10 Ağustos 2014 Kova Burcunda Dolunay

10 Ağustos 2014 Pazar akşamı TS ile yaklaşık 21:10 sularında Kova burcunun 18 derecesinde Dolunay gerçekleşecek. Dolunay Satürn’le T-kare etkili. Dolayısıyla öyle süt liman bir enerji barındırmıyor. Özellikle sabit grup burçları Boğa, Aslan, Akrep ve Kova burçları ile bu burçlarda kişisel gezegenli olanlar baskın olarak Dolunaydan etkilenirler. Bu burçlar üzerinde gergin açılı gezegen yerleşimi olanlar da en baskın enerjiyi hissederek Dolunaydan etkilenirler.

Dolunay T-kare etkili demiştim. Aslan burcunda 6.evdeki Güneş ve Merkür, Kova burcunda 12.evdeki Ay ve Akrep burcunda 8.evdeki Satürn epeyce riskli bir T-kare oluşturuyor. Buna ilaveten Yengeç burcunda transitine devam eden Venüs, Akrep burcundaki Marsla Kare açı kuruyor. Sadece olumsuz açılar mı var diye hezeyana kapılmaya meylettirmeden söyleyeyim, şirinmi şirin bir dikdörtgen de var gökyüzünde. Üstelik köşelerde Güneş ve Ay bağlantılı :) Çok fazla teknik mevzuata girmeden kestirmeden değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.Derin dönüşümlerin, sınırlayıcı enerjilerin baş kahramanı halkalı şirinimiz Satürn, Dolunay anında Güneş ve Ay’a kare çekerek, duygularımızla mantığımız arasındaki gelgitlerimizi yansıttığımız ilişkilerimize projektörü tutuyor. E tabi biraz sorun çıkarak. Hani olur ya idare etmiştir sağı solu belli olmayan davranışlarımızı şimdiye kadar eşimiz, dostumuz, arkadaşımız kimi zamanda anne ve babamız, bildiniz mi? Hah işte o idare ediveren tekmil insanlar artık idare etmez olur. Sadece idare etmemekle kalmaz bir de üstüne azarı tokat gibi suratımıza vurur. Yedik mi zılgıtı! Haaa ben öyle kolay vazgeçmem deyip strateji değiştirip ne olursa olsun ben bildiğimi okurum deyipte uyumlu görünmeye çalışıvereyim, istediğimi elde edeyim de her ne yolla olursa olsunculara da şimdiden geçmiş olsun diyorum, zira işe karışan Satürn’den de tokadı yemeye hazırlıklı olsunlar :)

Takıntılı bir şekilde elde etmek istediğimiz şeyler, kazanmak konusunda sabit fikirli bir şekilde mücadele verdiğimiz konular. Olsun da nasıl olursa olsuncu yaklaşımlarımız, sonuç odaklı stratejilerimiz teste tabi Dolunay anı. Sabit fikirliliğimiz nedeniyle pek değiştiremediğimiz özelliklerimiz vardır. Biliriz bizde ne olduğumuzu lakin mikrofon öteki benimizin elinde olduğundan bozuk plak gibi aynı şeyleri söyler dururuz kendimize, kılıf uydururuz kimi zaman. Bazen suçlarız ama o öyle olmasay dı ben de böyle olmazdım, böyle davranmazdım deriz kendimize. ” Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti, Yumruk yine o yumruk bir varsa el değişti! ” NEYE HİZMET EDİYORUZ? NEDEN HİZMET EDİYORUZ?

Özgüven eksikliği, öz saygı eksikliği, kendi değerimizden kuşkulanmamızdan mütevellit geliştirdiğimiz gölge davranışlarımızın karşımıza çıkaracağı sonuçlar uzun vadede ders niteliği taşımakta her birimiz için. Elde etmek istediğimiz ne? Ne kadar değer bunca hengameye bunu biraz sorgulamamız gerekir. Öz varlığımızdan uzaklaştıkça, madde dünyasındaki sahte kazançlarla tatmin olmaya çalışıyor olabilir miyiz? Bazıları kazançlı çıkacak bu Dolunaydan, bazıları çok sıkıntı çekmeden dönüşecek, bazıları direnecek. Direnenlerin bir kısmı illede istediğini alacak, fakat bundan memnun olacak mı derseniz onu zaman gösterir ;) Algı şuan farklı yerde olduğundan sebep ertesi gün ” ne gerek varmış ki kendiğime ettiğim bunca zulme ” demeyecek tabii ki haksız kazanç elde ettiğimizi sanalarımız :)))) Zamanı gelince anlamını yitirecek belki birşeyler kim bilir?….

Sevgi dolu olmak mı? Önemli olmak mı? Sevginin olduğu yerde önemli olma durumunun pek gereği yoktur. Ama sevginin olmadığı yerde illa ki bir önem olmalıdır. Önemli olmak için, ön planda olmak için çoğu zaman içimizdeki ruhsal bütünlükten uzaklaşırız.

– Sözüm dinlenirse kendimi iyi hissederim,

– Sorumluluğunu aldığım zaman önemli olurum,

– Beşer dünyanın gerekliliklerini uyguladığım zaman başım ağrımaz nasılsa yaklaşımlarımız, içimdeki çocuğu yoksun, yanlız ve kimsesiz bıraktığımız anlamına gelebilir.

Mutlu ederek mutlu olmaya çalışmak belki bir an iyi hissettirebilir kendimizi ancak içimizdeki çocuğun karnı doyacak mı bu anlık karlarla?

” İşler zorlaştığı zaman kaçıp gitmek ister misiniz? Evet bazı durumlarda kaçıp gtmek doğru bir çözüm olabilir. Ancak dünya boyutunda seçimlerimizi etkileyen içsel yaralar yada dirençlerimizden ebediyen kaçabilir miyiz? Belki o an kaçabiliriz, ancak gelecekte aynı durumla karşılaşacağımızı unutmadan bunu seçmeyiliz. Çünkü o an orada o sorunu çözmüyoruz sadece erteliyoruz ve takdir edersiniz ki, ertelediğimiz her şey daha büyük bir sorun olarak karşımıza tekrar çıkıyor ”

Çabaladığınız konuyla ilgili olarak sürekli bir muhalefet ve direçle karşılaşıyorsanız. Ertelediğiniz şeyleri artık erteleyemiyor konumuna geldiyseniz ve derin bir şekilde bundan acı duyuyorsanız, kendinizi ciddi ve uzun bir kendinizi inceleme sürecine sokmanın vakti gelmiştir. Zayıflığınız neredeyse, kusurlu yapınız neredeyse, dikkatiniz o an orada olacağından bir kapatma telaşı alabilir sizi. Dolayısıyla, dikkat orada üstelik kapatma meylinde olduğundan olayın bütününden uzaklaşmış ve büyük resmi tam kestirecek halde olamayabilirsiniz. Tutkularınız engellenir, onaylanmazsınız bir de üstüne üstlük eleştirilirsiniz. Eğer dolunayın etkisinden faydalanmak istiyorsanız, hakkınızda yapılan eleştirilere az biraz kulak verin. Farklı bakış açısı sunanların fikirlerini en azından bir düşünün. Çünkü şu an başka yöne odaklı olduğunuzdan çözüm başkaları aracılığıyla ayağınıza kadar geliyor olabilir. Ve siz evrenin bu muhteşem rehberliğini elinizden kaçırıyor olabilirsiniz. Çünkü çözüm ezberlediğiniz yerden ya da yollarlan, yöntemlerden gelmeyebilir!

Başınızda kara bulutlar dolanıyormuş, sanki tüm dünya elbirliğiyle sizi alaşağı edecekmişçesine hissedip arabesk kurban psikolojisine kaptırmayın kendinizi. Çünkü çözüm getirmeyecek!! Kimsenin derdi yok sizinle, herkesin hayatının merkezinde olmadığınızı da kendinize bi zahmet söyleyiverin böyle anlarda. Evet birilerinin birileri ile derdi var da derdi olan dışarda değil içeride! Uygunsuz, zararlı ve sağlıksız davranış kalıplarınızı bırakmak için sorunlarla boğuşuyor olabilirsiniz. Dolunay anını tüm bu sağlıksız davranışlarınızdan özgürleşmek için bir fırsat ve yeniden ayarlama dönemi olarak algılamanız çok önemli! O yüzden dışarıya sarmayalım bu dönem olma mı? :)

Fikir ve görüşlerinizde başkalarıyla yaşadığınız anlaşmazlıklar, yaklaşımlarınızın onay almaması vasıtasıyla yaşamınızı organize etme şekliniz sorgulanıyor. Bu da protesto  direnç ya da karşıtlık olarak hayatımıza yansıyor. Eleştiriye karşı hassaslığımız doğru sonuçtan uzaklaştırabilir sizi. Zihinsel yalnızlık ve yabancılaşmak dolayı acı çekmek, sınırlı/sabit düşünmek ve zihinsel katılık dolunayın olumsuz enerjilerinden. Böyle bir durumda aldığınız tepkilere yada eleştirilere tepki vermek için çok fazla zaman ve enerji harcamakta sizi Dolunayın o çok değerli derslerinden ve tamamlamalarından alıkoyacaktır.

-Eşle, anneyle yada yaşamınızdaki kadınlarla ilgili sorunlar yüzeye çıkar,

– Suçluluk duygusu sizi yalnış çözümlere götürebilir. Kabul duygusu burada işinizi kolaylaştırır.

– Müzakereleriniz bozulabilir,

-Anlaşmalar kötüye gidebilir

Bu nedenle her türlü anlaşmalarınızı özellikle yazılı metinleri dikkatle inceleyiniz. Geri dönün ve ertelediğiniz bitmemiş işleri tamamlamaya koyulun.Anın enerjisi bilinçaltı ve zihinden kaynaklanan rahatsız edici zayıflıklar, korkular yüzünden pek rahat olmayabilir. Yetersizlik duygunuz üzerinde çalışmaya gayret göstermek bu dönemin enerjisinden olumlu faydalanmanızı sağlayacaktır.

Sabit fikirli düşünmek işinizi daha çözümsüzleştirecektir. Yaşadığınız her neyse mutlaka çözüm vardır ancak çözüm sizde saklı. Hayatın karşınıza çıkaracağı olumlu yada olumsuz görünen her türlü değişime direç göstererek yaklaşmayın. İçinizdeki saf ışığa teslimiyet belki uzun süredir kazanmaya çalıştığınız savaşların galibi yapabilir sizi, hemde hiç savaşmadan.

Gelelim en çok kimler etkilenir’e;

Bireysel doğum haritalarındaki gezegen yerleşimine göre her birimiz için farklılık gösterecektir bu sorunun cevabı. Yine de kısaca anlatmaya çalışayım. Efendin Boğalar, Aslanlar, Akrepler ve Kovalar ile yükselen burcu bu gruptan olanlar ilk etapte etkilenecekler bu net! Fakat bireysel haritalarda bu grup üzerinde gezegen yerleşimi olanlar ufaktan gergin etkilenebilirler. Siz bir Balık burcu olabilirsiniz, yükselen burcunuz da söz temsili Yay olabilir. Boğa, Aslan, Akrep ve Kovada gezegen yerleşiminiz varsa sizde etkilenirsiniz. Gezegen yerleşiminiz olumlu açılarla kurulmuşsa, gergin değil bilakis hoş şeyler yaratacak enerjiler olur. Ancak gezegen yerleşiminiz olumsuzsa biraz rahatsız edici şeyler olabilir bunu da söyleyeyim.

Koçlar çok zorlanmaz

Boğalar zorlanır

İkizler daha olumlu etkilenir

Yengeçler daha olumlu etkilenir

Aslanlar topun ağzında zaten :)))

Başaklar zorlanır

Teraziler seçim yapmak durumunda kalır

Akrepler topun ağzında zaten :)))

Yaylar en karlı çıkanlar olur

Oğlaklar nötr

Kovalar topun ağzında zaten :)))

Balıklar şanslı çıkar

Ancak buradaki yorum sadece Güneşin pozisyonu içindir. Ha güneşiniz zorlu bir açı aldıysa 100 balıktan 1 tanesi olarak siz de zorlanırsınız!

İçimizdeki şefkat, ışık, sevgi, farkındalık rehberimiz olsun. Öperim hepinizi, sevgilerimle…..

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir