10 Şubat 2013 Kova Burcunda Yeni Ay (Sılaya Göç Yeni Ayı)

10 Şubat 2013 Pazar günü TS ile yaklaşık olarak 9:21 civarı Kova Burcunun 21.derecesinde bir Yeni Ay yaşayacağız toplum olarak. Huşu içinde deneyimleyelim inşallah :) Efem, bilindiği ya da bilinmediği üzere Yeni Aylar, ayın büyümeye başladığı dönemdir ve Dolun halini alıncaya kadar ki süre yaklaşık 14 – 15 gün civarıdır.  Ezoterik ve klasik astrolojide ileriye yönelik başlangıç yapmak için en uygun dönemler, Yeni Ay dönemleridir. Yeni Ayın büyüten, genişleten ve pozitive eden bir etkisi vardır.  Dolunay döneminde sonlanmalar, vedalar, bitişler varken, Yeni Ayda yeni başlangıçlar vardır. Tıpkı gün ve gecenin birbirini takip etmesi ve birbiriyle bağı gibidir ayın evreleri de. Tohum ekimi zamanı olarak günün aydınlığa döndüğü zamanların seçilmiş olması gibi uygun zamanda uygun enerji ile kullanılırsa, başarı sağlanır.    Bu Yeni Ay, Uranüsün uslanmaz çocuğu, evrensellik aşığı, bağımsız, bağımlılığa karşı ama bağlılığa inanan, kollektif bilince sahip devrimci arketip Kova burcunda gerçekleşecek. Çok severim efenim ben bu Uranüs’ün hınzır çocuklarını… İplemezler kaideleri, düzen içinde düzen bozucudurlar lakin çıkar için, ne bileyim nefsani, egosal değildir bu huyları. Severlerse gerçekten severler mesela… Sevmiyorsa önü sıra altından yol döşeseniz seviyormuş gibi yapmaz. Neyse odur. Tepkileri bellidir mesela; kızmışsa, kızdım der, dansöz misali sağa sola kıvırmaz. Kısasa kısas diye ilk fırsatta da sizi kızdırmaz, fırsatçı değildir yani :) Eğer size yardım ediyorsa, etmesi gerektiğine inandığı içindir, karşılık da beklemez, yaptıklarını da sağda solda geviş getire getire yayın yapmaz.  Hayatımın her döneminde belki uzağımda ama hep yanıbaşımda bir Kova olmuştur.

     Ve Balıklar…. Bu yeniayı takiben Haziran ayı sonrası Yengeç ve Akreplerle birlikte sizin zamanlarınız. Ve toprak grupları, sabrın, azmin ustaları Boğa, Başak ve Oğlaklar….

   Evet gelelim Yeni Ayın etkilerine. Yeni Ay size şunu getirecek, bunu getirecek geyiğine girmeyeceğim. Yeni ayın etkili teması şudur; Gönül kalk gidelim Sılaya doğru! Gönül kim: 50 kat kabuğun altındaki ÖZ, belki de ihmal edilmiş hatta işlenmemiş cevherimiz. Yar kim: tutunduklarımız, yarenlik ettiklerimiz. Sıla neresi:Özümüzün deminde yaşayabileceğimiz yer. Orası her neresi ise…. Zaten ona değil mi yolculuğumuz? :) Dipnot:Yola çıkmaya gönüllü iseniz şunu da unutmayın ”Sıla her zaman yarin olduğu yer değildir’ Evrene güvenin… Şöyle bir bakalım kendimize ” Lazım değilsen ” denilecek neyi yar eylemişiz kendimize. Cam fanusun içinde ha bire dönüp debelenip duruyorsak bir zahmet soruverelim beni burda tutan şey ne diye? Hah işte, bu soruyu kendine sorabileceklere Evren yardım elini uzatacaktır.

Efendim ben sordum sordum olmadı diyorsanız, onun da vardı bir sebebi :)))  Nasıl uzatacaktır Evren bu yardım elini? Genişletmeyi seven, olumlu enerjiler taşıyan Cüpiterin, bulunmaktan pek bi rahatsız olduğu İkizlerdeki tıçını başını sağa sola sallamaya meyyal etkisine el koyup hafiften de dürtükleyen Kova burcundaki Venüs – Güneş – Ay üçlüsü :) Artı Venüs’ün bulunduğu burcun yönetici gezegeni olan Koç’taki Uranüsten aldığı destek. Artı Balık burcundaki Chiron’un ve Chiron’a kahve içmeye gelen Merkür ve Mars’ın içtiği kahvenin 40 yıllık hatrına binaen Cüpiter’e attığı ” seni seniiiii, vallaha satarım bu köyü, kalırsın dımdızlak ortada! ” bakışı ve Satürn’le kurduğu açı. Seviyorum ben bu Uranüs’ü anacım zorla değilya. Alışılmış düzenleri, hele de başı bozuk bir düzense yerle yeksan ediverir :) Başı bozukluktan nemalananlar karanlıkta öcü görmüşcesine korkar bu caaaanım Uranüs’ten. Eeee ne yaparsın çıkar dünyası ;)
Yani Cüpiter kıvrak ikizlerde pek bi kandırıkçılık yaptı anacım son bir yıldır. O yüzden bir yıldır O sorunun cevabını bulamadıysanız ya da buldum sanıp, her seferinde bulamadığınızı anladıysanız Cüpiter ci beee yapmıştır. Artık yapameycek merak etmeyin :) Ama siz de biraz dürüst oluverin gari kendinize. Söylüyoruz o kadar İkizlerdeki Cüpiter kandırıkçıdır diye dimi ama. Kanmayın kardeşim bana diye bangır bangır bağırır canına yandığımın ters etkili dansözü. Kandıysanız da; onun da vardır bir hayrı! Ayırdetme yeteneğinizin gelişmeye ihtiyacı vardır belki de…. Accık denge sorunu sizin de kabuklarınızda vardır belki de… göz yumuyorsunuzdur belki de kim bilir? :)))

Detaylara geçmeden şöyle Cengiz’im Özkan’ımın o enfes tadına doyulmaz yorumu ve Senfoni orkestrası eşliğinde gönül kalk gidelim sılaya doğru diyelim. Dinlerkende detaylara değinelim olma mı? Çok fazla teknik detay vermeden hikaye kıvamında aktarmak istiyorum çünkü teknik mevzuata hiç giresim yok nedense. Takıldığınız yerler, sormak istedikleriniz içinse bi mail atmanız yeterli. Şimdiden Sürç’ü Lisan edersem affola :)

Sevgili okuyucularım, dostlarım, arkadaşlarım, bir süredir transitlerin etkileri kendimiz gibi davranamamız konusuna etki ediyor! Hani olurya, bir şey yapmak istersin belki adım da atarsın. Hemen bir tepki gelir, yada içsel bir direniş. Oysa cesaretini toplamıştın değil mi? adım da atmıştın? O anda ya vazgeçersin ya da üstünü örtersin. Bildin mi? Hah! İşte o vazgeçmenin altındaki sebep GAD noktasından getirdiklerini bırakamayışından. Sabırsız mısın? Peki seni bu denli GAD noktasından getirdiğin davranışlara yapıştıran ne? Çocukluk yaşamına biraz in istersen. Nasıl bir ortamda büyüdün? Birileri hep sana bir rol mü yükledi? Kendini ıspatlamak için yapmak istemediğin şeyleri mi yapıyorsun? Farkında olmadan Ana ya da Baba arketipini mi üzerine aldın? Yoksa tamamıyla onlar gibi olmadığını mı kanıtlamaya çalışıyorsun? Hep destek mi bekledin? Onaylanma ihtiyacına mı gereksinimin var? Yargıların mı var? O yargıları ne zaman yerleştirdin bilinçaltına? kendini değersiz mi hissediyorsun? İnsan ilişkilerine hep Alış-Veriş mantığıyla mı yaklaşıyorsun? Düzen intizam hastalığın mı var? Bu soruların cevaplarını istiyor evren bizden. Sılayla aranızı açan ne?  Ya da bütün soruları, sorgulamaları bir kenara bırakın. Kendinize şefkatle yaklaşıyor musunuz? Sadece kendinize şefkatle yaklaşın. Zaman az laf çok iş zamanı…. Bazılarının herkese bol kesen dağıtıp kendisine veremediği, bazılarının da kimseye vermeyip, hep bana hep bana dediği, bazılarının da ne kendisine ne başkasına veremediği o Kanser’e bile deva olan ilaç! Şefkat!

Bırakın geçmişin verilmemiş ve verilemeyecek hesaplarının içinde boğulmayı. Vay şöyleydi, vay böyleydi tarzı arabesk yaklaşımlarınızı. Egonun kölesi misiniz? Ne kadar AN’da sınız? Ömür dediğin bir gündür, o da bugündür! Lütfen kendinize dürüst olun ve arada sol yanınızın sesine kulak verin emi benim canlarım. Gerisi zaten gelir…. Takılmayın insanlara ve söylediklerine… Hesap vereceğiniz tek yer var o da vicdanınız. Hadi bırakalım o yar eylediklerimizi de SILAYA doğru yolalalım :) Öperim hepinizi….
  

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

“10 Şubat 2013 Kova Burcunda Yeni Ay (Sılaya Göç Yeni Ayı)” üzerine 7 düşünce

  1. Gönül dostu Hatice hanim. Yazinizi okurken müthis keyif aldim ve yüzümde ki tebessüm hala devam etmekte. Emegine yüregine saglik. Isik ve sevgiyle…

  2. Gönül dostu Hatice hanim. Yazinizi okurken müthis keyif aldim ve yüzümde ki tebessüm hala devam etmekte. Emegine yüregine saglik. Isik ve sevgiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir