potansiyeli taşıyan bir süreçteyiz. Ya inisiyatif alıp gücünü sahiplenir yaşamını yeniden inşaa edersin ya da işi sürece bırakır zorlayıcı olaylar aracılığıyla öğrenirsin. Güç derken, kaba kuvvetten bahsetmiyorum. Kimi zaman çıkmaza girmiş bir durum karşısında sükuneti korumak potansiyel bir güçken, size yapılmış bir haksızlık karşısında etik tabanlı bir mücadele vermek de insanın potansiyel bir gücüdür.

Dolunay huzur bozma ki huzurun bozulmasın mesajı veriyor.

Dolunay huzurunun anahtarını başkalarının eline verme ki huzurun bozulmasın mesajı veriyor.

Revati Jüpiter bağlantısı hayatımızın ilgili alanlarında bitiş yaratan tamamlayıcı olaylar taşıyan bir dolunayda olduğumuzu söylüyor. Bu anlamda her kötünün içindeki iyiye dikkat çekiyor. Bu sonucun oluşabilmesi için içinde bulunduğumuz sürecin hayatımıza taşıdığı bilgelik ne ise evvela o konuyla ilgili bir manevi temel oluşturmalıyız. Unutmayalım ki içselleştirilmeyen her bilgi sadece teoride kalır.

Diğer yandan 12 ev kümelenmeleri aracılığıyla hazmetmenin önemini kavrayacağız. Bir şeyi hazmetmeden yani sindirmeden, o şeyin neden olduğu durumlarla başa çıkamaz yani süreci yönetemeyiz. Tıpkı yazımın başında değindiğim gibi olanı kabul etmek, yine her şeyin en temeline oturuyor.

Bu neden benim başıma geldi? Nasıl başıma gelir? handikaplarından çıkmak bu nedenle bu dolunayda çok önemli. İkinci aşama sürecin taşıdığı öğretici tarafı içselleştirmek ve içselleştiğimiz bilgi ile doğru orantılı davranışlar geliştirmek. Pada yöneticisi Satürn 6.evde ve içselleştirdiğimiz bilgiyi eyleme dökecek davranışlar geliştirme konusunda zorlayacak bir parça bizleri. Bunun için önce kendimizle barışmalıyız, kendimizle, kendi enerjimizle, kendi zihnimizle, kendi bilincimizle…

Ne demiş Yılmaz Odabaşı :

-‘’ Kendimin ellerinden tutunca, içimden nehirler gibi akmak geliyor’’ Bu dolunay bir şey yapın ve önce kendi elinizden tutun.

İşte o zaman doğa işini yapar arkadaşlar.

Dürtülerine teslim olmuş, ego problemleriyle meşgul, kendini disipline etme konusunda gönülsüz, kurnaz, kötü niyetli, zulümsever tipler ise Pluto’nun yıkıcı enerjisiyle tanışır. Böyle kimselerin deneyimlerine meze olmak istemiyorsanız, kendi ellerinizden tutmayı ihmal etmeyiniz.

Yani bu dolunay bireysel anlamda yıkıcı olmaktan ziyade kolektif anlamda kolaylıkla yıkıcı çalışabilecek bir dolunay. Pluto’nun amacı yıkıp yeniden dönüştürmektir.

-yıkıcı olanı

-zarar veren davranışı

-sorumluluk almayanı

-artık işlevi olmayanı

-miyadı dolanı

Kendi evrimimize direnç göstermediğimiz müddetçe de Pluto tek başına yıkıcı çalışmaz ;)

Esen Kalın

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir