1 Ağustos 2019 Aslan Burcunda Yeniay

1 Ağustos 2019 sabahı saat 06:13 civarı 8°Aslan burcunda bir yeni ay gerçekleşecek. 12.evde gerçekleşecek yeni aya 12 ev stelyumu ile Venüs, Merkür, KAD eşlik ediyor. En belirgin açı yeni ayın Uranüs’ten kare açı alması ve bu buz dağının görünen kısmı aslına bakarsanız. Uranüs’ün bulunduğu burç yöneticisi olan Venüs yeni ayla kavuşumda ve o da Uranüs’le zıtlaşan pozisyonda.

Jüpiter bu noktada destekleyici bir pozisyonda ve Aslan burcunda seyreden Mars ile de trine. Mars 1 evde, 6 evdeki Satürn ve Puto, 8.evdeki Neptün ile YOD açı kalıbı oluşturmuş durumda ki Mars burada fokal gezegen konumunda.

Bir şeylere başlayacağız. Bu bazılarımız için mecburi bir değişiklik ve başlangıç şeklinde olacak; bazılarımız için de uzun zamandır planlamış durumların uygun şartların şimdi oluşmasıyla yapılacak yenilik şeklinde olacak gibi. Her durumda gidişat değişecek artık. Yeni ay Pushya nakshatrasında gerçekleşiyor. Pushya nakshatra esasen uğurlu bir takım yıldızdır, bu nakshatrada başlayan işler uğur getirir. Fakat sonucun müspet olması Güneş Ay ve Satürn’ü çalıştırma şeklimize göre şekillenecektir. Eğer Güneş Ay ve Satürn’ün temsil ettiği enerjiyi doğru çalıştırırsak çok sağlam ve kalıcı temeller oluşturabiliriz önümüzdeki süreçte.

Ay ve Güneş Uranüs’le gergin açıda. Satürn KAD ile karşıt ve Pluto ile kavuşumda. Buna ilaveten YOD’un tabanında bulunuyor. Şu an aldığınız kararları sadece dışsal koşullara tepki vermek için alıyorsanız gazı üzerinize dökersiniz diyor gökler. İşin ucunda Uranüs var arkadaşlar.

Yuttuklarımızın karnımızı, önemsemediklerimizin, reddettiklerimizin de başımızı ağrıttığı zamanlardayız. Tahammülsüzlüğümüzün sebebi budur. Uzun süredir baskıladığımız şeyler artık yer kalmadığından patlayacak bomba gibi hissedebiliriz kendimizi. Unutmayın baskı ne kadar fazlaysa, tahliye o kadar kuvvetli olur ve tahliyenin derecesi tahribatın derecesini arttırır.

Bu günlerde, biriktirmek, ertelemek, yutmak tahribatı arttırabilir. Otorite figürleriyle çatışmalar, restleşmeler söz konusu olabilir. Baskıyı bir anda tahliye etmek yerine, Güneş Chiron üçgenini çalıştırmak ve olayları kontrol etmek yerine kendi sorumluluğumuzu almak, kendi yaramızı sarmak, her ne olursa olsun kendi merkezini korumak ve merkezinde kalmaya özen göstermek Uranüs’ün yıkıcı enerjisinin dengelenmesine sebebiyet verecektir.

Yeni ay tatsız bir evde. 12.ev yeni ayları dışsal değil içsel yenileme zamanlarıdır. İçe çekilme isteğinde artış, depresif haller, kendini kurban gibi hissetmek ile birlikte dinlenmeye duyulan ihtiyaçta artış söz konusu olur böyle zamanlarda. Evet 12.ev tatsız bir ev olmasına rağmen içsel zenginliklerimizi keşfetmek ve zayıf yönlerimizi fark etme konusunda destekleyici bir evdir.

Aslan burcu doğası gereği sahnede olmayı sevdiğinden, Aslan burcunun doğası ile 12.ev pek örtüşmez. İçsel zenginliklerimizi keşfetmek ve zayıf yönlerimizi fark etmek yerine egosal düşünmeye meyilli olabiliriz. Şu an önemli olan kendimizi göstermek ya da nasıl göründüğümüze takılmak değil mümkün olduğunca kendi iç dünyamıza çekilmektir. Bireyselliğimizi, öz güvenimizi baltalayan ve hayattan tat almayı engelleyen koşulları tespit etmeli, yaşam enerjimizi tüketen alışkanlıklarımızı mercek altına almalıyız. O yüzden bu yeni ayda mümkün olduğunca kendimize vakit yaratmak gerekli.

Evet arkadaşlar yeni ay Aslan burcunda retroya başlayan Merkür’ün retro başlangıç derecesine ait takım yıldızda gerçekleşiyor. 1 Ağustos’ta yeni aya eşlik eden Merkür, Yengeç burcunda durağan pozisyonda. Temmuz hatta Haziran ayından bu yana gündeminizi meşgul eden konuların aslında işaret ettiği bir nokta var:

”Kendi değerine odaklanarak, önemini abartmak ile değerinin/kendiliğinin farkında olmamakla ilgili konu ve kavramlar hayat sahnemizde şu an. Bir aileye, düzenlere sahip olmak ve o sistem içinde, o yapı ile birlikte kendiliğimizi kaybetmeden yaşamaktır aslolan. Hep bildiğimiz, yapmak durumunda olduğumuz ama bir türlü cesaret bulamadığımız, ertelediğimiz kararlarla ilgili başlangıçları da bu sayede yapabileceğiz.”

Nasıl göründüğünüze değil nasıl hissettiğinize, gerçekte naıl olduğunuza bakın diyor adeta gökler.

Bu aşamada Satürn, Pluto, Neptün ve Mars konfigürasyonları devreye girecektir. Mars ağır abilere 150° açı ile bağlanmış durumda.

Mars Satürn konfigürasyonları, korkularımız ve korkularımız nedeniyle etrafımıza çektiğimiz engelleyici enerjilerle doğrudan ilişkilidir. Bir tarafta bastırdıklarımız var, öte yandan tıka basa dolan ve artık yer kalmayan bir bilinçaltı/ üstü var. Neyi nereye bastırabiliriz ki bu durumda?

Korkularımız ve korkularımız nedeniyle bastırdığımız yaratıcı taraflarımızı ortaya çıkacak bir süreçteyiz. Takıntılarımızın ve beklentilerimizin gerçek sonucunu görüyoruz şu an. Hayal kırıklığı yaşıyor da olabiliriz. Eğer yanlış kişiye güvenmişsek ya da doğru olmadığını bile bile o kişiden kendimizi koparamamışsak sonuç hayal kırıklığı olacaktır.  Diyor ki takılma- sadece gerçeği kabullen. Güç savaşına girme, zorla kabul ettirmeye çalışma, tehdit etme, korkutma! Anlamayana enerji bağlama! Kendine dön!

Suçluyu dışarıda arar, birilerini sorumlu tutma tuzağına çekilirsek işimiz zor. İşte o zaman Uranüs’ün yıkıcı enerjisi açığa çıkacaktır.

Yapılacak ilk şey her ne olursa olsun önce merkezimizi korumaktır. İkinci adım korku nedeniyle üzerimizde oluşturduğumuz baskıları fark ederek bu konuda, bireysel sorumluluğumuzu almak, gerekli kararları hayata geçirmek ve gerekli düzenlemeleri yapmak yani kendimize çeki düzen vermek olmalıdır. 

Bir parça korku insanın aptalca şeyler yapmasını engelleyebilir ama bunu bir baskı haline getirirsen kemikleştirirsin.

Kemikleşmiş bir korku da insanın tüm cesaretini kırar. Korku kemikleştiğinde:
– Cesaretini kaybedersin
– Azmini kaybedersin
– Kendine inancını kaybedersin
– Yaratıcılığını kaybedersin
– Değerini kaybedersin
– Korktuğun şeyi güçlendirirken onu yaratanı, yani aslında kendini kaybedersin

Bu zamanları sen-ben tartışmasına indirgemek yerine, korkularımızdan özgürleşmek, aynı zamanda her zaman her şeyi bilemeyeceğimiz gerçeğiyle yüzleşmek adına bir fırsat olarak düşünün.

O rahatsız olduğun şey var ya. Hah işte onun kökü sende kardeşim! Böyle derinlere kök salan bir şeyi sadece yüzeyden koparıp atmak, aynı sahneyi belki bir ay belki bir yıl sonra tekrar yaşayacağının teminatıdır. Aynı sahneleri tekrar tekrar yaşamak istemiyorsan, O kökü en dip noktasından çekip atacaksın. Özünden beslenen ama özünü tüketen o şey! İşte yeni ay o zaman çalışır. Sen yapman gerekeni yaparsın, doğa da evren de gereğini yerine getirir.

Esen kalın

Yazıyı Paylaş!Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir