11 Mart 2013 Balık Burcunda Yeni Ay

   11 Mart 2013 Pazartesi gecesi TS ile yaklaşık 21:51 sularında Balık Burcunun 21 derecesinde pırıl pırıl bir Yeni Ay gerçekleşecek. Pırıl pırıl diyorum çünkü görünümler mükemmel. Her ne yaşarsanız yaşayın mutlaka bu Yeni Ayın enerjisinden faydalanın. Kaos içinde olsanız da bu durumun evriminize katkısı olması amacıyla önünüze sunulduğunu bilin. Üzerinize taş düşmüş olabilü, birileri sinirlerinizi zıplatacak şeyler yapmış olabilü, bir şeyler sizi köşeye sıkıştırmış olabilü, içinizden bi ses yangın var diye bağırmak istiyor olabilü…
Tüm bunların olabilecek şeyler olduğuna inanın ve her anınıza etki ettirip ettirmeme iradesinin de sizde olduğunu bilin. Söz temsili; ”  Kayseri’ye deniz getireceğim ” diyen politikacıya sinirlenip – vay dürzü, beni salak yerine koymaya çalışıyor, ahanda alırsın sen o oyu benden – diye kendi kendini gaza getireceğine, adı geçen politikacıya gül geç, yada içinde bulunduğu acziyeti gör. Oyunu yine verme. Orada deniz olmadığını veya getirebilinme olasılığının olmadığını accık mantık çerçevesinde kavrayabilecek akla sahip misin? Sahipsin! E o zaman daha ne…. Gaza gelme! Daha da kötüsü kendi kendini gaza getirmeye çalışma! Gerek yok! :) Bırak kim ne yaparsa yapsın, yapılan senin şahsına karşılık yapılmış bir şey değil belki. Oda böyle işkembeden ata ata bir yerlere gelinemeyeceğini göre göre öğrenecek belki ablası, abisi… Sen karışma onun deneyimine dimi ya :))))

Verdiğim örnekle anlaşılacağı üzre, abarma, abartma isteğimiz ya da alışkanlığımızla ilgili yeni başlangıçlar yapacağımız bir Yeni Aydır bu. Özellikle politikacı örneği verdim çünkü abartma isteğimizin tabanında her naneyi üzerimiz alınmamıza sebep olan yanlarımızın şifalanması gerekiyor.
Arz – talep, baskılama, engelleme, gizlenmiş niyetler Yeni ayın ana teması. Efem baskılamaya çalıştığınız bir yetersizlik duygunuz varsa, karşınızdaki kişinin yeterlilik temalı yaptığı herşeyi üzerinize alınıyor olabilirsiniz. ” Bak görüyor musun, yüzüme yüzüme vurmaya çalışıyor, beni ezmeye çalışıyor ” senaryolarının nefsinizin emrine amade olmuş bilinçaltınız tarafından yazılmış bir hikaye olduğunun farkına varın artık. Daha kötüsü tüm bu yetersizlik duygusunu yaratan zaten bilinçaltıdır. Ve onun vıdı vıdılarına kapıldığınız sürece o yetersizlik duygusunu yaratanında siz olduğunun farkına varamayacaksınız belki de. Halbuki ortada yetersizlik gibi bir durum yok, sizin öyle olduğunuza dair bir inancınız var ve bu eylemlerinizi etkiliyor :) Zaten olmayan bir şeyi yaratıp birde üzerine baskılamaya çalışmak ahmaklıktır!
Takıntılar….. Merkür ve Cüpiter karesi takıntılı davranışlar üzerinde etkili. Zaten Merkür’ün geri hareketle kavuşum aralığına girdiği Neptün’le, kurduğunuz fantezilere kendi kendinizi kurban etmeye eğiliminize parmak basıyor. İç sese kulak tıkayıp başkalarının fikrinden kolayca etkilenebilme durumu söz konusu. Düşündükleriniz belki de fantezi… Tüm bunları kabul etmeyip, tamamen bilinçaltınızın yarattığı hayale karşı savaş açaraktan şakşakçı aramakta neyin nesi? Zaten iç sesiniz size ne yaptığınızı söylüyor. Ne kadar çok onaylayan, o kadar çok kabulleniş mi durum yani? Milyonlarca kişi tarafından onaylanmanın içinizdeki öz sesi kesebileceğini mi sanıyorsunuz? Zaman size olanı gösterecektir.
Dostlarım hayaller gerçeklerin birbirine karıştığı bir dönemdeyiz. Hiçbir şeyi beğenmeme, her şeyi eleştirme, alınganlık tipi düşüncelerin kökenindeki kalıpları çözmek adına iyi zamandır bu yeni ay dönemi.  Eğer iç çatışma içerisindeyseniz ve baskıladığınız bir şeyler varsa seçimleriniz aslında olması gerekene değil tam tersi olan alternatife yönelebilir. Eğer onaylanmadan karar veremiyorsanız, onaylandığınız seçenek doğrultusunda hareket edebilirsiniz. Mart dolunayını takiben giz perdesi hafif hafif aralanmaya başlar ve tüm onaylanmaların, yönlendirilmelerin karanlık taraf olduğunu farketmeye başlarsınız… Tabi süreç sancılı bir süreç olabilir, tabiri caizse kendi elinizle kendi başınızı belanın tam ortasına sokmuş olduğunuzu anlayabilirisiniz Mart dolunayı sonrası. O yüzden iç sesinize kulaklarınızı tıkamayın, tüm seçenekler bu yüzden karşınıza çıkıyor.
Ayırdetme, olanı olduğu gibi görme yeteneğine oldukça ihtiyaç olan bir süreçtir bu. Ayırdetme yeteneği ise ancak ölçülü olmak, olgunluk, iç bilgiyi çok iyi kullanmakla gelişir. Bu dönemde edinilen tecrübeler ruhsal gücünüzü yenileyecek geliştirecek enerjiler barındırıyor. Anahtar kelimeler ise kendimize ve başkalarına karşı samimiyet! Kendini kabul! Olumlu, olumsuz farketmeksizin kendine samimiyet, kendini sevme ve kendini kabul iç gücünüzün farkına varmanıza olanak sağlayacaktır. İnsanoğlu değişimlere çok açık değildir. Değişime ayak diremenin altındaki sebeplerse iç çatışmaların bilinçaltı tarafından sürekli beslenmesidir. Cüpiter bu tarz aşırılıklarımızı genişletmekle meşgul şu sıralar. Belki tembelliğimiz önümüze engeller sıralıyor da biz farkında değiliz. 

Anın haritasında Akrep burcu yükselmekte, tam karşısında ilişkiler evinde Boğa burcu kanumlanmış. Olayların baş rolünde yine Satürn var ve çözümsüzleştirilen konularda yeni bir farkındalık sağlanması adına biraz baskı yapmakta. Tam karşısında ise her türlü ilişkilerimizi sekteye uğratan ancak ısrarla bırakmak istenilmeyen bağımlılık duyduğumuz alışkanlıklarımız var. Satürn’ün Venüs, Merkür ve Neptün’le kurduğu üçgen olumlu açı tüm bu bağımlılık ve üstü örtülmüş yanlarımızın çözülmesi adına gerekli koşulları sunuyor insanoğluna. Özellikle Satürn’ün Pluto ile kurduğu sekstil açı, şapkayı önüne koyup yüzleşebilme cesareti gösterebilen kendine samimi olabilenlere uzun dönemde dönüşüm fırsatı sunuyor. Korkularınız mı var? Gidin üzerine üzerine demekte adeta. Ama armut piş ağzıma düş diyorsan o armut seni bulmaz, bulsa da cırcır eder yediğine pişman olursun vallahülazim :)) Neptün, Merkür ve Venüs anne-baba çocukluk dönemlerini temsil eden  yuva evinde. Güneş, Ay, Mars ise aşk, sevgi, çocuklar evinde Yeni Ay doğurmuş :))) Şifalanması gereken yerde çocukluktan yerleşmiş alışkanlıklar, düşünce sistemleri…. Başak dolunay yazımı tekrar gözden geçirmenizde fayda var. http://evreninkizi.blogspot.com/2013/02/25-subat-2013-basak-burcunda-dolunay.html

Yeni Ayın 5.ev olan aşk evinde doğması çok minadar. Vermek istediği mesaj, kendini sev, kendine samimi ol, kendini rahat bırak… Olana kabule doğru yol al…. Birşeylerin ardına sığınma. Sivrilerini kabul et ve onları törpülemeye gönüllü ol… Akışa uy… Kendi iç sesine güven… Onay arama! Derinlerindeki tınıya kulaklarını tıkama… Yeniliğe açık ol, sadeliğe açık ol… Yapıcı ol ama önce kendine.. Kavramlara takılma, insanların söylediklerine takılma, kararlı ol, disiplini elden bırakma… Ancak böylece algı gücünü geliştirebilirsin diyor adeta :)
Cüpiterse şöyle sesleniyor.:
” Yat aşağı olm, bu dünyanın yükünü sen mi çekiyorsun. Elindeki işi yık başkasına, şakşaklanırsa ben yaptım dersin, sorun çıkarsa da zaten sen yapmamıştın.

Niye şifalandırayım olm kendimi, daha dün bişey annattım hemen başladı hatalısın demeye…. Zaten beni kıskanıyor dümbük, bidaaa annatmiycam zaten bişey.

Ayyyyy hergün beni arıyo, her dediğime heee diyo… ruh eşim galiba bu hatun, dur bakıyım, valla ruh eşim. Daha böylesini nerden bulurum azarladım o kadar, geldi özür diledi bi daaa yapma dedim gıkını çıkarmadı. İyi kız iyiiiiii. Evleniyim lan ben bunla iyisimi ”

Satürn’e kulaklarınızı tıkamayın dostlarım.  Deli olmadan veli olunmaz. Sınırlandırılmış hissediyorsanız kendinizi, illaki vardır bir hikmeti. Demir ateşe girmeden şekil almaz :) Bknz: http://evreninkizi.blogspot.com/2013/02/snrlandrlmslk-illuzyonu-ve-saturn.html

İçinizdeki Cüpitere tokadı çakın. Yola devam… Öperim hepinizi :)

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir